umuda yolculuk

19/3/2008 - Torpil Nasil Yapilir?

Kategori: edebiyat



Yil 1934,
o donemde Milli Egitim Bakanligi Ulus'tadir.
Bakan ise Nigdeli Abidin OZMEN'dir.
Bakan, makaminda calismaktadir.

Kapi calinir.
Bakanin gur sesi: 'Giriniz!'
ATATURK'un Yaverlerinden biri,
yaninda iki cocukla makama girerler.
Konuklara yer gosterir ve zarfi acar.
ATATURK'TEN gelen bir mektuptur bu:
'Bay Abidin OZMEN, Milli Egitim Bakani...'
Abidin OZMEN zarfi ozenle acar
ve mektubu dikkatle okur:
'Yaver Bey'le, size iki fakir ve
kimsesiz cocuk gonderiyorum.
Bu cocukları, uygun göreceğiniz,
bir liseye (parasiz yatili olarak)
kaydini yaptirin... '

Bu, ATATURK'un bir emridir.
Kesinlikle yerine getirilecektir.
Bakan OZMEN, Orta ogretim Genel Muduru'nu
cağırtır ve su direktifi verir:
'Yaver Bey'in yanindaki
bu iki cocugun evrakini aliniz ve
bu cocukların Haydarpasa Lisesi'ne parali yatili
olarak kaydini yaptirip her ikisi icin de
ucer yillik parali yatili makbuzlarinin
'Veli ve odeyen hanesine
ATATURK'un ismini yazdirarak bana getiriniz. '
der.

Bakanin emri yerine getirilmiştir.
Abidin OZMEN de kisa bir mektup yazarak
Yaver Bey'le ATATURK'e yollar.

Mektubun icerigi soyle:
'Muhterem ATATURK,
Yaver bey'le gondermis oldugunuz
iki cocuk hakkinda emirlerinizi aldim.
Ancak, arkasinda Türkiye Cumhuriyeti'nin
kurucusu ve Cumhurbaskani ATATURK
gibi biri bulundugu icin;
bu iki cocugu fakir ve kimsesiz olarak kabul
etmeme, hem yasalarimiz, hem de
mantigimiz izin vermedi.

Bu nedenle her iki cocugun da
emirleriniz geregi Haydarpasa Lisesi'ne
parali yatili olarak kayitlarini yaptirdim.
Cocuklarin ucer yillik okul taksitlerine ait
makbuzlari ekte takdim ediyorum... '

ATATURK bu mektup uzerine, devrin Başbakani
Ismet Inonu'ye telefon ederek:
'Bak Senin Milli Egitim Bakanin bana ne yapti '
diyerek olayi anlatmis
İnonu, Bakan'i adına ozur dilemis.

ATATURK: 'Yok!' demis ozur dileme.
cok memnun oldum. Keske her devlet
adami bu medeni cesarete sahip olabilse ve
dogruyu gosterebilse .'



Tarihi degeri olan ve hicbir yerde yayimlanmayan
bu aninin unutulup gitmesine gonlu razi olmayan
Bakanin yegeni yuksek mimar H.Rahmi OZMEN
15.08.1985 günü bu mektubu
gazeteci yazar Vahap Okay'a iletir.
O da 15.09.1985 te gazetesinde yayimlar.
 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/3/2008 - Duydum ki Düğünün varmış! ~~~

Kategori: edebiyat









 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

23/2/2008 - Mavi

Kategori: edebiyat

Paylaşım yapan Whiterose

Eğer bir gün bir şarkı kanatırsa seni


Üzülme.


Eğer bir gün bir şarkı, seni sana, renklerine götürecekse

 

bırak götürsün.

 

Eğer bir gün sınırda gitmek ile dönmek arsında

 

kalırsam olduğun yere


gelirim.

 

 


Eğer bir gün sen gitmek ile dönmek arasında kalırsan

 

mavinin doğduğu yere


gel.


Mavi benim.

 


Şimdi sınırdayım, diyorsun. En çok şimdi turuncusun.

 

Gitmek ile kalmak


arasında denizler olmuş yüreğinde.


En çok şimdi turuncu dudaklarında titriyor.


Turuncu, sensin.


Sınırda kalan muhayyelimdir. Ölüp dirilen düşlerimdir.


Turuncu, özlemin en yoğun halidir.


Aşktır.


Turuncu sınırda olmanın, beklemenin, özlem

 

yoğunluğunun, iki ucun birleştiği


renktir.


Turuncu, en çok istediğinden kaçmandır ve en çok

 

kaçtığını derin bir kederle


istemendir; senin sınırda olman, gitmen ile kalman gibi.


Turuncu, sınırda olan tutkular ve duygulardır.


Karşıya geçsen de aklın kalır sınırın bu tarafında.

 

Geçmesen, yüreğin


yasakları dinlemez geçer.


Yüreğin turunculaşır, beynin girdap olur yutmak ister

 

turuncu duygularını.


Eğer bırakırsan duygularını kendini kurtarmak için

 

çocuğunu cellâda vermiş


anne olursun.


Turuncu, bekleyiştir. Her an firar edecek, sınır ötesine

 

geçecek bir kaçak


gibi tedirgin, heyecanlı, yüreği titrek ve ölümü

 

öpmektir.


Turuncu, maynaları dinelmeyen bir âşık, bir deli, bir

 

yaşam Savaşçısı gibi.


Turuncu ara bir renktir. Sevgi, tutku, aşk ve özlemin

 

arada olması gibi.


Kırmızı tektir; aşk olamaz; Sarı da öyle, ama ikisi

 

özlem olur, bekleyiş


olur.


Özlem ve bekleyiştir aşk.


Şimdi sınırdayım, diyorsun.


Biliyorum şimdi yüreğin turuncu akan bir nehirdir.


Öptüğün yüreğimi hamail yapıp saklıyorum, bir ömür

 

beni korusun diye.


Öptüğün yüreğimde gün doğar ve gün batar, bütün

 

renkler kırılır, sınırda


gitmek ve gitmemek arsında kalır.


Öptüğün yüreğimde, sevdiğin papatyalar açar, turuncu

 

üzerine kelamlar


yazarım:


Dudaklarım ve gözlerimle turuncu sokaklarına

 

geleceğim.


Bedeninin taşlarında parçalayacağım yüreğimi.


Birlikte yüzeceğiz kanayan papatyaların içinde.


Narçiçeklerini ve cam kırıklarınıEğer bir gün bir şarkı

 

kanatırsa seni


Üzülme.


Eğer bir gün bir şarkı, seni sana, renklerine götürecekse

 

,bırak götürsün.


Eğer bir gün sınırda gitmek ile dönmek arsında

 

kalırsam olduğun yere


gelirim.


Eğer bir gün sen gitmek ile dönmek arasında kalırsan

 

mavinin doğduğu yere


gel.


Mavi benim.


Şimdi sınırdayım, diyorsun. En çok şimdi turuncusun.

 

Gitmek ile kalmak


arasında denizler olmuş yüreğinde.


En çok şimdi turuncu dudaklarında titriyor.


Turuncu, sensin.


Sınırda kalan muhayyelimdir. Ölüp dirilen düşlerimdir.


Turuncu, özlemin en yoğun halidir.


Aşktır.

 

Turuncu sınırda olmanın, beklemenin, özlem

 

yoğunluğunun, iki ucun birleştiği


renktir.


Turuncu, en çok istediğinden kaçmandır ve en çok

 

kaçtığını derin bir kederle


istemendir; senin sınırda olman, gitmen ile kalman gibi.


Turuncu, sınırda olan tutkular ve duygulardır.


Karşıya geçsen de aklın kalır sınırın bu tarafında.

 

Geçmesen, yüreğin


yasakları dinlemez geçer.


Yüreğin turunculaşır, beynin girdap olur yutmak ister

 

turuncu duygularını.


Eğer bırakırsan duygularını kendini kurtarmak için

 

çocuğunu cellâda vermiş


anne olursun.


Turuncu, bekleyiştir. Her an firar edecek, sınır ötesine

 

geçecek bir kaçak


gibi tedirgin, heyecanlı, yüreği titrek ve ölümü

 

öpmektir.


Turuncu, maynaları dinelmeyen bir âşık, bir deli, bir

 

yaşam Savaşçısı gibi.


Turuncu ara bir renktir. Sevgi, tutku, aşk ve özlemin

 

arada olması gibi.


Kırmızı tektir; aşk olamaz; Sarı da öyle, ama ikisi

 

özlem olur, bekleyiş


olur.


Özlem ve bekleyiştir aşk.


Şimdi sınırdayım, diyorsun.


Biliyorum şimdi yüreğin turuncu akan bir nehirdir.


Öptüğün yüreğimi hamail yapıp saklıyorum, bir ömür

 

beni korusun diye.


Öptüğün yüreğimde gün doğar ve gün batar, bütün

 

renkler kırılır, sınırda


gitmek ve gitmemek arsında kalır.


Öptüğün yüreğimde, sevdiğin papatyalar açar, turuncu

 

üzerine kelamlar


yazarım:


Dudaklarım ve gözlerimle turuncu sokaklarına

 

geleceğim.


Bedeninin taşlarında parçalayacağım yüreğimi.


Birlikte yüzeceğiz kanayan papatyaların içinde.


Narçiçeklerini ve cam kırıklarını sereceğim bedenine.


Şimdi sınırdayım, diyorsun.


Hep sınırda değil miyiz?

 


Hep kalmak ile gitmek, ölmek ile yaşamak arasında

 

değil miyiz?


Şimdi sınırdayım, diyorsun: sana yazdığım bir kelamda

 

dediğim gibi;


Çık yola o zaman çıplak ayaklarla


Soyun hayallerinle birlikte

 

Belki bir gece yolcusu elbiselerini getirir bana

 

hayallerinle


Çırılçıplak soyun bir sonbahar ormanında


Elbiselerini yeni dökülmüş yapraklarının üstüne bırak


Titrek dudaklarınla sararmış yaprakları öp.


Her titreyen yaprak gördüğümde kanlanır dudaklarım.


Yine öp, bugün daha da turunculaşan yüreğimi.


Yine öp yüreğimi belki Farid Farjad ın kemanında

 

şarkı olur, gece fısıltıyla


şarkıyı söyler gizlenmiş mavi.

 

 sereceğim bedenine.


Şimdi sınırdayım, diyorsun.


Hep sınırda değil miyiz?


Hep kalmak ile gitmek, ölmek ile yaşamak arasında

 

değil miyiz?


Şimdi sınırdayım, diyorsun: sana yazdığım bir kelamda

 

dediğim gibi;


Çık yola o zaman çıplak ayaklarla


Soyun hayallerinle birlikte


Belki bir gece yolcusu elbiselerini getirir bana

 

hayallerinle

 


Çırılçıplak soyun bir sonbahar ormanında


Elbiselerini yeni dökülmüş yapraklarının üstüne bırak


Titrek dudaklarınla sararmış yaprakları öp.


Her titreyen yaprak gördüğümde kanlanır dudaklarım.


Yine öp, bugün daha da turunculaşan yüreğimi.


Yine öp yüreğimi belki Farid Farjad ın kemanında

 

şarkı olur, gece fısıltıyla


şarkıyı söyler gizlenmiş mavi.

 

<****** language=JavaScript1.2>
c
a
m
d
a
n
k
a
l
p
.
.
w
h
i
t
e
r
o

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

8/2/2008 - SİZCE DOSTLUK NEDİR...?

Kategori: edebiyat

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/2/2008 - Kendi masalımda yaşıyordum

Kategori: edebiyat

Kendi masalımda yaşıyordum, seni hiç tanımıyordum.Renksiz ve belki de sürekli aynı şeyleri yaparak yaşayıp gidiyordum, gri rengi benimseyerek hayatımda..

Ve başka renkler katmıyordum hayatıma..

Kırmızının acısını yaşamak korkutuyordu yüreğimi..Kan kırmızıya boyamak istemiyordum bedenimi.Bu nedenle çekici geliyordu bana ve hergün aynı yerlerden geçip, aynı şeyleri yapan aynılaşmış yaşamları izlemek sıkmıyordu canımı asla..

Yada şöyle demeli...
Biraz sıkıcı, ama az acılı... 


kendi masalımımı  kaleme alırdım çoğu zaman.
Çoğu zaman onların acısı bin parça ederdi yüreğimi.
Sen en çok bu yanımı severdin benim.
En çok bu yanım etkilerdi yüreğini.
Ben senin etkileneceğini bilmeden devam ederdim siyah-beyaz yolumda ilerlemeye elimde kağıt kalem bilinçsizce..

Kimi zaman arkadaşımın gözyaşına karışırdı yanağımdan süzülen damlalar.Kimi zaman ölü yavrusunun başında miyavlayan bir anne kedi etkilerdi beni derinden..

Ve ben düzelmesini ümit ederdim çoğu kez kaleme alırken yaşananları...
Ve sen en çok bu yanımdan etkilenirdin..
Ve ben seni o zamanlar hiç bilmezdim...

Keşke hiç "Bilmeseydim..!"
Keşke hiç "Görmeseydim..!"
Keşke hiç "Bakmasaydım..!" gözlerine sevdiğim... keşke mavilere bürünmeseydim.


Söyler misin bana.. ?
Ne yaptım sana, seni çok sevmekten başka...
Söyler misin bana.. ?
Neydi suçum, seni çok sevmek dışında...

Griydi benim hayatım; renksiz ama acısız aynı zamanda..
Sen çıktığında karşıma direndim...
Evet direndim gözlerinden fışkıran renkli hayata...
Evet sevdiğim;  Kendi masalımda, siyah-beyaz yolumda, grimsi hayatıma devam etmek için çok direndi yüreğim...

Ama olmadı...
Olamadı..
 
Şimdi artık benim yeni masalım  var.

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/1/2008 - yüreğimin sesi

Kategori: edebiyat

 

 

Seni özlemenin
Ne demek olduğunu sor bana,
Yetmiş iki dilde anlatabilirim
Kitabını yazabilirim sayfalarca.
Yalnızlığın rezilliğini
Kokuşmuşluğunu
Ve çıplaklığını da.
Ama hiç kimse
Kavuşmanın güzelliğini
Sormasın bana / anlatamam.
Ben sana hiç kavuşmadım ki!

Bilmiyorum
Dudakların nasıldır.
Sıcak mı ateş topu kadar,
Yoksa soğuk mu
Buza kesmiş bir bardak su gibi?
Kıvrımlarına,
Kırmızı karanfiller mi tutunmuş,
Küle gizlenmiş kor mu var?
Tenime değdiğinde dudakların
Cemre mi düşer bedenime,
Mızrap değen bir saz teli gibi
Titrer mi yüreğim bilmiyorum.
Ben hiç dudaklarına dokunmadım ki!

Bir kadını sardığında kolların,
Ürkek ceylânlar
Nasıl kurtulur tuzağından?
Dolu yemiş yaprak gibi
Nasıl titrer bir yürek?
Ellerin nasıl okşar bir bedeni,
Goncalar
Nasıl güle döner sıcaklığınla / bilmiyorum.
Hiç sana sarılıp yatmadım ki!

Kısacası:
Tatmadım kavuşmayı / anlatamam.
Ama,
Seni özlemenin kitabını yazabilirim.
Anlatabilirim daldaki kuşa / topraktaki solucana.
Yokluğunda yıllardır
Özlemine dayanmayı öğrendim
Yokluğuna katlanmayı
Aşağılık avunmayı öğrendim nasılsa
Ustası oldum beklemenin
Tükenmek pahasına.


Ama hiç kimse / kavuşmayı,
İki derenin birbirine karışıp
Sarmaş dolaş aktığı yatağın yorgunluğunu
Sormasın bana ,anlatamam.
Çünkü seninle ben,
Ayrı kaynaktan doğmuş
Sularında hasretleri taşıyan
Başka denizlere koşan iki ırmağız.
Birbirimize uzak topraklarda tüketirken yılları
Aynamızda ayrı gökleri yansıtırız.
İşte onun için
İki dere nasıl karışır birbirine
Nasıl sığar iki nehir bir yatağa /bilmiyorum.
Seninle
Hiç aynı yatakta coşmadım ki!

Sen bana /yalnızca
Ve sadece
Kahpe sensizliği sor
Rezil beklemeyi , özlemeyi sor.
Tanrı şahidimdir
Kurda kuşa
Dağa taşa bile anlatabilirim.
Demem o ki uzaktaki yakınım:
Vuslatlara yabancıyım,
Ama,
Seni özlemenin kitabını yazabilirim......

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/1/2008 - GİDERİM

Kategori: edebiyat

 

 

Hoşcakal aşkım

Yolun gülle,

Yüreğin sevgiyle dolsun..!

Bak...

Nerelerden nerelere geldik...

Şimdi biz bittik...

Bir de başlangıcımız vardı

Sonunda bol gözyaşı döktüğümüz.

Sor yağmurları kendine

Kışları da sor.

Baharları bana bırak

Senden tek yadigar olarak.

 

Adı belli, sonu belli idik.

Soğuk bir mart akşamı idi

Beni son kez öpüp gidişin.

O an sadece yanımdan

Karanlığa karışmıştı yansıman.

Şimdi

Yüreğimden git diyorsun

Olur birtanem giderim .

Yollar böyle uzun

Aşk’lar böylesine vurgunken

Giderim, son kez gözlerine bakamadan

Giderim, son kez sarılamadan

Uykusuz sabahlayarak.

 

Pişman değilim

Sevdim seni.

Delice sevildim.

Hayat seni yaşamamı istedi

Yaşadım..

Ama keşke

Yüreğinden giderken

Ölüm beklemese başucumda.

 

Yine de

Yolun gülle,

Yüreğin sevgiyle dolsun..!

Sana en kötü sözüm bu olsun..!

 

Nells

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/1/2008 - İHTİYACIM VAR.

Kategori: edebiyat


How many years have passed away ( Kac Yil Gecti Aradan )
How many times I've called your name in my dreams ( kac Kere Ruyamda Senin Ismini sayikladim )
every night, every day ( Her Gece Her Gun )
How many times have I sat alone ( Kac Kere Tek Basima Oturdum )




Everyday day you left me on my own inside the tears for ( Hergun Beni Gozyaslari Icinde Tek Basima Biraktin )
I need to say ( Soylemeye Ihtiyacim Var )
Touch me.. In the silence of the night ( dokun Bana Gecenin Sessizliginde )
Tell me.. with the passion in your eyes to my face and my soul and ( Soyle ruhuma ve yuzume gozlerindeki sevgiyle )
Touch me.. like you never did before ( Dokun Bana onceden Hic Dokunmadigin Gibi )
Embrace me.. take the session of my soul ( Kucakla beni Al ruhumu )


Hold me close by your side once more ( Beni Bir Kere daha Yakininda Tut )
As time passes by I begin to wonder why ( zaman gectikce neden diye merak etmeye basladim )
The road was hard, The path was wide ( yol zordu patika genisti )


The illusions lie ( hayaller yalancidir )
True devotion is rare ( gercek bağlılıklar ( sevgisini adamak anlaminda ) zor bulunur


Icy castles in the air far away and deep inside, The part of me dies ( durgun sularin alti derin olur ve benim bir bolumum olur ) )
Touch me.. like you never did before


Embrace me.. take my session of my soul
Hold me close by your side
Touch me.. in the silence of the night


And tell me with the passion in your eyes to my face in my soul
Touch me
Touch me( dokun bana )
Hold me ( saril bana )
Embrace me ( kucakla beni )
Touch me
Touch me

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/1/2008 - Şimdi sen yoksun..

Kategori: edebiyat

Şimdi sen yoksun..
Mevsimlerin adı yok..
Yaşadığım hangi ayın bilmem hangi günü....
Gündüzlerde mi gezinir bedenim yoksa hep geceler mi el atmış zamanıma ne fark eder ki..
Bir adım kadar yakın belkide ''yarınlar''...
Eğer getirmeyecekse seni bana
yarınları beklemenin ne anlamı var?

Gittin ya..
içimi acıtan şarkılar susmuyor artık..
Ne dinlesem bir şeyler buluyorum senden.
Hangi şiire baksam bir yanı eksik....
Beynime her sızışında kıştan kalma bir serinlikte üşüyor yüreğim..
Lapa lapa kar yağıyor sanki avuçlarıma;
ellerimi oğuşturuyorum hızlı hızlı
her kar tanesi dayanılmaz bir sızı bırakarak eriyip yok oluyor parmaklarımın ucunda…

Yoksun artık baktığım hiç bir yönde..
Oysa sen nereden bakarsan bak
ben hep karşında olmak için çırpınıyorum.....
Farkındayım aslında ne yana baksam
kendi içimde yavaş yavaş kayboluyorum…

Önce gönlüm kaybediyor..
sonra duygularım....
Kayıp üstüne kayıplar eklendikçe ben kaybediyorum.
Kaybederken bile sanki seni yeni baştan..
taa baştan kazanıyorum..
Kolay mı böylesine kabullenmek yok olmanı, tanımamak seni el gibi,
yabancı saymak ellerimle koyduğum yüreğime

Düşüyorum ağır aksak hayatımdan bir bilinmeze,
kıyamıyorum bırakmaya seni
sende benimle düşüyorsun..
Ben sızılı bir nehir misali aktıkça tarifsiz bir yöne ve sonu gelemezlere
sende benimle akıyorsun..
Teslim ederken nöbetini karanlıklar gündüze
Umutlar içinde umutsuz birini bırakarak
Göğsünün sol yanında kapanıyor yine yalnızlığım.

Düşlerime her gelişinde karşımda duruşun değişiyor önce...
Sonra gülüşün ahh. O gülüşün
Bir ok misali delip geçiyor gözbebeğimi..
Gözlerimin o derin boşluğundan
Yüreğimin ıssız toprağına kanıyorsun durmadan
Kan kırmızısını gördükçe kalbime vuruşun değişiyor.
Hiç anlayamayacağın bir dilde
Usulca akıyor bu beyaz sayfanın aklığında sana sevdam

Hiç savrulmadı saçlarımız aynı anda aynı rüzgarla..
Aynı ateş yakmadı hiç ikimizi
Ama sen benden uzaktayken bile
Bir yudum su olup kurumuş ve kökleşmiş duygularıma süzüldün inceden..
İçimde sevgiden yana yok olmaya yüz tutmuş ne varsa yeşerttin,
Her şafak vaktinde
Üzerinde çiğlerle bir gül fidanı tazeliğinde düştün kederlenen ömrüme
ve bir çınar misali tüm umutsuzluklara ben seninle direndim

Uzun zamandır içimdeki gölgenle dertleşiyorum.
İçimdeyken bile hep nedensiz susuyorsun.

Susma artık konuş.
Hadi dokun gecenin her vakti sesime! ..
Tut buzlaşmış nefesini;
Dokun bana, ısıt ellerini
Ne olur Susma ve sakın kapatma gözlerini;
Sesime ses,
Gözlerime bir renk istiyorum artık

Kırma beni,,,,,,

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/1/2008 - BİLİYORMUSUN..

Kategori: edebiyat



En Acıtanı Ne Biliyor Musun

En acıtanı ne biliyor musun ?..

... hani o gidişlerin var ya... sessizce... suskun ...

... kırılan sen olduğun halde... kendisiymis gibi... hani o arkasına dahi bakmadan gidişleri...
hani senin "o an" "oracıkta" "ancak" arkasından baka kaldığın... anın durması için yalvardığın, tutup ucundan geri çevirmeye çalıştığı an varya, hani yapabilsen o merdiveni, hani yapabilsen o kapıyı, hani yapabilsen o sokağı tutup ucundan geri çevirmeye canını bile verebileceğin o an...

...o işte...en acıtanı o...

...hani o tıpkı elinden düşen en sevdiğin, en güzel "şeyin gibi"... hani o tıpkı tutamadığı gibi... hani o tıpkı tüm gidenlerde yaşadığı gibi... hani o bir ince sızı varya içe içe akan... hah işte...tam öyle incecik... yırtarak kayan... düşen kanatan... acıtan.. tutamadığın... parçalanan... tuzla buz olan... zamana savrulan... zamanda akıp giden... hani o zamanla catistigin ama zaman içinde yok olmayan herkesin inandığı o kocaman ... "zaman her şeyin ilacıdır" yalanı ... bunun bir yalan olduğunu tekrardan hatırladığın an... ve kendini kandırmaya başladığın an ... istemeye istemeye inanmaya başladığın an...

o işte...en acıtanı o...

...ama senin orda oldugunu hep bildiğin ...
...ama senin hep hissettiğin...
...ama bir dahası olmayan...
...ama zaten hiç senin olmayan...
...ama senin hep bildiğin...
...ama senin hep hissettiğin...
...ama bir daha sana geri gelmeyecek olan...
...ama buna rağmen
...gelmeyeceğini bile bile senin beklediğin...

...o işte...en acıtanı o...

... sonra o kocaman kocaman, akıp gitmek bilmeyen zaman...
... o durduramadığın an' ın karmaşası tezatlığı...
...kördüğüm oluşu...
... o "acabalarla" , "keşkelerle" dolu soruların ...
... içindeki kısır döngülerin...
... ve o an ...
... hiç bir şey yapamamanın çaresizliği...

... o işte...en acıtanı o...

...belki de sadece çaresizliğin...

...çaresizliğim...lütfen beni artık acıtma...!

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Atlar,Atyarışları,Talihoyunları,şiir,edebiyat,resim,mizah

Kategoriler

  • ask
  • at yarislari
  • ATLAR
  • cocuk
  • dijitaluyduinfo
  • edebiyat
  • guncelkeyler
  • KADIN
  • mizah-fikra
  • on numara
  • resimli siirler
  • SAGLIK
  • sayisallotto
  • sevdigim resimler
  • siirler
  • sinama TV
  • teknoloji
  • uyduinfo
  • Arkadaşlarım

    genocide
    tibette7yil
    ercansen
    senembugulu
    denemeyarismasi
    yagmur056
    greenroad
    nuranayaan
    berkanbjk
    denizhancb
    fatoscb
    fatmacik
    eroman
    yust
    cestirtrooy
    everybreathyoutake
    nursalkimi
    angeloflove
    kiraztanem
    meleqqqm
    ecem
    rosin
    dezmavi
    sanartist
    ilkerbjk
    hayalleringemisi
    alperk
    AtYarislari
    Hobilendik
    netmaymunu
    haylazguzel
    cembudulgan
    guzellikoyu
    gifdunyasi
    Romantikmeyhane
    saraykoy
    yagmurtuana
    atyarisialtili
    altilibul6
    huzunadasi
    benyaziyorum
    BestHotels
    SifaliBitkilerimiz
    vacations
    bebekveresimleri
    HealthCare
    MakyajTeknikleri
    SacBakimiYontemleri
    yemektariflerimiz
    gokhantr
    hakan1
    elifsule
    BebekSagligi
    MeyvelerinFaydalari
    benyaziyorumsiyaset
    AnimalImages
    erkekbebekresimleri
    koparanfikralar
    TurkeyVacations
    mizikci
    MeyvelerinFaydasi
    funnyimages
    FranceVacations
    BlogYardim
    enygmus
    evlilikhakkinda
    lezzetliyemek
    mecnun4
    sacmodelleri
    sifaniyetine
    tadimliktarifler
    horseracing
    sinanganyan