1/2/2007 - 3 kardeş ve kadı

Yasli ve zengin bir adamin hepsi birbirinden zeki üç oglu varmis. Bir gün amansiz bir hastalikla yataga düsen yasli adam verasetini açiklamak için ogullarini yanina çagirmis.
- ogullarim benim vaktim geldi artik, ecel kapida. ben ölünce tabi ki mallarimin hepsi sizin ve siz çok zekisiniz ama siz mallarimi bölüseceksiniz diye birbirinize düsmemeniz için sehrin kadisina gidin. o kadiya benim selamimi söyleyin o size mirasinizi bölüstürür.
ve adam ölür ogullari da babasinin istegi üzerine kadiya gitmek için yola düserler. tabi yesillik yerlerden, çölden, yagmurdan, çamurdan felan geçerler. derken önlerine bi adam çikar ve bizim 3 biradere sorar;
- efendiler ben devemi kaybettim siz yolda bir deve gördünüz mü? der.
büyük kardes sorar; - tek gözü körmüydü adam 'evet' der.
ortanca kardes sorar; - kuyrugu kesikmiydi adam 'evet' der
küçük kardes sorar;
- bir ayagi topalmiydi adam ona da 'evet' der.
bu sorulardan sonra 3 birader devesini kaybeden adama biz senin deveni görmedik derler. adam birden sinirlenir. 'yaa nasil olur. hem bütün özelliklerini bildiniz hemde görmedik diyorsunuz. bende sizinle beraber gidecem ve gittiginiz yerdeki kadiya sizi sikayet edecegim' der. biraderlerde 'olur gel' derler.
ve sonunda kadinin yanina varirlar, huzuruna çikarlar. 3 birader der ki; - efendim bizim babamiz vefat etmeden önce mirasi bölüsmemiz için size gelmemizi söylemisti. biz de bu yüzden geldik.
kadi devesini kaybeden adama döner ve; -sen niye geldin. der
adam da: efendim ben devemi kaybettim. yolda bunlari gördüm. onlara devemi gördünüz mü dedim onlarda devemin bütün özelliklerini bildikleri halde görmedik dediler. ben bunlardan süpheliyim - der.
kadi biraderlere döner ve sorar:
- sen nerden bildin tek gözünün kör oldugunu. - efendim, yolda gelirken yesillik yerden geçtik. baktim ki yesilliklerin hep bi tarafindan yenilmis öbür tarafina yanasmamis bile. tek gözünün kör oldugunu oradan anladim.
- peki sen nerden bildin kuyrugunun kesik oldugunu. - efendim, yolda gelirken deve pisligi gördüm. devenin pislikleri hep daginik düsmüs. halbuki kuyrugu olsaydi hep toplu düserdi. oradan bildim kuyrugunun olmadigini.
- peki sen nerden bildin bi ayaginin topal oldugunu. - efendim, gelirken çölden geçtik. baktim ki devenin 3 ayaginin tam izi bir de yarim ayak izi var. tek ayaginin topal oldugunu oradan anladim.
kadi devesini kaybeden adama döner ve 'kardesim bunlar senin deveni görmemisler' der. kadi o adami gönderir ve düsünür 'ulan bunlar benden zeki ben bunlara nasil miras bölüstürecegim. neyse ben bunlara bi ziyafet vereyim sonrada kapi arkasindan dinleyeyim bakalim ne konusuyorlar' diye düsünür ve bizim 3 biraderi evine götürür hanimina güzel bi ziyafet hazirlattirir yemek gelir ve kadi 'siz yemeginizi yiyin ben bi yere varip gelecegim' der ve kapi arkasina geçer.kardeşleri dinlemeye başlar...
büyük kardes der ki; - yaa kuzu çok iyiymiste, keske köpek emmeseydi.
kadi sasirir.
ortanca kardes der ki;
- yaa sarap iyiymiste, keske mezar topragindan yapmasalardi. kadi iyice sasirir.
küçük kardes de der ki; - yaa bu kadi iyi de, keske …………….. çocugu olmasaydi.
kadi bu lafi duyar duymaz gelenlerinde zeki oldugunu düsünerek hemen arastirmaya gider.
kuzuyu aldigi adama 'bu kuzu ne emdi' diye sorar. adamda 'kuzunun annesi öldüydü bende kapinin önünde yatan köpege emzirttim' der. daha sonra sarabi aldigi adama gider ve 'bu sarabin topragi nerden' diye sorar. adamda 'valla bizim burada en güzel toprak mezarlikta var, bende mezar topragindan yaptim' der.
kadi 'ulan bunlar ikisinide bildi' diye düsünerekten annesinin yanina gider ve 'benim babam kim' diye sorar.
anneside 'oglum baban savasa gittiydi bende iste biriyle gönül eyledim' der.
kadi bu saskinliklar içinde bizim 3 biraderin yanina gider ve baslar sormaya.
büyük kardese; - söyle bakalim kuzunun köpek emdigini nerden bildin. - nerden olacak. bak kuzunun budunun bu kenarında yag olmaz. ama köpegi emdigi için burada yag var.
ortanca kardese; - söyle bakalim sarabin mezar topragindan oldugunu nerden bildin. - nerden olacak. içiyorum içiyorum zevk yerine keder veriyor.
ve küçük kardese sorar;
- söyle bakalim sen benim ……………… çocugu oldugumu nerden bildin.
- nerden olacak. ……………. çocugu olmasan kapi dinlemezdin.
|
| |
|
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
31/1/2007 - afrika ruleti

üç denizci bir denizkızını kurtarır. Deniz kızı bunlara der ki; 'Ben efsane değilim, işte görüyorsunuz.. ama sihirli bir yaratığım. Siz hayatımı kurtardınız. Bende sizin birer dileğinizi gerçekleştireceğim. Dileyin benden ne dilerseniz? Birinci denizci dilemiş 'Zekamı 2 katına çıkar! 'Hay hay demiş deniz kızı. Denizci bir anda japon malı sonar aletinin gerçekte nasıl çalıştığını anlamış, sadece resimlerine bakarak monte etmeye başlamış. İkinci denizci atılmış 'Benim zekamı 3 katına çıkar! 'Olur' demiş deniz kızı. O da bir anda gökyüzüne bakarak dünyanın eğiminde aslında bir sapma olduguna dair formülü tersten ve latince kaleme almaya başlamış Üçüncü denizci bağırmış 'Benim zekamı 10 katına çıkar! 'Yapamam ' demiş deniz kızı. 'Yaparsın ' demiş denizci. 'Hayır ne istedigini bilmiyorsun. Ne söylediğini de bilmiyorsun. Her sey değişecek ama her şey.
Dünyayı bambaşka bir gözle göreceksin. Eski yaşamınla hiçbir şekilde uzlaşmayacak bir boyuta geçeceksin. Bundan pişman olabilirsin. Dilersen sana 1 milyon dolar vereyim, bundan vazgeç' demiş deniz kızı. 'Baska hiçbir isteğim yok, zekamı 10 misli arttır! demiş denizci. 'Peki 'demiş deniz kızı.. ve üçüncü denizci bir kadına dönüşmüş.. * * * * * * * * Ilk dogumunu yaptiran stajyer doktor, yaninda kendisini izleyen hocasina sordu: - Nasil buldunuz hocam? Profesör: - Iyi, iyi... dedi. Yalniz, dogumdan sonra annenin poposuna degil, bebegin poposuna saplak vurulur! .. * * * * * * Doktor, mauyenehanesine geldi, çantasini birakip önlügünü giydi, bekleme odasinin kapisindan basini uzatip seslendi: - En çok kim beklediyse sira onun, gelsin. Bekleyenlerden biri ayaga kalkti: - Öyleyse sira benim, doktor bey. Altiay önce aldiginiz televizyonun taksiti için gelmistim! .. * * * * * * *
Doktor, uykusuzluktan yakinan isadamina: - Her gece, dedi, yataga yattiktan sonra 25 bin koyun sayin. Ilaçtan daha etklidir bu yöntem. Üç gün sonra hasta yeniden geldi: - Söylediginiz gibi 25 bin koyun saydim, doktor. Sonra bunlardanyün elde ettim. Egirip kumas dokuttum. 20 bin takim elbise çikacagini hesapladim. Simdi terzi parasi ile astari nereden bulacagimi düsünüyorum. Yine uyku tutmuyor! .. * * * * * * * *
Adamın biri yolda yürürken küçücük çocuğu elindeki sigarayı]görmüş, yanına gitmiş: -Evladim bu yaşta sigara içilir mi, daha çocuksun sen, yazık diil mi? Çocuk adama bakmış bakmış ve sigarasını içmeye devam etmiş.. Adam sormuş: - Kaç yaşındasın sen? - Altı yaşındayım - Altı mı! ! ! ! ! ! ! ! Aman Allahım! ! ! ! ! ! Sigaraya ne zaman başladın? ? - İlk kez biy kadınla yattıktan sonra.. - NEEEEEEEEEEEEE? NE ZAMANDI PEKİ? ? ? ? ? ? ? ? - Hatııyyamıyoyum çok sayhoştum....... * * * * * * * *
Bir Afrika ülkesinin devlet başkanı Rusya'ya Vlademir Putin'e ziyarette bulunur. Resmi görüşmeler biter. Akşam yemeğinde rus ruletini öğrenir ve cok beğenir. Vlademir Putin'e kendi ülkesine geldiğinde Afrika ruletini öğreteceğine söz verir. Bir zaman sonra Vlademir Putin bu ülkeye gider. Resmi görüşmelerden sonra ' sayın başkanım, bana afrika ruleti öğreteceğinizi söylemiştiniz' - Tabii sayın Putin, yanlarına 6 tane birbirinden güzel ve çıplak kız getirilir. Afrikalı başkan işte sayın Vlademir Putin bunlardan seçtiğiniz bir tanesi bu gece sizinle kalacak. - Vlademir Putin ' iyi ama bunun heyecan neresinde? Afrikalı başkan: Bu kızlardan biri YAMYAM * * * * *
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
31/1/2007 - HERKESİ TANIYAN KADIN

HERKESİ TANIYAN KADIN
Bir mahkeme salonu düşünün… Bir davada tanıklık etmesi için kürsüye yaşlı bir teyzeyi çağırırlar.. Kadın yerine oturur ve davalının avukatı kadına yaklaşır…
- “Bayan Jones.. Beni tanıyor musunuz? ” Yaşlı teyze cevap verir:
- “Ah evet Bay Williams sizi çocukluğunuzdan beri tanıyorum.. siz taa o zamanlar bile aileniz için tam bir baş belasıydınız.. sürekli yalan söylüyorsunuz, karınızı komşunuzla aldatıyorsunuz, en yakınım dediğiniz insanların arkasından konuşuyorsunuz, 2 dolar fazla kazanmak için herkesi satarsınız…”
Davalının avukatı başta olmak üzere bütün salon şok olur.. Adam ne yapacağını bilemez bir halde kadına tekrar sorar:
- “Peki Bayan Williams, ya karşı tarafın avukatını tanıyor musunuz? ” Kadın yine cevapLar:
- “Elbette tanıyorum.. çocukLuğunda ona dadılık yapmıştım.. Tembel, ödlek ve alkolik adamın tekidir.. etrafında bir tek dostu yoktur ve herkes onun hala geceleri altına kaçırdığını söylüyor..”
Yine herkes şokta.. bütün salonu bir gürültü kaplar.. hakim kürsüye tak tak tak vurup herkesi susturur ve her iki tarafın avukatını da kürsüye çağırır.. Ve ikisine de eğilmelerini söylerek kulaklarına şunu fısıldar…
- “Eğer bu kadına beni tanıyıp tanımadığını sorarsanız ikinizi de harcarım
ŞARAP
Temel çok para kazanmış. Ailece en lüks lokantaya gitmişler. En pahalı şarabı seçip ısmarlamış. Garson: - Hangi yıl tercih ederdiniz, diye sorunca, - Pi mahzuru yoksa hemen isteyrum.
TÖREN
Adamın biri yine Karadeniz’i gezerken bakmış bir tepenin üzerinde Lazlar dansediyor ve ara sıra aralarından birini tepeden aşağı atıyorlar. Adam korka korka Lazların yanına yaklaşıp sorar: - Pardon ama ne yapıyorsunuz? - Körmüsün daa, Temel atma töreni yapıyoruz
MÜESSESE...
Temel’in eczanesine genç ve güzel bir kadın girmiş. Tartının üzerine çıkıp parayı atmış. Beğenmemiş, manto ve ceketini çıkarmış ve para atıp tekrar tartılmış. Yine sıkılmış, eteğini çıkarınca temel atılmış, parayı atmış, - Tevam edin puntan sonrasi müesseseden.
|
| |
|
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
28/1/2007 - tıkı Biil gibi

Taksi ışık için durmuş, adamda kapıyı açıp içeri binmesi ile kapıyı kapatmış, araba hareket etmiş.. "10 saniye gecikseniz hareket etme zorunda kalacaktım. Harika bir zamanlama!" demiş şoför.. "Tıpkı Bill gibi!" "Kim?" "Bill Smith.. O her şeyi mükemmel yapan biridir..!" "Poh!" demiş adam, "Herkesin yapamadığı bir şeyler vardır..!" "Bill için bu kural geçerli değildir!" demiş şoför.. "Muhteşem bir sporcudur.. Teniste üstüne yoktur, Pavarotti gibi şarkı söyleyebilir, Broadway starları gibi dans edebilir!" "Bill gerçekten acayip biriymiş!" demiş adam.. "Oh! evet!" diye devam etmiş şoför,"Bill'in müthiş bir hafızası vardır, herkesin yaş gününü hatırlar, şarap konusunda bir numaradır, ne hangi çatalla yenir, bilir.. Her şeyi tamir edebilir.. Benim gibi beceriksiz değildir.. Ben bir sigorta değiştirsem mahalle kararır.." "Bu Bill'i çok iyi tanıyorsun" demiş müşteri.. "Yooo" demiş, şoför.. "Hayatımda hiç görmedim!" "Peki, nasıl bu kadar çok şey biliyorsun hakkında?" "Sorma!" demiş şoför, "Onun eski karısıyla evliyim!.."
|
| |
|
|
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
28/1/2007 - kötü bir niyetiniz yoksa

Adamin biri belediye otobüsünde ayakta giderken genç güzel bir hanimin yani bosalir Ve oturmak için izin ister.
-Pardon hanfendi yaniniza oturabilirmiyim ? Der.
-Tabii kötü bir niyetin yoksa oturabilirsin diye yanitlar.
Bir süre sonra kadin inecegi duraga gelince müsaade ister ve kapiya dogru yönelir. Adamda pesinden kalkarak kapiya yaklasir ve
-Hanfendi bende sizinle birlikte inebilirmiyim der.
Kadin:
-Tabii kötü bir niyetiniz yoksa inebilirsiniz der Ve birlikte inerler. Kadin yoluna devam ederken adamda pesinden kosarak Kadinin Yanina gelir. Yüzsüzlük bu ya adam yine kadina
-Hanfendi sizinle birlikte yürüyebilirmiyim der
Kadin yine gayet kibar tabii : -Kötü bir niyetiniz yoksa birlikte Yürüyebiliriz der.
tabii artik evine yaklasmistir.C ebinden Anahtarini çikarip kapisini açar ve tam içeri Girecekken bizim yüzsüz yine gelir ve kadina
-Hanfendi kusura bakmazsaniz bir sey daha söyleyeceyim izin veririmisiniz.
Kadin: -Tabii
Adam: -Bende sizinle içeri girebilirmiyim der
Kadin: -Kötü bir niyetiniz yoksa sizde içeri girebilirsiniz der.
Derken epey bir zaman geçer gece olur ve kadin için artik yatma vakti gelir ama Adam varken bir türlü yatamaz. Onun gitmesini bekler. En sonunda uykusuzluga dayanamayarak Adama yatacagini söyleyerek.
-İsterseniz siz de salonda yatabilirsiniz
Diyerek yatak odasina yönelir. Adam da oturdugu yerden kalkarak kadinin arkasindan yatak odasindan içeri girer ve Kadina,
-Hanfendicigim ben de sizinle yatabilirmiyim der.
Kadin:
-Tabii kötü niyetiniz yoksa sizde benimle beraber yatabilirsiniz der. Ve yorgani açarak kadinin yaninda yerini alir. Adam kadina son birdefa daha rica ederek
-Hanfendi çok seyler istedim ama izin verirseniz. Bir aliskanligim var her aksam yatarken karimin göbek deligini parmagimla oynayarak uyumaya çalisirim sizinkiylede oynayabilirmiyim der.
Kadin yine -Kötü bir niyetiniz yoksa oynayabilirsiniz der
Ve yatarlar.Artik sabah olur kalkarlar Kadin kahvaltiyi hazirlar.Beraber kahvalti Ederler.Bu sefer kadin adama bir sey sorar
-Hani dün aksam bir huyunuzdan bahsettiniz ya karinizin hep göbek deligini parmaginizla oynardiniz. Benimkiylede oynamak istediginizi söylemistiniz. Ama parmaginizla oynadiginiz yer göbek deligim degildi der.
Adam:
-"Olsun oda benim parmagim degildi zaten der."
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
28/1/2007 - MÜKEMMEL EŞ ve AYRILAN KOCASI

|
MÜKEMMEL EŞ ve AYRILAN KOCASI
Eski Roma'nın ünlü generallerinden birinin eşi dünya güzeli bir kadınmış. Kültürü, neşesi, ev sahibeliği üslubuyla benzeri güç bulunur bir 'şahane kadın'
Boşanacakları haberi çıkmış, bütün Roma bu haberle çalkalanıyor. Yakın arkadaşları bir cesaret konuyu açmışlar generale: - Eşin Roma'nın en güzel, en beğenilen, gıpta edilen kadını, diye başlamışlar; lafı birbirinin ağzından alarak dakikalarca övdükten sonra, sözü şu suale getirmişler. Nasıl olur da ondan ayrılmayı düşünebilirsin?
General bacağını uzatarak: - Çizmemi beğendiniz mi önce onu söyleyin bana, demiş.
- Çok güzel!
- Tay derisinden yapılmıştır. Sicilya'nın en marifetli çizmecisi tarafından, kendi eliyle, benim için yapılmıştır. Bir benzerini bulamazsınız.
- Belli, demiş arkadaşları. Benzersiz derken de haklısın. Ama bunun, bizim sorumuzla ne alakası var?
Arkadaşlarının merakını iki kelimeyle gidermiş general: - Ayağımı sıkıyor. Yürütmüyor
|
| |
|
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
24/1/2007 - bektaşi

Mevlevi, Bektaşi ve Softa yemekten sonra ikram edilen bir tepsi baklava için rüyaya yatarlar. En hayırlı düşü gören baklavayı alacak. Öneri kabul edilir. Yatar, uyurlar. Sabah olunca Sofu: - 'Ne düş gördünüz anlatın bakalım? 'der. Mevlevi sikkesini başına geçirerek: - 'Hayırdır inşallah göklere çıktım' der. Hoca da: - 'Ben ise düşümde cennete gittim,' der. Bektaşi: - 'Erenler, ben de gece birinizin göklere uçtuğunu, diğerinizin de cennette gezdiğini görünce, 'Artık bunlar fani dünyaya dönmezler' diyerek kalkıp baklavayı temizledim! ' der.
**************
Amerikalı bir turist bulduğu rehberiyle beraber Avustralya'yı gezmektedir. Rehber ve Amerikalı büyük bir çiftliğe gelirler. Amerikalı ileride otlayan koyunları fark ederek rehbere: -'Bunlar nedir'? diye sorar. Rehber: -'Koyun' Amerikalı: 'Yapma yahu, bizde koyunlar bunların iki üç katıdır' diyerek alaylı bir biçimde güler. Biraz daha ilerlerler ve otlayan inekleri görürler. Amerikalı yine sorar: -'Bunlar nedir? ' Rehber: -'İnek' diye yanıtlar. Amerikalı yine gülerek: -'Vay be bizim oralarda inekler bunların en az iki-üç katıdır'. der. Bir süre daha gittikten sonra önlerinde Kangurular geçer. Amerikalı sorusunu hemen yineler: -'Peki bunlar ne? ' Rehber hiç umursamadan yanıtlar: -'Çekirge'
**********
Adamın biri yabancı bir şehirde, bir evin kapısını çalarak şu ricada bulunur: -Pek susadım, buralarda su bulamadım, lütfen bana bir bardak su verir misiniz? Kapıyı açan çocuk, adamın yüzüne bakarak, kısa bir tereddütten sonra: -İstersen ayran getireyim, der. Adam bu teklifi teşekkürle kabul ettikten sonra, çocuk bir çanak ayran getirir. Adam ayranı içtikten sonra çocuk: -İstersen daha getireyim, der. -Zahmet olur yavrum. -Hayır, zaten bu ayranın içine fare düştüğü için nasıl olsa dökecektik! Bunun üzerine, adam iğrenerek, elindeki ayran çanağını hiddetle yere atıp parçalayınca, çocuk feryadı koparır: -Anne, kapıdaki adam köpeğin çanağını kırdı!
*********
Adamın biri otobüse biner. Karnı çok açtır. Aklından 'Keşke şimdi iki hamburger olsa da yesem diye düşünür'. Yanında duran kız: 'Şunlardan bi tanesini de bana ver' der. Adam şaşırır: 'Herhalde bana söylemedi diyerek', hamburgerleri düşünmeye devam eder. Biraz sonra kız sesini sertleştirerek:' 'Ver artık şunlardan birini' der. Adam afallar: 'Ketçap-mayonez de olsun mu? ' der. Kız da: 'Ya manyak mısın nesin. Şu asılı tutacaklardan bir tanesini ver de biz de tutunalım, ikisini de işgal etmişin.'
********************
Güzel bir bahar gününün sabahynda İETT şöförü garaja gider, otobüsünü çalıştırır ve yola çıkar. Sorunsuz bir şekilde bir duraktan diğerine ilerler. Yolcularını alır, indirir. Derken; durağın birinde iri yarı, güçlü kuvvetli ve oldukça tehlikeli görünüşe sahip bir adam otobüse biner. Şöföre sert bir bakış fırlatır ve, Karagümrüklü bilet atmaz.' diyerek arkadaki bir koltuğa geçer ve oturur. Ertesi gün, ondan sonraki gün ve hergün aynı şey tekrar olur. Karagümrüklü, aynı sözlerle ve aynı sert bakışlarla bilet atmadan koltuğa geçip oturur. Bu durum otobüs şoföründe kompleks yaratmaya başlar. Hat değiştirme dilekçesi de red edilince son çare olarak bir jimnastik kursuna yazılır. Her akşam devam ettiği kursta; judo, karate, aikido ve benzeri tüm dövüş teknikleri konusunda ihtisas yapar. Yazın sonlarına doğru, kendine güveni olan iyi bir dövüş ustası haline gelmiştir. Kursları bitirdiğinin ertesi günü tekrar otobüsüyle yola çıkar. Uzaktan, Karagümrüklü'nün durakta beklediğini görür. Sinirini gizlemeye çalışırken, dişlerini gıcırdatarak otobüsün kapısını açar. Karagümrüklü otobüse biner, şöföre sert bir bakış fırlatır ve, Karagümrüklü bilet atmaz.' diyerek ilerleyecekken tam o sırada, sıkı bir kavgaya hazır olan şöför birden koluna yapışır: - Neden atmıyormuşsun? ? Şöföre şaşkınlıkla bakan adam şöyle der: - Karagümrüklü'nün mavi kartı var.
************
bir erzurum'lu para kazanmak maksadıyla bir süre gurbete gider.. Memlekette hatun onu bekler. bir süre sonra adam gurbetten döner..eşine çok güzel bir kol saati hediye almıştır..kadın buna çok sevinir... kocasının gurbetten getirdiği kol saatini kolunu gere gere taşımaktadır. Bir yandan da bahçeye yıkadığı çamaşırları asar. Yeni saati gören komşusu dişi kuşa saatin kaç olduğunu sorar. Saatin rakamlarından çok görüntüsü ile ilgilenen, okuma yazma bilmeyen kadın kolundaki saate bakar ve cevap verir: 'Guşluği beş geçir'...
***********
Birgün kapı çalınmış. İçerdeki papagan; 'Kim o? ' demiş. Kapıdaki; 'Elektrikçi' demiş. İçerden ses çıkmayınca elektrikçi tekrar zile basmış. Papağan yine sormuş; 'Kim o? ' Adam tekrarlamış; 'Elektrikçi'. 'kim o? ' 'elektrikçi.' ve bu böyle devam etmiş. Sonunda zavallı elektrikçinin kalbi buna dayanamamış ve oracıkta yığılıp kalmış. Bir süre sonra ev sahibi gelmiş. Tam kapıyı açacağı sırada ışıklar sönmüş ve kadının ayağı birşeye takılmış. Kadın; 'Kim o? ' diye korkuyla bağırmış... İçerden papağan cevap vermiş; 'Elektrikçi! ! ! '
***************
Sibirya'nın köylerinden birinde cenaze mezarlığa doğru götürülüyormuş. Mısır tarlasının ortasında tabut köylülerin ellerinden düşüvermiş. Tabutun içindeki ceset düşüp dereye yuvarlanmış. Akıntı, cesedi dinamitle avlanan balıkçıların yanına sürüklemiş. Balıkçılar 'Acaba adamı dinamitle biz mi öldürdük' diye endişeye kapılarak cesedi askeri kışlanın tellerine bırakmışlar. Nöbetçi er, bölgeye birinin yaklaştığını düşünerek cesedi yaylım ateşine tutmuş. Hemen ambulans çağrılmış. Delik deşik olan ceset hastaneye kaldırılmış. Operasyon altı saat sürmüş. Ameliyattan çıkan doktor alnından akan terleri silmiş ve 'çok zor oldu ama galiba yaşayacak' demiş.
*************
İstanbul'a gurbete giden Erzurum'lu, dönüşte karısına İstanbul'lu hanımların, akşam eve dönen kocalarını, kapıda nasıl karşıladıklarını 'Hoş geldin kocacığım, üşümüşsün, yorulmuşsun! ' gibi kibar, nazik laflar ettiklerini anlatmış. Belli ki o da karısının kendisini öyle karşılamasını istiyor.kadın kocasını dikkatle dinledikten sonra,dediği gibi şehirli nazik kadınlar gibi olmaya ve davranmaya karar vermiş.. ve bu kararını uygulamaya başlamış hemen.. Akşam adan eve gelmiş, kar, tipi, soğuk, karısı kapıyı açmış:olanca nezaketini takınmış ve: -Uyiyy kocacığım, it gibi titriyirsin...
***************************
Abartıcı bir kişi olarak tanınan hattat İzzet Efendi bir dostuna: - Dün gece sabaha kadar oturdum, bir Kur’an yazıp bitirdim, demiş. Az sonra dostu söze girmiş: - Geçen Ramazan’da Kandilli’ye, bir iftar yemeğine gidiyordum. Boğaziçi’nde öyle bir fırtına çıktı ki... Dalgalar bindiğim kayığı sahildeki minarelerin şerefelerine kadar çıkardı. Kayık dalgalar arasında sallanırken iftar oldu, toplar atıldı. Ben de sigaramı kandillerden yakıp orucumu bozdum. Mustafa İzzet Efendi bağırmış: -Yalan! .. -Yalansa, senin dün gece yazdığın Kur’an-ı Kerim çarpsın. |
| |
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
19/1/2007 - Asıl son, bu son...

Asıl son, bu son...
yürüdüğümüz kaldırımlardan geçtiğim, bağırarak söylediğimiz şarkıları dinlediğim, seni seviyorum yazdığımız duvara son bakışım.. oysa ne çok sonlar yaşamıştık beraber.. hep başlangıcı olan sonlardı.. aslında tekrar başlattığımız aşkımız değil tükenişliğimiz başlangıcı olmuş.. bilsen ne kadar iyi anlıyorum artık bunu.. senelerce bu bitiş içinmi sevmiştim seni.. bilsem böylesine adarmıydım sana kendimi..
gidiyormusun deme bana.. sende bittiğimi anladığım gün gitmem gerekirdi aslında.. bugüne kadar nasıl buralarda kaldım nasıl sabrettim bilmiyorum.. artık camdan her baktığımda acaba görürmüyüm diye düşünüp içim acımıycak.. önünden geçerken gördüğüm her cafede izin olmıycak.. burada böyle demişti diyip kendi aptallığıma yakınmıycam.. beni sevdiğin yalanına keşke daha fazla inanabilseydim..
sana hoşçakal diyorum duymasanda.. bu son o sonlardan değil sevgili.. bu çok başka.. yüreğinden olduğu gibi bu şehirdende gittiğimi öğrenince anlıycaksın gerçek son'u.. verdiğin tüm yaralara rağmen yüreğimde kalan sağlam yanımla iyi bak diyorum kendine.. çünkü bu hasarlı yürek nereye gidersem gideyim hep sende... bilmesende...
'vakit tamam seni terk ediyorum bütün alışkanlıklarımdan öteye yorumsuz bir hayatı seçiyorum doymadım inan kanmadım sevgiye! ! ! '
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
17/1/2007 - viagra

Sabah saat 9'da Perizat Hanım, kocası Burhan'a sormuş 'Kocacığım, kahvaltı ister misin? Biraz kızarmış ekmek, peynir, reçel, çay, yumurta filan? ' Burhan 'Yok be canım' demiş 'Bu viagra iştahımı kesti.' Öğlen saat 1'de Perizat Hanım yine sormuş: 'Burhan'cığım, sana yemek vereyim mi? Köfte, pilav, fasülye,yoğurt filan? ' Burhan yine 'Yok be karıcığım' demiş 'Bu viagra iyice iştahımı kesti.' Akşam üstü saat 5'te, Perizat tekrar sormuş 'Biraz çay ister misin? Yanında da çikolatalı bir pasta, biraz tuzlu çörek? ' Burhan yine 'Bu viagra iyice iştahımı kesti' diyerek red etmiş. Aksam saat 8'de, Perizat sormuş 'Sana güzel bir salata,ızgara bir balık,biraz meze ve bir kadeh de rakı vereyim mi? ' Burhan yine 'Bu viagra....' diye başlarken. Perizat, 'O zaman' demiş 'Lütfen üstümden kalk artık, açlıktan gebereceğim! '
|
| |
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
17/1/2007 - Temel ve beş arkadaşı

TEMEL İLE 5 ARKADAŞI OTURMUŞ MUHABBET EDERLERKEN CANLARI SIKILMIŞ. NE YAPALIM, NE YAPALIM DERKEN TEMEL ATLAMIŞ ORDAN, - HADİ RUS RULETİ OYNAYALIM. TAMAM DEMİŞLER. ALTISIDA ÖLMÜŞ! ! ! ! ! ! ! ! !
*******************************************************************
Arkadaşı Karadenizliye sormuş: -Yalnızken kendi kendine konuşma huyun var mıdır? -Ben kendi kendime konumam, demiş karadenizli.Adamı gözümün önüne getiririm, öyle konuşurum.
________________________________________
///////////////////////////////////////
Temel seçimde aday olmuş. Büyük kalabalığa konuşma yapacak, hazırlanmış kürsüye çıkmış, cebinde kağıdı aramış bulamamış. -Sevgilu hemşehrilerum, puraya celurken neler söyleyeceğumu pir Allah pir de pen bilurdum. Şimdi ise sadece Allah piliy, konuşmamiz pitmiştur.
////////////////////////
Çok uzun yıllar önce ameliyatların açık havada yapıldığı bir dönemde, Temel, göz ameliyatı için masaya yatmış. Doktor birini çıkarıp gerekli ameliyatı yaparken gökten süzülen bir atmaca gözü kaptığı gibi havalanmış. Gözden ümidi kesen Doktor çaresizlik içinde kıvranırken merada otlayan bir keçiyi görmüş, hemen koşup boğazladığı gibi keçinin gözünü çıkartıp Temel'e takmış. Durumdan haberi olmayan Temel bir süre sonra taburcu olmuş. Aylar sonra Temel Doktoruyle yolda karşılaşmış. Doktor Temel'e sormuş; -Nasıl, ameliyattan sonra gözünden memnun musun? Temel cevap verir; -Allah razı olsun. Közlerum eyi köriy ta yalnız habu sağ közümte pi tuhaflık var. Pir yeşilluk kördum mi ayaklarum peni oriye çekiy.
////////////////////////////
Kadın Ne İster?
Temel Cemal'a sorar: - Söyle pakalum. Pi karunun en çok isteduğu şey nedur? Cemal: - Çuzel olmak. Temel: - Pilemedun, hayir, pilemedun.kendusundan Paşka bütün karilarun çirkun olmasidur.
////////////////////////////////////////////////
Temel kaynanası ile birlikte İstanbul'a giderken bindikleri gemi yolda fırtınaya tutulmuş ve batmak üzere imiş. Kaptan anons yaparak yolcuların ağır eşyalarını denize atmalarını istenmiş. Temel'in kaynanasını suya attığını gören kaptan sormuş: -Kadını niye denize attın? Temel: -Penum en ağır yüküm oydi. Diye cevap vermiş.
/////////////////////////////
Temel bir papağan almış. Papağan konuşmuyor. - Eğitmek lazım siz devamlı tekrarlayın o zaman kelimeleri öğrenir. Satıcı iki ay sonra telefon ederek durumu sormuş. Temel cevap vermeye kalmadan arkadan papağanın sesi gelmiş. - offff konuşmayi, offfff konuşmayi, offffff konuşmayi
///////////////////////////////////
Açık denizde geminin kaptanı ölünce Karadeniz'li diyerek Temel'i kaptanlığa getirirler. Bir gün derken işler iyi gider, fakat üçüncü gün sabaha karşı gemi karaya oturunca bütün tayfalar; -Ne ettin de karaya oturttun gemiyi kaptan? Diye sorunca Temel cevap verir: -Pen pişey etmedum... Teniz pitti.
//////////////////////
Temel dinlediği bir fıkraya 4 kere gülmüş: 1) Anlatılınca 2) İzah edilince 3) Anlayınca 4) Hala anlamadığını anlayınca
///////////////////////////
Evlilik uzerine yorumlar
1- En toz pembe baslayan evlilik 5. yilinda nomale doner (5 yilinizi bosa harcamayin) 2-Evlenmenin iyisi olabilir ama harikasi olamaz. (iyilik icin bu kadar ugrasmaya degmez.) 3-Evlenme davaya benzer. Taraflardan biri mutlaka memnun degildir (daha az masrafla daha mutlu olabilirsiniz.) 4-askla evlilik zeytinyag ve su gibidir. Birbiriyle hic bagdasmaz. (tekbasina zeytinyag daha iyidir) 5-Evlilikte mutluluk aramayin (zorla guzellik olmaz) 6- Namuslular erken evlenir akillilar asla...(namuslu olmaya luzum yok) 7-Evlilikte mutluluk geceyarisindan sonra baslar (eslerden birisi uyumus olur.) 8-Evlilik askin mezaridir. (kim diri diri mezara girmek ister ki?) 9-Evlenip mukemmel esi bulmak yerine mukemmel olmayanlarla vakit gecirmek daha iyidir. (boylece vaktinizi daha iyi degerlendirmis olursunuz) 10- Bosanmak da evlenmek kadar kolay ve cabuk olmalidir. (boylece zevkine varabilirsiniz) 11- Unutmayin, evlilikte mutlulugun tek bir ilaci vardir (dogum kontrol hapi) 12-Eger zeki, esprili seksi, yumusak ve guven duyabileceginiz bir es ariyorsaniz asla evlenmeyin (sinemaya gidin daha mutlu olursunuz) 13- Evden bahsedildiginde akliniza yatak odasi yerine yemek odasi geliyorsa, zaten is bitmis demektir. (hic bosuna zahmet etmeyin)
|
| |
|
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
Atlar,Atyarışları,Talihoyunları,şiir,edebiyat,resim,mizah
Kategoriler
askat yarislariATLARcocukdijitaluyduinfoedebiyatguncelkeylerKADINmizah-fikraon numararesimli siirlerSAGLIKsayisallottosevdigim resimlersiirlersinama TVteknolojiuyduinfo
Arkadaşlarım
• genocide • tibette7yil • ercansen • senembugulu • denemeyarismasi • yagmur056 • greenroad • nuranayaan • berkanbjk • denizhancb • fatoscb • fatmacik • eroman • yust • cestirtrooy • everybreathyoutake • nursalkimi • angeloflove • kiraztanem • meleqqqm • ecem • rosin • dezmavi • sanartist • ilkerbjk • hayalleringemisi • alperk • AtYarislari • Hobilendik • netmaymunu • haylazguzel • cembudulgan • guzellikoyu • gifdunyasi • Romantikmeyhane • saraykoy • yagmurtuana • atyarisialtili • altilibul6 • huzunadasi • benyaziyorum • BestHotels • SifaliBitkilerimiz • vacations • bebekveresimleri • HealthCare • MakyajTeknikleri • SacBakimiYontemleri • yemektariflerimiz • gokhantr • hakan1 • elifsule • BebekSagligi • MeyvelerinFaydalari • benyaziyorumsiyaset • AnimalImages • erkekbebekresimleri • koparanfikralar • TurkeyVacations • mizikci • MeyvelerinFaydasi • funnyimages • FranceVacations • BlogYardim • enygmus • evlilikhakkinda • lezzetliyemek • mecnun4 • sacmodelleri • sifaniyetine • tadimliktarifler • horseracing • sinanganyan
|