3/4/2007 - 23 ülkenin Galericileri hemde Türkçe olarak

www.webmobil24.com
ULUSLAR ARASI İNTERNET OTO PAZARI.
25 ÜLKENİN 2.Cİ EL VE SIFIR OTO FİYATLARI

 |
 |
 |
Eine Veranstaltung mit vielen Besuchern in einer lockeren aber informationsgeladenen Atmosphäre auf dem WebMobil24-Stand.
| |
|
|
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
10/3/2007 - GOOGLE HAKKINDA HER ŞEY
|
|
|
Google'ı sadece arama için mi kullanıyorsunuz? Bu yazıda, Google'ın bilinmeyen yeteneklerini bulabilir, Google'dan daha fazla verim alabilirsiniz.
Google, önceleri sadece bir arama motoru idi. Ama artık değil. Örneğin e-posta. Gmail ile en iyi e-posta servisi veren şirketler arasında yerini aldı bile. Google'ın çoğu kimse tarafından henüz bilinmeyen ama oldukça kullanışlı araçları olduğunu biliyor muydunuz?
Google Alerts (BETA): (http://www.google.com/alerts )

Takip etmek istediğiniz haberler ya da konular mı var? O halde Google tarafından sunulan Alerts hizmeti tam size göre. Bu hizmeti kullanarak istediğiniz kelimelerle 10 taneye kadar uyarı oluşturabilir ve sonuçlara e-postanız aracılığı ile ulaşabilirsiniz. Uyarı oluşturmak için, izlenmesini istediğiniz kelimeleri, değişiklikleri ne şekilde takip etmek istediğinizi, uyarılara ilişkin hangi sıklıkta e-posta almak istediğinizi ve tabii ki e-posta adresinizi girmeniz yeterli. İzlemek istediğiniz değişiklikleri 4 farklı seçenekle takip edebilirsiniz: Haberler (News), Web, Haberler & Web ve Gruplar (Groups).
Ancak oluşturduğunuz uyarılar hakkında size e-posta gönderecek olan Google'ın, seçtiğiniz seçeneğe bağlı olarak değişen bazı şartları var: Eğer " Haberler (News)" seçeneğini seçtiyseniz, aradığınız kelime Google News bölümünde ilk 10 haber içindeyse; "Web"i seçtiyseniz, aradığınız kelime bildiğimiz Google arama motorunda en çok arananlarda ilk 20 içindeyse; " Haberler & Web"i seçtiyseniz önceki koşulların ikisi de geçerli olmak üzere ve " Gruplar"ı seçtiyseniz, aradığınız kelime Google gruplarına gönderilen son elli iletinin içindeyse Google tarafından bir uyarı mesajı alabilirsiniz.
Google Print (BETA) (http://print.google.com)
Her yeri aramaya devam eden Google en sonunda basılı kitapların içine de ulaştı. Hiç yüzlerce sayfadan oluşan bir kitapta aradığınız bir cümleyi bulmak için " Keşke bir Ctrl+F olsa da uğraşmasam." diye içinizden geçirdiğiniz oldu mu? İşte çözüm Google'dan geldi. Henüz deneme aşamasında olan bu hizmet şimdilik sadece sınırlı sayıda ve çoğu İngilizce olan kitapları kapsıyor. Ancak yine de hemen her türden kitap içinde arama yapabiliyorsunuz. Arama yapmak ise oldukça kolay.
Tek yapmanız gereken http://print.google.com adresine gidip bulmak istediğiniz kelime/kelimeleri yazmak ve arama tuşuna basmak. Arama sonucunda göreceğiniz sonuçlardan herhangi birisine tıklayarak kitabın sayfalarını görüntüleyebilirsiniz. Aynı kitaptan daha fazla sonuç görmek için Google kullanıcı adınız ve şifrenizle sisteme giriş yapmanız gerekecek. Ayrıca sol tarafta göreceğiniz "More results from this book" seçeneği de size kitapta bulunan bütün sonuçları getirecektir. Seçtiğiniz kitap içerisinde başka kelimeler de aramak isterseniz "Search within this book" bölümünü kullanabilirsiniz.
Yine de, yayın hakları nedeniyle kitapta görüntüleyebileceğiniz sayfa sayısı sınırlı. Zaten bu hizmetin veriliş amacı da okuyuculara ücretsiz kitap okuma hakkının verilmesi değil, gerçekten işinize yarayacak ve hoşunuza gidecek olan kitapları bulmanızı sağlamak. Bunu, kitapçıya gitmeden kitapları karıştırmak olarak da görebilirsiniz. Ayrıca beğendiğiniz kitapları anında sipariş verebilmeniz için gerekli bağlantıları da arama sonuçlarının yanında görebilirsiniz. Bu deneme hizmetini daha da genişletmeyi amaçlayan Google bir kütüphane projesi başlatmış. Ayrıntılı bilgiler için http://print.google.com/googleprint/library.html adresine göz atabilirsiniz.
Google Scholar (BETA) (http://scholar.google.com)
Sadece bilimsel makaleler arasında yapmak istediğiniz bir arama için kullanabileceğiniz bu hizmet bilimsel araştırma yapmak isteyen veya bilimsel makaleleri kullanrak ödev hazırlamak isteyenler için kullanışlı olacaktır. Ayrıca ana sayfadaki gelişmiş arama (Advanced Scholar Search) veya özellikler (Scholar Preferences) bölümlerini kullanarak aramanızı daha detaylı şekilde gerçekleştirebilir veya aramanızın ait olmasını istediğiniz kurumu seçmek, sadece biyoloji alanında arama yapmak gibi çeşitli filtreleme yöntemleri kullanabilirsiniz.
Özel Aramalar: Arama alanınızı daraltmak ve aradığınız şeye daha kolay ulaşmak için Google tarafından belirlenen farklı alanlarda özel aramalar yapabilirsiniz. Örneğin; Linux alanında yapacağınız bir arama size Linux'la ilgili sayfalarından sonuçlar getirecektir. Bu alanlar ve ulaşabileceğiniz adresler sırasıyla şöyle:
ABD Hükümeti: http://www.google.com/unclesam Linux: http://www.google.com/linux BSD: http://www.google.com/bsd Apple/Macintosh: http://www.google.com/mac.html Microsoft: http://www.google. com/microsoft.html
Üniversitler: http://www.google.com/options/universities.html (Bu adreste karşınıza gelecek olan listeden seçtiğiniz bir üniversitenin web sayfası içinde özel arama yapabiliyorsunuz.)
Google Blogsearch(BETA) (http://blogsearch.google.com)
Sanırım Google ve blog kelimeleri bir arada kullanılınca insanın aklına ilk Blogger geliyor. Bu hizmet de her ne kadar ilk bakışta sadece Blogger sitelerini arıyor gibi görünse de aslında dünyanın her yerindeki blog sitelerini aradığını ilk denemeden sonra anladım. Aslında yaptığım birkaç denemeden sonra haberlerden forumlara kadar oldukça kapsamlı arama sonuçları elde ettim. İlgilendiğiniz özel konularda bu tür sonuçlar elde etmek için oldukça güzel bir araç. Diğer yandan gereksiz pek çok sonuçla karşılaşma olasılığınız da mevcut.
Google Maps (BETA) (http://maps.google.com)
Maalesef şu anda sadece ABD ile sınırlı olan bu hizmet, ABD'ye yolunuz düşerse işinize yarayabilir ya da Google'ın gerçekten ne kadar iyi bir iş çıkardığını görmek için deneyebilirsiniz. Bu hizmet sayesinde dilediğiniz bölgenin harita, uydu ve hem harita hem de uydu görüntülerini kapsayan seçeneklerden herhangi birisini seçebilir ve 100 metre yakına kadar uydu görüntülerine ulaşabilirsiniz. Seçtiğiniz herhangi iki nokta arasındaki en kısa yolun bulunarak işaretlendiği bir hizmeti de kapsayan Google Maps oldukça kullanışlı bir araç.
Henüz deneme aşamasında olan ama benzer bir mantıkla çalışan "Google Ride Finder "ı da deneyebilirsiniz. ABD içinde herhangi bir eyaletteki taksilerin anlık konumlarına ulaşabileceğiniz Google Ride Finder'a ulaşmak için: http://labs.google.com/ridefinder
Google Moon (http://moon.google.com)
NASA tarafından sağlanan ay haritasına belirli bir detaya kadar ulaşabileceğiniz ilginç bir hizmet olan Google Moon'da, Aya iniş yapan Apollo araçlarının indiği noktaları da görebilir ve haklarında kısa bilgilere ulaşabilirsiniz.
Google Groups (BETA) (http://groups.google.com)
Bu hizmet için yaygın olarak kullanılan Yahoo Groups'un Google versiyonu diyebiliriz.
Google Video (BETA) (http://video.google.com)
Yine deneme aşamasında olan bir Google hizmeti. Diğer tüm deneme aşamasında olan çalışmalar gibi şimdilik sınırlı sayıda televizyon kanalının programlarını içeren Google Video, belgesellerden müzik videolarına kadar çeşitli alanlarda videolar içeriyor. Arama sonuçlarınız arasında ücretsiz olarak izleyebileceğiniz videoları yanlarında göreceğiniz üçgen sayesinde ayırt edebilirsiniz. Ses ve görüntü kalitesi çok iyi olmamakla birlikte en az sayıda kesintiyle çok uzun videoları bile izleyebiliyorsunuz. Ancak videoları izlemek için öncelikle " Google Video Viewer" adlı ufak programı indirmelisiniz.
Böylece arama sonuçlarını görüntülediğiniz tarayıcınız üzerinde videoyu izleyebiliyorsunuz. Aramalarınızı bulmak istediğiniz televizyon programının adı ile yapmak için arayacağınız kelimelerin önüne " title:", belirli bir televizyon kanalı içinde arama yapmak için de "channel :" eklemeniz yeterli.
Büyük bir hızla çalışmalarına devam eden Google, yukarıda anlatılan ve şu anda deneme sürümleri olan hizmetlerini geliştirme ve aralarına yenilerini ekleme çabasında. Acaba şimdi sırada ne var diye kendime sormadan edemiyorum açıkçası. Google bu hızla giderse yakında evin içinde kaybettiğimiz eşyalarımızı aramak için de bir hizmet geliştirecek.
ALINTI |
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
28/2/2007 - DİKKAT! İnternette bilmediğiniz linklere tıklarken başınız derde girebilir...
DİKKAT! İnternette bilmediğiniz linklere tıklarken başınız derde girebilir... Nette kendi halinizde dolaşıp keyifli vakit geçirmek için oyun veya fal içerikli sayfalar ararken birdenbire kendinizi pornografik sayfaların içinde bulabilirsiniz. Normal içerikli web sitelerinin içinde birçok pornografik link gizlenmiş durumda. Bilişim uzmanları vatandaşları adli mercilerle sıkıntı yaşamamaları için bu tip linkler karşısında uyarıyor: İslami içerikli sitelerden bile pornografik sitelere yönlendirilebilirsiniz. Bu görüntüleri indirenler ve yayanlar tespit edildiklerinde altıyla 10 yıl arasında hapis cezasıyla yargılanıyor. Uzmanlar, dünya üzerinde bu sistemden dönen paranın uyuşturucudan sonra ikinci sırada olduğunu söylüyor.Önce isim sonra alan İnternet sitesinden porno yayını yapan onlarca web sitesine link vererek site sahibine para kazandıran sistem şöyle işliyor: Domain satışı yapan sitelerden kullanılmak istenen adres 6 ila 12 dolar arasında değişen fiyatlarla satın alınıyor. Daha sonra site için bir hosting firmasından ücret karşılığı alan bulunuyor. Satın alınan alanın büyüklüğü, hızı ve server desteğine göre hosting ücreti değişiyor. Site internet üzerinden yayın yapmaya başlamasıyla birlikte yahoo, google gibi arama motorlarına kaydediliyor ve başka firmaların banner'larını yayımlayarak tıklama başına ücret alıyor. Bu banner'lar arasında zaman zaman pornografik içerikli siteler de bulunuyor.
Porno yayını yapan bazı siteler kendi adreslerinin linklerini fal, oyun, müzik ve arkadaşlık içerikli sitelere gizli veya açık bir şekilde koyarak, kullanıcıları porno içerikli adreslere yönlendiriyor. Bu sitelerde dolaşan vatandaşlar oyun sitesinin veya manken resimlerinin linkine tıkladığını zannedip bir anda çocuk pornosu yayını yapan bir siteye yönlendiriliyor. Açılan pornografik siteler çoğu zaman ücretli oluyor. İndirmeye göre ücret Bu yönlendirmeler sonucunda taşeron site tıklama başına ortalama 20 kuruşluk bir reklam payı alıyor Bu pay günlük olarak aynı IP numarasından sadece tek giriş için geçerli oluyor. Yönlendirme trafiğinin yoğun olması durumunda reklam payı tıklama başına 50 kuruşa kadar yükselebiliyor. Yönlendirme yapılan porno sitelerde genellikle kredi kartı hesap numarasıyla üye olunan ve indirilen video boyutuna göre ücret alınıyor.
Genellikle yüksek meblağlar ödenen bu sitelerin arasında üç aylığı dokuz dolara kadar inebilen siteler de olabiliyor. İndirme ücretlerini kredi kartıyla çok rahat bir şekilde çeken siteler çoğu zaman kredi kartlarındaki hesap özetlerine verilen hizmetin cinsini farklı olarak geçiriyor. Korunma için ne yapmalı? Porno sitelere yönlendirmeden korunma yöntemlerinden biri filtre programı kullanmak. 'Yassak' adlı filtreleme programının satış sorumlusu elektronik mühendisi Selçuk Kaçer bu tip yönlendirmeler yüzünden birçok masum vatandaşın polis tarafından takibe alındığını belirterek şöyle konuşuyor: "Filtre programı açılan sayfalarda tarama yaparak uygunsuz sayfalara erişimi direkt olarak kesiyor. Kendi programımızda 40 binin üzerinde site engellenmiş durumda. Bunun yanında programdaki kelime filtresi açılan sayfada 'porno', 'sex' gibi istenmeyen kelimeler bulduğunda siteye ulaşımı engelliyor. Program tek defaya mahsus olmak üzere 25 YTL'ye satılıyor. İsteyen daha sonra ücretsiz olarak programın güncellemelerini yapabiliyor. Filtre programının yanı sıra pop-up (kullanıcının isteği dışında açılan yeni pencereler) açılımını engelleyen, 'mozilla firefox' gibi browserları kullanmak ve çocukların girdiği web sitelerini düzenli olarak denetmek de faydalı mücadele yöntemleri. Tabii ki en önemli korunma yolu şüpheli görünün linklere hiç tıklamamak. Çünkü bu tip sitelerden hiçbir şey indirmeden sadece dolaşılsa dahi, virüs, spy gibi zararlı yazılımlar bilgisayarınıza bulaşabiliyor |
|
|
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
6/1/2007 - Discovery Dünya’ya dönüyor

Uzay mekiği Discovery, Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan ayrılarak 2 günlük Dünya’ya dönüş yolculuğuna başladı. Ancak Florida’daki hava muhalefe ti nedeniyle mekiğin ne zaman ineceği henüz belli değil. Discovery’nin yakıtı Cumartesi günü bitebilir.
CAPE CANAVERAL - NASA uzmanları Discovery’nin Cuma günü Florida’daki Kennedy Uzay Üssü’ne inmesini umuyor. Florida’da fırtına çıkması halinde Discovery Califorina’daki Edwards Askeri Hava Üssü’ne veya New Mexico’daki White Sands Uzay Üssü’ne inecek. Bulutlu ve yağışlı hava Discovery’nin inişini zorlaştırıyor. NASA bu konuda riske girmiyor, çünkü daha önce 1982’de mekiğin frenlerinde sorun çıkmış ve pistte durmakta zor anlar yaşanmıştı.
Discovery Cuma günü dönemezse, Cumartesi bir kez daha atmosfere girmeyi deneyecek. Ancak mekiğin yakıtı Cumartesi günü bitebilir.
Discovery Cuma günü inememesi halinde yörüngede bekleyecek ve Cumartesi bir kez daha deneyecek, ancak daha sonra yakıtının bitme riski var. NASA yetkilisi Tony Ceccacci durumu “Cumartesi son gün, sonrası bizi biraz zorlayacak gibi görünüyor” sözleriyle özetliyor.
UUİ’DE MÜRETTEBAT DEĞİŞİMİ Uluslararası Uzay İstasyonu’nda kaldıkları süre boyunca astronotlar 4 uzay yürüyüşü yaparak, istasyonun güneş enerjisi sistemini kablolarını tümden yeniledi ve güneş panellerini yeniden konumlandırdı. Temmuz ayında yine Discovery ile uzaya çıkan ESA astronotu Alman Thomas Reiter dünyaya dönerken ABD’li astronot Sunita ‘Suni’ Williams istasyonda üçüncü mürettebat olarak yerini aldı. Astronotlar 35 metre uzunluğundaki güneş panellerini yeniden konumlandırdı.
UUİ’den ayrılmadan önce astronotlar özel robot kol yardımıyla Discovery’nin ısı kalkanlarını inceledi. NASA uzmanları bu görüntüleri inceleyerek mekiğin burun bölgesi ve kanatlarında bir hasar olup olmadığına bakacak. Uzay mekikleri atmosfere girişte çok güçlü bir sürtünmeyle karşılaşıyor. Mekiğin burun bölgesi ve kanatlar bu sürtünmeyi sırtlıyor. Bu bölgelerdeki ısı kalkanı adı verilen ısı yalıtım kaplamalarının kopması sürtünmenin artması demek ki, Şubat 2003’te Columbia benzer şekilde atmosfere girişte alev alıp infilak etmişti.
Öte yandan Discovery Dünya’ya dönüş yolunda 3 küçük gözlem uydusunu yörüngeye bırakacak.
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
6/1/2007 - Güneş fırtınaları uyduları bozdu

Güneş’te meydana gelen fırtınadan saçılan manyetizma, Dünya yörüngesindeki uyduları ve Uluslararası Uzay İstasyonu’nu olumsuz etkiledi.
İSTANBUL - Güneş fırtınalarının uydu sinyallerini kestiği belirlendi. Bunun üzerine uzmanlar birçok uydunun bazı sistemlerini devre dışı bıraktı. Güneş fırtınaları dünyadaki manyetik alanları bozabiliyor ve uydu iletişimi ve cep telefonu ağlarını olumsuz etkiliyor, hatta uzaydaki astronotlara da zarar veriyor. Örneğin, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda yön ve koordinatları belirleyen 4 büyük jiroskop bulunuyor, Güneş fırtınalarının bu cihazları olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor.
NASA uzmanları, Güneş fırtınalarının Dünya atmosferinin üst kısımlarında ani bir yoğunlaşmaya neden olduğunu açıkladı. UUİ’nin yazılımları bu değişimleri hesaba katmaları için güncellendi. İstasyonda bulunan astronotlar da Güneş fırtınaları zamanı, özel korumalı bölmelerde uyuyor.
ÇİN VE ESA DA ETKİLENDİ Bazı ESA uydularının güç üretiminde sorun yaşadığı, bazı cihazlarınınsa devre dışı kaldığı belirtildi. Örneğin yeryüzünde okyanuslar, dağ zirveleri ve okyanusları gözlemleyen Envisat uydusundaki cihazlar zarar görmemeleri için kapatıldı. Çin de kısa dalga radyo iletişiminde sorunlar yaşıyor.
Güneş’ten gelen manyetik fırtınanın saçtığı atomik parçacıkların Dünya’ya ulaşması halinde Kuzey Kutbu’na yakın bölgelerde Kuzel Işıkları oluşuyor.
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
6/1/2007 - Madde ve antimadde bütünleştirildi

Araştırmacılar, normal şartlarda birbirlerini şiddetli bir patlamayla yok etmesi gereken madde ve antimaddeyi bütünleştirmeyi başardı.
LONDRA - İsviçre’nin Cenevre kentindeki CERN partikül fizik laboratuvarında yapılan deneyde, madde ve antimaddeyi bütünleştirmenin yeni bir yolunu buldu. Deneyde ortaya çıkan ‘sentez-madde’, proton ve protonyum adı verilen antiprotonlardan oluşuyor.
CERN uzmanları söz konusu deneyin bir benzerini 2002’de gerçekleştirmiş, ancak sonuçları bilimsel kesinlikle anlaşılamamıştı. Antiprotonlar ve positronlar (elektron ile kütlesi aynı olup, zıt yüklü parçacıklar) aynı manyetik kafes içine sıkıştırılmıştı. Bu deneyde açığa bir miktar anti-hidrojen çıkmıştı.
BİRKAÇ MİKROSANİYELİK BARIŞ CERN araştırmacıları aynı deneyi tekrar ettiler, ancak bu kez açığa farklı bir hibrit madde çıktı. Deneyi gerçekleştiren İtalya’nın Brescia Üniversitesi’nden Evandro Rizzini’nin yorumuna göre, bazı antiprotonlar hidrojendeki iyonize moleküllerle reaksiyona girdi ve proton çekip çıkardı. Bu proton-antiproton birlikteliği sadece birkaç mikrosaniye boyunca varlığını sürdürdü.
Protonyum üretmek için, normal şartlarda şiddetli patlamalar gerekiyor. Söz konusu deneyde proton-antiproton sistemi, böyle güçlü patlamanın önünü kesiyor. Bilim dergisi Physical Review Letters‘ta (vol 97, no 153401) bir makale yayımlayan araştırmacılar, böylece protonyum çıkarmanın alternatif bir yolunun bulunduğunu yazdı.
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
6/1/2007 - Hayatta kalmak için ayakları kısaldı

Hayatta kalmak için ayakları kısaldı Bilim insanları, ada ortamında yapılan deneyde, sürüngenlerin düşmanlarından korunmak için fizyolojik olarak arka ayaklarının kısalması sayesinde hayatta kaldığını gözlemledi.
NEW YORK - Ada habitatı evrim biyolojisini sınamak için en uygun ortam. Evrim biyologları, sürüngenlerin kendilerini avlamaya çalışan hayvanlara karşı hayatta kalabilmesi için geliştirdikleri fizyolojik özellikleri inceledi. Bahamalar’da ada ortamında yapılan deneyde, sürüngenler yeni bir düşmana karşı önce ayaklarını uzatarak karşılık veriyor, ancak doğal seçilim sonrasında arka ayakları daha kısa olan canlılar hayatta kalıyor.
İncelemeye alınan Anolis sagrei türü sürüngenler, normal şartlarda toprağa yapışık halde yaşıyor. Yeni bir avcı hayvan deney ortamında konduğunda, Anolis sürüngeni düşmanından kaçmak için ağaca tırmanyı ‘akıl ediyor’ ve ağaçlar da doğal habitatı haline geliyor.
Anolis sürüngeni normal şartlar altında uzun ayakları sayesinde hızlı hareket edebilen çevik bir hayvan. Toprak üzerinde yaptığı hareketler ise denge gerektirmiyor ve uzun ayaklarıyla hızla yol alabiliyor. Ancak yeni düşmanına karşı yaşam mücadelesi vermek zorunda kalınca, ağaca çıktığında işler değişiyor, zira denge önemli bir sorun haline geliyor.
DÜŞMAN VE AYAKTA KALMA DÜRTÜSÜ Araştırmayı yürüten Harvard Üniversitesi’nden Jonathan Losos, Bahamalar’da 12 ayrı adada ağaca tırmanabilen sürüngenleri inceledi. Bilim insanları deneyde, anolis sürügenini yiyen daha büyük bir tün olan Leiocephalus carinatus‘u 6 adaya da saldı. Diğer 6 adada ise doğal habitat değiştirilmedi. Leiocephalus carinatus sürüngenleri deneyde avcı tür olarak kullanıldı.
Araştırmacılar, başlangıç, 6 ay ve 12 aylık dönemlerde denek sürüngenlerin hayatta kalanlarını saydı, işaretledi ve boylarını ölçtü. İlk 6 aydan sonra, avcı sürüngenin (Leiocephalus carinatus) konduğu 6 adada denek anolis popülasyonunda yüzde 50’lilik bir düşüş gözlemlendi. Bilim insanları, ilk belirlemede hayatta kalanların uzun ayaklı olduğunu gördü ve bu bulguyu uzun ayak sayesinde daha hızlı koşmalarına bağladı.
AYAKLAR KISALDI, ANOLİS AĞACA ALIŞTI Deneyin ikinci 6 ayında ise evrimsel mantık tensine döndü. Deneyde 12’inci aya yaklaşılırken, hayatta kalan anolis popülasyonu toprağa yapışık ilerlemek yerine ağaca tırmanmaya başladı. Anolis'ler yem olmamak için ağaca tırmanmayı öğreniyorlar.
Düşmanı Leiocephalus carinatus‘a yem olmak kurtulmak için ağaçlar çıkan anolis‘ler için artık denge unsuru, hız unsurunun önüne geçti. Böylece ayaklar da kısalmaya başladı. İkinci 6 ayın sonunda hayatta kalan anolis‘lerin çoğunluğu kısa ayaklıydı. Bu bulgu, ağaçta dengeyi sağladığı için toprağa düşmeyen sürüngenlerin evrimin nihai galibi olarak gösteriyordu. Avcı sürüngen Leiocephalus carinatus‘un hiç yerleştirilmediği diğer 6 adada ise, evrimi tetikleyecek bir süreç başlatılmadığından 12 aylık deney süresi sonunda anolis‘lerin ayaklarında bir değişim gözlemlenmedi.
ÇEVREYE UYUM İLKESİ VE HAYATTA KALMA Bilim insanları kısa ayağın ağaçta dengeyi kurmak açısından avantaj sağladığını, denek sürüngenlerin evrim sürecinin çevreye uyum ilkesini doğruladığını vurguluyor. Buradan hareketle uzmanları, anolis‘lerin gelecekte deney adası sınırları içinde ayaklarının daha da küçülerek ağaca tırmanan canlılara dönüşebileceği öngörüsünü de dile getiriyorlar.
Kaynak: Araştırma Science dergisinin 17 Kasım sayısında yayımlanmıştır.
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
6/1/2007 - nüklüer Fizyon

PARİS / İSTANBUL - Avrupa Birliği, ABD, Rusya, Japonya, Çin, Güney Kore ve Hindistan’ın katılımıyla yaşama geçirilecek olan nükleer füzyon projesinin imza töreni, Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ve AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Durao Barroso’nun da katılımıyla Paris’te Elysee Sarayı’nda gerçekleşti.
İNŞAAT 2008’DE BAŞLIYOR Nükleer füzyon reaktörünün hangi ülkede inşa edileceği ciddi tartışma konusu olmuş, yıllar süren zorlu müzakereler sonunda, 2005’te reaktörün Fransa’nın Cadarache kentinde kurulmasına karar verilmişti. Reaktör, yaklaşık 10.000 yeni iş sahası oluşturacak. Merkez tamamlandığında dünya çapında 400 bilim insanı bir arada çalışacak. İnşasına 2008’de başlanacak olan ITER’in füzyon reaktörünün 4.6 milyar Euro’ya, projenin bütününün ise 10 milyar Euro’ya mal olması bekleniyor.
Nükleer füzyon reaktörünün kurulacağı ülke konusundaki pazarlıklarda en güçlü adaylardan Japonya, merkezin direktörünün Japon olması ve önemli parçalarının Japon yapımı olması şartıyla geri adım atmıştı.
İLK ÜRETİM 2040’TA Latince ‘yol’ anlamına gelen ITER (International Thermonuclear Experimental Reactor) başlıklı projenin amacı, Güneş ve yıldızlarda meydana geldiği şekliyle nükleer füzyon teknolojisiyle enerji üretmek. Nükleer füzyon, temiz ve tükenmek enerji kaynağı olarak geleceğin teknolojisi olarak tanımlanıyor. Ancak bilim dünyası bu teknolojiyi henüz tam anlamıyla kullanabilmiş değil. ITER projesinin enerji üretmesinin en az 30 yıl alacağı tahmin ediliyor. Fransa'nın Cadarache kentinde kurulacak olan tesis ilk örnek üretimini en erken 2040'larda yapacak.
Bilim insanları, gelecek yüzyılda elektrik enerjisinin çoğunun nükleer füzyondan elde edileceğini öngörüyor. Birçok uzmana göre, gelişen ekonomiler ve artan enerji ihtiyacı, nükleer füzyon gibi tükenmez enerji kaynaklarını 50 yıl içinde elzem hale getirecek. Geliştirilmesi uzun yıllar alan bu tür enerjilere şimdiden uluslararası düzeyde yatırım yapılması bu bağlamda anlamlı. Bu tür projelerde, maliyetin paylaşılması kadar bilgi birikiminde de ortaklık yapılması sağlanıyor.
100 MİLYON SANTİGRAT DERECE’YE KADAR ISITILACAK Füzyon, atomların yüksek sıcaklıktayken birbirleriyle çarpıştırmaya dayanıyor. Atomlar bir plazmaya oluşturmaya doğru birleşince, açığa enerji çıkarıyorlar. Füzyon reaksiyonları, tükenmez doğal kaynak olan suyun içindeki hidrojenin izotoplarıyla yürütülecek. Füzyon reaktöründe, atom çekirdeğindeki deuterium ve tritiumum birleştirilmesiyle enerji açığa çıkıyor. Sonuçta, ortaya daha büyük bir atom çekirdeği çıkıyor. Güneş ve diğer yıldızlardaki oluşumları örnek alan nükleer füzyon için, Güneş'ten çok daha yüksek ısı üretilmesi gerekiyor.
Nükleer füzyonda enerji elde etmek için gazların 100 milyon santigrat derece’ye kadar ısıtılması gerekiyor. Güneş’in çekirdeğinden çok daha yüksek bir sıcaklık olan bir düzeyde gazları kontrol altına almak henüz pratikte mümkün değil. Bilim insanları, onyıllardır bu sıcaklıkta gazları kontrol etmenin yollarını arıyor. ITER projesi bu konuda yeni tekniklerin geliştirilmesini öngörüyor.
FOSİL YAKITLARIN PABUCU DAMA Nükleer füzyonun en önemli avantajlarından biri de, tepkime için çok az miktarda enerji gerektirmesi. Bilim insanlarının tahminlerine göre, füzyon reaksiyonuyla açığa çıkan enerji, fosil bazlı yakıtların kullanıldığı olağan bir kimyasal reaksiyonun yaklaşık 10 milyon katına denk düşüyor. Bilim insanları, nükleer füzyon sayesinde 1 litre deniz suyundan 1 litre petrole eşdeğer enerji çıkarılacağını öngörüyor.
ÇEVRECİLERİN ‘NÜKLEER’ ÇEKİNCELERİ Çevre örgütleri, nükleer füzyonun atık problemi nedeniyle halinde doğa dostu sayılamayacağını vurguluyor. BBC’ye konuşan Friends of the Earth uzmanı Roger Higman, nükleer füzyonun gelecek 50 yılda alternatif olabilmesi için çöp sorunun çözülmesi gerektiğine vurgu yapıyor. Çevrecilere göre, nükleer füzyonun çıkaracağı atık, geleneksel nükleer reaktörlerin atığından daha az olmayacak ve küresel ısınmayla ilgili çabaların geri plana atılmasına neden olabilecek.
DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ
• Google’da çalışmak istiyorsanız... • 2007 en sıcak yıl olacak • 2050’de su krizi geliyor • Bilim araştırmalarında 2006 • Antarktika buzulları haritalanıyor
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
6/1/2007 - Nükleer bulut Dünya’yı kaplayacak

Nükleer bulut Dünya’yı kaplayacak
Nükleer Kış teorisini dahi gölgede bırakacak yeni bir çalışmaya göre, küçük çaplı bölgesel bir nükleer savaş dahi Dünya’yı yok etmeye yetecek. İSTANBUL - İklim ve nüfus modellemeleri, iki komşu ülke arasındaki bir savaşta nükleer silah kullanılması halinde anında milyonlarca insanın öleceğini gösteriyor. Nükleer savaşı takip eden saatlerde ise nükleer bulut tüm yeryüzünü kaplayarak Dünya’nın yapay bir kışa girmesine neden olacak, hava sıcaklığı aniden düşecek ve küresel bir kıtlık başlayacak. Tahminlere göre küresel sıcaklık ilk 3 yılda 1.25 santigrat derece düşecek ve bu soğuk dereceler uzun yıllar sürecek.
San Francisco’da düzenlenen ABD Jeofizik Birliği’nin (American Geophysical Union) toplantısında sunulan rapor nükleer savaşın iklimsel etkilerini irdeliyor. University of Colorado-Boulder’dan Brian Toon ve University of California-Los Angeles’den Richard Turco’nun yürüttüğü araştırmada, iki ülke arasında 100 adet Hiroşima büyüklüğünde bomba atıldığı varsayılıyor. Patlamaya olan uzaklıkla nüfus yoğunluğu karşılaştırıldığında, bilim insanları şu sonuca varıyor. Nükleer savaş İsrail’de çıkarsa 3, Çin’de 17, ABD’de 4 milyon insanın ölümüne neden olacak.
DEV KÜRESEL YANGIN Araştırmada orta kuşakta meydana gelecek bir nükleer savaşta, atom bombalarının patlamasıyla tahta, plastik ve petrol ürünlerinin de alev alacağı düşünülüyor. Bu dev yangının 5 milyon ton hacminde bir duman çıkaracağı ve dumanın küresel sıcaklığı 1.25 santigrat derece düşürmesi bekleniyor. Yangından çıkan dumanın en az 10 yıl atmosferin stratosfer tabakasında kalacağı öngörülüyor. Bu oluşum bazı bölgelerde Lokal Buz devri adı verilen soğuk hava koşulları meydana getirecek.Ayrıca Ozon Tabakası da yüzde 20 küçülecek.
NÜKLEER KIŞ GERÇEK OLMASIN Bu senaryo 1980’lerde ortaya atılan ‘Nükleer Kış’ teorisini akıllara getiriyor. Nükleer Kış teorisine göre, süpergüçler arasındaki muhtemel atom savaşında ortaya çıkacak olan nükleer bulut Güneş’i bloke edecek ve Dünya’yı soğukta bırakacaktı. Soğuyan yerkürede tarım ürünleri yetişemeyecek, küresel kıtlık yaşanacak ve Dünya nüfusunun yüzde 90’ı yok olacaktı. Yeni senaryo bu kehaneti bir adım öteye götürüyor, şöyle ki; bilim insanları Dünya’nın Nükleer Kış’ı yaşaması süpergüçler arasında atom savaşına gerek olmadığı, bölgesel bir nükleer savaşın dahi bu felaketi Dünya’ya yaşatmaya yeteceğini vurguluyor.
SOĞUK SAVAŞ’IN YERİNİ BÖLGESEL KRİZLER ALDI Ünlü ABD’li astrofizikçi Carl Sagan ve meslektaşları 1983 yılında, ABD ile Sovyetler Birliği arasında meydana gelecek bir nükleer savaşı Dünya için sonuçlarını irdelemek için ‘Nükleer Kış’ adlı teoriyi öne sürmüştü. Carl Sagan.
Soğuk Savaş’tan bu yana süpergüçlerin nükleer cephanesi önemli oranda azaltıldı. Ancak gerek İran gerekse Kuzey Kore’nin nükleer silah edinme hırsları nedeniyle ‘Nükleer Kış’ kehanetleri bilim dünyasına girdi. Hindistan-Pakistan, Kuzey Kore-Japonya ve İsrail-İran arasında çıkması muhtemel bölgesel nükleer savaşları Nükleer Kış teorisini yeniden gündeme getirdi.
HANGİ ÜLKEDEN KAÇ KİŞİ ÖLECEK Bilgisayar modellemelerinde patlamadan uzaklığa göre nüfus yoğunluğu hesabıyla kaç kişinin nükleer savaşın ilk günlerinde yaşamını yitireceği tahmin ediliyor. Çin: 16.716.000 Hindistan: 12.424.000 Pakistan: 9.171.000 Brezilya: 7.962.000 Mısır: 7.834.000 İran: 7.431.000 Rusya: 6.273.000 Japonya: 5.890.000 Arjantin: 4.337.000 ABD: 4.056.000 Fransa: 3.509.000 İngiltere: 2.891.000 İsrail: 2.594.000
NTV-MSNBC
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
6/1/2007 - Erkeksiz döllenme’den hamile kaldı

Erkeksiz döllenme’den hamile kaldı Bilim insanları, Komodo sürüngenlerinde dişilerin erkek tarafından döllenmeden yavru dünyaya getirebildiğini ortaya çıkardı.
Bahçesi’nde zoologlar, Komodo sürüngenlerinin erkek döllenmesi olmadan, partenogenesis adı verilen dişi döllenmesiyle hamile kaldığını belirledi. Flora adlı dişi sürüngen, 24 Aralık’ta Noel zamanı yumurtlayacak. Chester Hayvanat Bahçesi uzmanlarından Kevin Buley, bilim dergisi Nature’da yayımlanan makalesinde Flora’nın Mayıs ayı sonunda hamile kaldığını, 7 ila 9 aylık bir gebelikten sonra Aralık sonu ‘çocuklarını doğuracağını’ yazdı
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
Atlar,Atyarışları,Talihoyunları,şiir,edebiyat,resim,mizah
Kategoriler
askat yarislariATLARcocukdijitaluyduinfoedebiyatguncelkeylerKADINmizah-fikraon numararesimli siirlerSAGLIKsayisallottosevdigim resimlersiirlersinama TVteknolojiuyduinfo
Arkadaşlarım
• genocide • tibette7yil • ercansen • senembugulu • denemeyarismasi • yagmur056 • greenroad • nuranayaan • berkanbjk • denizhancb • fatoscb • fatmacik • eroman • yust • cestirtrooy • everybreathyoutake • nursalkimi • angeloflove • kiraztanem • meleqqqm • ecem • rosin • dezmavi • sanartist • ilkerbjk • hayalleringemisi • alperk • AtYarislari • Hobilendik • netmaymunu • haylazguzel • cembudulgan • guzellikoyu • gifdunyasi • Romantikmeyhane • saraykoy • yagmurtuana • atyarisialtili • altilibul6 • huzunadasi • benyaziyorum • BestHotels • SifaliBitkilerimiz • vacations • bebekveresimleri • HealthCare • MakyajTeknikleri • SacBakimiYontemleri • yemektariflerimiz • gokhantr • hakan1 • elifsule • BebekSagligi • MeyvelerinFaydalari • benyaziyorumsiyaset • AnimalImages • erkekbebekresimleri • koparanfikralar • TurkeyVacations • mizikci • MeyvelerinFaydasi • funnyimages • FranceVacations • BlogYardim • enygmus • evlilikhakkinda • lezzetliyemek • mecnun4 • sacmodelleri • sifaniyetine • tadimliktarifler • horseracing • sinanganyan
|