umuda yolculuk

5/3/2008 - Duydum ki Düğünün varmış! ~~~

Kategori: edebiyat









 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/3/2008 - Şairler şiirlerle veda edermiş

Kategori: resimli siirler

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/3/2008 - Bana sessiz harflerinle konuş sevgilim...


 

Bana sessiz harflerinle konuş sevgilim
Bir baharın anlattığı gibi yaşamın başlangıcı
Karın altına gizlenen ölüm gibi, yani kardelen.


Nehirleri taşında insanın ağlaması gibi,
Bir öpüştür zaten en sesli harfi kalbin,
Ve gülümsersin,
Çözülür dili sessizliğin..

Bana sessiz harflerinle konuş sevgilim,
Yıldızların suda dansı, İstanbul

uykuya daldığında
Bir bebeğin anne karnında nefesi,

sen uykuya daldığında


Ademin sonsuz hasreti,

ben uykuya daldığımda,
Tabirini bulamam hiç bir sözlükte halimin,
Ve gülümsersin,
Çözülür dili sessizliğin...

Bana sessiz harflerinle konuş sevgilim.
Yoruluncaya kadar kuşlara anlat

seni nasıl sevdiğimi,


Alfabeden payımıza düşen beş harfle
Yaşayalım kocaman bir dünya olan evde,
Beş harf, beş insan ve beş yıldız

düşsün payımıza,

Ve gülümse,
Son ver bu sessiz yalnızlığıma.

Bana sessiz harflerinle konuş sevgilim.
Hiç susma.


Alıntı

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

23/2/2008 - Mavi

Kategori: edebiyat

Paylaşım yapan Whiterose

Eğer bir gün bir şarkı kanatırsa seni


Üzülme.


Eğer bir gün bir şarkı, seni sana, renklerine götürecekse

 

bırak götürsün.

 

Eğer bir gün sınırda gitmek ile dönmek arsında

 

kalırsam olduğun yere


gelirim.

 

 


Eğer bir gün sen gitmek ile dönmek arasında kalırsan

 

mavinin doğduğu yere


gel.


Mavi benim.

 


Şimdi sınırdayım, diyorsun. En çok şimdi turuncusun.

 

Gitmek ile kalmak


arasında denizler olmuş yüreğinde.


En çok şimdi turuncu dudaklarında titriyor.


Turuncu, sensin.


Sınırda kalan muhayyelimdir. Ölüp dirilen düşlerimdir.


Turuncu, özlemin en yoğun halidir.


Aşktır.


Turuncu sınırda olmanın, beklemenin, özlem

 

yoğunluğunun, iki ucun birleştiği


renktir.


Turuncu, en çok istediğinden kaçmandır ve en çok

 

kaçtığını derin bir kederle


istemendir; senin sınırda olman, gitmen ile kalman gibi.


Turuncu, sınırda olan tutkular ve duygulardır.


Karşıya geçsen de aklın kalır sınırın bu tarafında.

 

Geçmesen, yüreğin


yasakları dinlemez geçer.


Yüreğin turunculaşır, beynin girdap olur yutmak ister

 

turuncu duygularını.


Eğer bırakırsan duygularını kendini kurtarmak için

 

çocuğunu cellâda vermiş


anne olursun.


Turuncu, bekleyiştir. Her an firar edecek, sınır ötesine

 

geçecek bir kaçak


gibi tedirgin, heyecanlı, yüreği titrek ve ölümü

 

öpmektir.


Turuncu, maynaları dinelmeyen bir âşık, bir deli, bir

 

yaşam Savaşçısı gibi.


Turuncu ara bir renktir. Sevgi, tutku, aşk ve özlemin

 

arada olması gibi.


Kırmızı tektir; aşk olamaz; Sarı da öyle, ama ikisi

 

özlem olur, bekleyiş


olur.


Özlem ve bekleyiştir aşk.


Şimdi sınırdayım, diyorsun.


Biliyorum şimdi yüreğin turuncu akan bir nehirdir.


Öptüğün yüreğimi hamail yapıp saklıyorum, bir ömür

 

beni korusun diye.


Öptüğün yüreğimde gün doğar ve gün batar, bütün

 

renkler kırılır, sınırda


gitmek ve gitmemek arsında kalır.


Öptüğün yüreğimde, sevdiğin papatyalar açar, turuncu

 

üzerine kelamlar


yazarım:


Dudaklarım ve gözlerimle turuncu sokaklarına

 

geleceğim.


Bedeninin taşlarında parçalayacağım yüreğimi.


Birlikte yüzeceğiz kanayan papatyaların içinde.


Narçiçeklerini ve cam kırıklarınıEğer bir gün bir şarkı

 

kanatırsa seni


Üzülme.


Eğer bir gün bir şarkı, seni sana, renklerine götürecekse

 

,bırak götürsün.


Eğer bir gün sınırda gitmek ile dönmek arsında

 

kalırsam olduğun yere


gelirim.


Eğer bir gün sen gitmek ile dönmek arasında kalırsan

 

mavinin doğduğu yere


gel.


Mavi benim.


Şimdi sınırdayım, diyorsun. En çok şimdi turuncusun.

 

Gitmek ile kalmak


arasında denizler olmuş yüreğinde.


En çok şimdi turuncu dudaklarında titriyor.


Turuncu, sensin.


Sınırda kalan muhayyelimdir. Ölüp dirilen düşlerimdir.


Turuncu, özlemin en yoğun halidir.


Aşktır.

 

Turuncu sınırda olmanın, beklemenin, özlem

 

yoğunluğunun, iki ucun birleştiği


renktir.


Turuncu, en çok istediğinden kaçmandır ve en çok

 

kaçtığını derin bir kederle


istemendir; senin sınırda olman, gitmen ile kalman gibi.


Turuncu, sınırda olan tutkular ve duygulardır.


Karşıya geçsen de aklın kalır sınırın bu tarafında.

 

Geçmesen, yüreğin


yasakları dinlemez geçer.


Yüreğin turunculaşır, beynin girdap olur yutmak ister

 

turuncu duygularını.


Eğer bırakırsan duygularını kendini kurtarmak için

 

çocuğunu cellâda vermiş


anne olursun.


Turuncu, bekleyiştir. Her an firar edecek, sınır ötesine

 

geçecek bir kaçak


gibi tedirgin, heyecanlı, yüreği titrek ve ölümü

 

öpmektir.


Turuncu, maynaları dinelmeyen bir âşık, bir deli, bir

 

yaşam Savaşçısı gibi.


Turuncu ara bir renktir. Sevgi, tutku, aşk ve özlemin

 

arada olması gibi.


Kırmızı tektir; aşk olamaz; Sarı da öyle, ama ikisi

 

özlem olur, bekleyiş


olur.


Özlem ve bekleyiştir aşk.


Şimdi sınırdayım, diyorsun.


Biliyorum şimdi yüreğin turuncu akan bir nehirdir.


Öptüğün yüreğimi hamail yapıp saklıyorum, bir ömür

 

beni korusun diye.


Öptüğün yüreğimde gün doğar ve gün batar, bütün

 

renkler kırılır, sınırda


gitmek ve gitmemek arsında kalır.


Öptüğün yüreğimde, sevdiğin papatyalar açar, turuncu

 

üzerine kelamlar


yazarım:


Dudaklarım ve gözlerimle turuncu sokaklarına

 

geleceğim.


Bedeninin taşlarında parçalayacağım yüreğimi.


Birlikte yüzeceğiz kanayan papatyaların içinde.


Narçiçeklerini ve cam kırıklarını sereceğim bedenine.


Şimdi sınırdayım, diyorsun.


Hep sınırda değil miyiz?

 


Hep kalmak ile gitmek, ölmek ile yaşamak arasında

 

değil miyiz?


Şimdi sınırdayım, diyorsun: sana yazdığım bir kelamda

 

dediğim gibi;


Çık yola o zaman çıplak ayaklarla


Soyun hayallerinle birlikte

 

Belki bir gece yolcusu elbiselerini getirir bana

 

hayallerinle


Çırılçıplak soyun bir sonbahar ormanında


Elbiselerini yeni dökülmüş yapraklarının üstüne bırak


Titrek dudaklarınla sararmış yaprakları öp.


Her titreyen yaprak gördüğümde kanlanır dudaklarım.


Yine öp, bugün daha da turunculaşan yüreğimi.


Yine öp yüreğimi belki Farid Farjad ın kemanında

 

şarkı olur, gece fısıltıyla


şarkıyı söyler gizlenmiş mavi.

 

 sereceğim bedenine.


Şimdi sınırdayım, diyorsun.


Hep sınırda değil miyiz?


Hep kalmak ile gitmek, ölmek ile yaşamak arasında

 

değil miyiz?


Şimdi sınırdayım, diyorsun: sana yazdığım bir kelamda

 

dediğim gibi;


Çık yola o zaman çıplak ayaklarla


Soyun hayallerinle birlikte


Belki bir gece yolcusu elbiselerini getirir bana

 

hayallerinle

 


Çırılçıplak soyun bir sonbahar ormanında


Elbiselerini yeni dökülmüş yapraklarının üstüne bırak


Titrek dudaklarınla sararmış yaprakları öp.


Her titreyen yaprak gördüğümde kanlanır dudaklarım.


Yine öp, bugün daha da turunculaşan yüreğimi.


Yine öp yüreğimi belki Farid Farjad ın kemanında

 

şarkı olur, gece fısıltıyla


şarkıyı söyler gizlenmiş mavi.

 

<****** language=JavaScript1.2>
c
a
m
d
a
n
k
a
l
p
.
.
w
h
i
t
e
r
o

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

23/2/2008 - Oğluma/Kızıma Mektup:

Benim yaşlandığımı düşündüğün gün (ki yaşlı olmayacağım) , Sabırlı ol lütfen ve beni anlamaya çalış…

Yemek yerken üstümü kirletirsem… üzerimi değiştirecek gücüm yoksa… Lütfen sabırlı ol. Benim sana bir şeyler öğretmek için seninle ilgilendiğim zamanları hatırla...

Seninle konuşurken, sürekli aynı şeyleri 1000 kere tekrarlıyorsam… sözümü kesme… beni dinle.

Sen küçükken, uyuyana kadar sana aynı hikayeyi 1000 defa tekrar tekrar okumak zorunda kalıyordum.

Banyo yapmak istemediğimde; Beni utandırma yada azarlama… Seni banyoya götürmek için icat ettiğim küçük yöntemlerimi ve oyunlarımı hatırla…

Yeni teknolojiler karşındaki cahilliğimi görürsen… bana zaman tanı ve beni yüzünde alaycı bir gülümsemeyle izleme…

Bazı zamanlarda unutkan olursam yahut konuşmalarımızda ipin ucunu kaçırırsam… lütfen hatırlamam için gerekli zamanı bana tanı… eğer hatırlayamazsam, sinirlenme… çünkü asıl önemli olan benim konuşmam değil, senin yanında olabilmem ve senin beni dinliyor olmandır.

Ben sana bir sürü şeyi nasıl yapacağını gösterdim… İyi yemek yemeyi, iyi giyinmeyi… yaşamı göğüslemeyi…

Eğer birşey yemek istemezsem, baskı yapma bana. Ne zaman yemem yada yememem gerektiğini ben gayet iyi bilirim.

Ve yaşlı bacaklarım yürümeme izin vermediğinde...

… bana elini ver… Tıpkı, benim sana ilk adımlarını atarken verdiğim gibi.

Ve bir gün artık daha fazla yaşamak istemediğimi söylediğimde… ve ölmek istediğimi… kızma… Birgün anlayacaksın…

yaşımın; zevk alma değil artık idareten yaşama yaşı olduğunu anlamaya çalış,

Bir gün şunu anlayacaksın:

hatalarıma karşın hep senin için iyi olanı gerçekleştirmeye çabaladım ve senin yolunu hazırlamaya çalıştım

Senin yanında olduğumda üzgün,kızgın yada güçsüz hissetme kendini. Benim yanımda olmalısın, beni anlamalısın ve bana yardım etmelisin.

Yürümeme yardımcı ol… ve yolumu sabır ile, sevgi ile bitirmeme....

Benim için yaptıklarını, bir gülümseme ve senin için her zaman taşıdığım çok derin bir sevgi ile geri ödeyebilirim ancak.

Seni çok seviyorum oğlum/kızım….

Ve hep seveceğim…

Bunu sakın unutma…

BABAN


Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

8/2/2008 - Mavi Yağar Gri Hüzünlerden

Kategori: siirler


 

Hani fırtınadan sonra her taraf gri olur ya,
Sanki her yer bir olmuştur, birleşivermiştir,

Her şey bir, her şey gri.
Gökyüzü gri, toprak gri.
İşte öylesine bir griliktir hüzün.
Öylesine...
Hüzünler gridir aslında, bilir misiniz?
Tüm duyguların bir rengi, kokusu olduğu gibi.


Ağlamaksa gri gözyaşları dökmektir.
Gözler ne renk olursa olsun
Hüznün yaşları gridir.
Ama aşıksan ve seviyorsan gerçekten;
Gözyaşların mavi yağar, sağanak sağanak!
Mavidir hüzünlü aşkın ayrılık gözyaşları.
Ayrılıklarda mavi yağar gri hüzünlerden.
Sonsuzluk yağar aşkın ayrılıklarından
Mavi yağar gri hüzünlerden...
nurdan elver
 

  

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

8/2/2008 - MAVİ YAMURLAR

Kategori: siirler

Yine bir sonbahardayım


Kalbim hala ilkbahar


Yağmurlar yağıyor


Sevdalara inat


Ya sen sevdiğim


Sen hangi mevsimdesin


Yüreğin nerelerde


Artık maviler bulandı grilere


Sevinçler yerini hüzne bıraktı

 

Ama


Kalbim hala ilkbahar


Aslında en sevdiğimiz mevsimdi


Gri sonbahar


Mavi yağmurlar

 

Dün gece düşündüm istemeden yine seni


Koyamadık ya senelerce adını


Yaşadığımız sevda ne diye


Sonunda buldum ben senin ismini


Adın Yağmur bir tanem


Rengin Mavi


Deniz KILIÇKAYA

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

8/2/2008 - Ayrılık Ne Biliyormusun…??

Kategori: resimli siirler


Ayrılık ne biliyor musun?
Ne araya yolların girmesi,
ne kapanan kapılar,
ne yıldız kayması gecede,
ne ceplerde tren tarifesi,
ne de turna katarı gökte.

İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık!
İpi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözlerini,
birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine.
Ardında dünyalar ışıyan camlar dururken,
duvarlara dalıp dalıp gitmesi.
Türküsünü söyleyecek kimsesi kalmamak ayrılık.
Saçına rüzgâr, sesine ışık düşürememek kimsenin.
Çiçekçilerden uzağa düşmesi insanın yolunun.
Güneşin bir ceza gibi doğması dünyaya.
İki adımdan biri insanın, sevincin kundakçısı,
hüznün arması ayrılık.
O küçük ölüm!
 
Usta dokunuşlarla bizi büyük ölüme hazırlayan.
Ayrılık, o köpüklü öpüşlerin ardından gidip ağzını yıkadığında başlamıştı.
Ben bulutları gösterirken,
“bulmacanın beş harfli yemek sorusuna” yanıt aramanla halkalanmış,
“Aşkın şarabının ağzını açtım, yar yüzünden içti murt bende kaldı”
türküsü tenimde düğümlenirken, odadan çıkışınla yolunu tutmuş,
Dağlarda öldürülen çocukların fotoğraflarını bir kenara itip,
“bu eteğin üstüne bu bluz yakıştı mı? ”
diye sorduğunda varacağı yere varmıştı çoktan.
 
Simdi anlıyor musun gidişinin neden ayrılık olmadığını,
bir yaprağın düşmesi kadar ancak, acısı ve ağırlığı olduğunu.
Bir toplama işleminin sonucunu yazmak gibi bir değer taşıdığını...
Boşluğa bir boşluk katmadığını, kar yağdırmadığını yaz ortasında...

Ne mi yapacağım bundan sonra?
Ayak izlerimi silmek için sana gelen bütün yolları tersinden yürüyeceğim önce.
Şiir yazmayacağım bir süre,
Fotoğraflarını güneşe koyacağım, bir an önce sararsınlar diye.
Hediyelik eşya satan dükkânların önünden geçmeyeceğim.
Senin için biriktirdiğim yağmur suyunu, bir gül ağacının dibine dökeceğim.
Falcı kadınlara inanmayacağım artık.
Trafik polislerine adres sormayacağım,
Geleceğe ışık düşüren bir gülüşle gülmeyeceğim kimseye..

Ne yapacağımı sanıyorsun ki?
Tenin tenime bu kadar sinmişken,
ömrüm azala azala önümden akarken,
gittiğin gerçek bu kadar herkese benzerken..
Senin korkularını, benim inceliğimi doldurup yüreğime,
bıraktığın boşluğu yonta yonta binlerce heykelini yapacağım..

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

8/2/2008 - SEN GİTME OLUR MU...?

Kategori: siirler

 

Dur ve dinle....


Bedenimi kaplayan hüzün...Ruhumu çepeçevre saran

kırık düşler ve içimde senden bana arta kalan cam

kırıkları...


Hiç kimse dolduramaz yerini , dindiremez ayrılığın sessiz

kalpteki haykırışını...



Pencerenin önüne geç perdeyi yavaşça arala ve gör köşe

başında sessizce oturup bekleyen ve ağlayan KADINI....O

 kim diye düşünme...O BENİM....


Kahretsin seni anılarımdan silmek o kadar zor

ki...Gitsende kendi kalbine , çekilsede ruhun karanlık

 köşelere kaçamazsın kalbimden....


Çünkü kalbimde seninle yaşadığımız anların ayak izlerini

bıraktın....



Bilir misin....?????


Karanlık geceleri teslim alan yalnızlığa inat bütün geceyi

sevdiğinin hayaliyle geçirmeyi....???

Gelmeyeceğini bile bile bütün gece beklemeyi...???


Gözlerine uykuyu haram edip sabaha kadar

beklemeyi...???


Gözlerinde 2 dakikalığına göreceğin mutluluk için ölmeyi

bilir misin...???



Görüyor musun seni ne kadar sevdiğimi...??


Bu kadar mı diye düşünme dur daha bitmedi

söyleyeceklerim....DUR VE DİNLE......

Ugrunda her şeyi feda edecek kadar

değerlisin...Gözlerinin ışığında kilitliyim ben...Sen ise

 kalbimdeki en güzel aşk cümlelerinin

mısralarısın...Mıralarımda ki en güzel kafiyesin....


Sana açtım hiç kimsenin giremediği ve göremediği

kalbimin kapılarını...



Güneşi sende gören gözlerim , gözlerinde parlıyor....



Aşkımı , yalnızlığımı ve özlemlerimi senden bana kalan

 

yürüdüğümüz ve ıslandığımız sokaklara dağıtıyorum....



Gidişinle çoraklaşan kalbimi toprağa gömüyorum ve sana

olan aşkımı mavisiz yarınlara tohum olsun diye

ekiyorum....

Görüyor musun seni ne kadar sevdiğimi....???



Bu kadar mı diye düşünme...Dur ve Dinle....


Hazanda esen rüzgarla savrulan sararmış kuru yaprağın

koybolacağını bilsede...İlkbahar da delice esen rüzgara

meydan okuduğunu.....

Takvimden yaprak düşerken , nefesim kesilirken ,

hücrelerim bir bir kururken hayatımın son demini

yaşayacağımı bilsemde , ölümü karşıma alsamda....


VAZGEÇMEM SENDEN


Söyleyeceklerim bunlar....Şimdi git gidebileceksen.....


Kalırsan ÖMRÜM olursun....


Gidersen SONUM olursun....




Seni dinliyorum......


Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

8/2/2008 - BİR DEMET HAYAL..

Kategori: resimli siirler






Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Atlar,Atyarışları,Talihoyunları,şiir,edebiyat,resim,mizah

Kategoriler

  • ask
  • at yarislari
  • ATLAR
  • cocuk
  • dijitaluyduinfo
  • edebiyat
  • guncelkeyler
  • KADIN
  • mizah-fikra
  • on numara
  • resimli siirler
  • SAGLIK
  • sayisallotto
  • sevdigim resimler
  • siirler
  • sinama TV
  • teknoloji
  • uyduinfo
  • Arkadaşlarım

    genocide
    tibette7yil
    ercansen
    senembugulu
    denemeyarismasi
    yagmur056
    greenroad
    nuranayaan
    berkanbjk
    denizhancb
    fatoscb
    fatmacik
    eroman
    yust
    cestirtrooy
    everybreathyoutake
    nursalkimi
    angeloflove
    kiraztanem
    meleqqqm
    ecem
    rosin
    dezmavi
    sanartist
    ilkerbjk
    hayalleringemisi
    alperk
    AtYarislari
    Hobilendik
    netmaymunu
    haylazguzel
    cembudulgan
    guzellikoyu
    gifdunyasi
    Romantikmeyhane
    saraykoy
    yagmurtuana
    atyarisialtili
    altilibul6
    huzunadasi
    benyaziyorum
    BestHotels
    SifaliBitkilerimiz
    vacations
    bebekveresimleri
    HealthCare
    MakyajTeknikleri
    SacBakimiYontemleri
    yemektariflerimiz
    gokhantr
    hakan1
    elifsule
    BebekSagligi
    MeyvelerinFaydalari
    benyaziyorumsiyaset
    AnimalImages
    erkekbebekresimleri
    koparanfikralar
    TurkeyVacations
    mizikci
    MeyvelerinFaydasi
    funnyimages
    FranceVacations
    BlogYardim
    enygmus
    evlilikhakkinda
    lezzetliyemek
    mecnun4
    sacmodelleri
    sifaniyetine
    tadimliktarifler
    horseracing
    sinanganyan