18/2/2007 - Seninleyken sensizliği yaşatma bana"…
| Seninleyken sensizliği yaşatma bana"… |
| Aşk olmadan asla |
|
“Seninleyken sensizliği yaşatma bana. Biraz senli ama daha çok benli günlere mecbur etme beni. Ya bir an bile gitmeyecekmiş gibi yanımda ol, yada bir daha hiç dönmeyecek gibi uzağımda dur sevgili… Ya siyah gibi karanlık ol, yada beyaz kadar aydınlık. Benim yüreğimde ortalarda gezinmek yok. Siyahıma beyaz çalma, beyazıma gölge düşürme sevgili. Gece olunca sensizliği yaşarken ay ışığı senmişsin gibi vurmasın yüzüme. Sensiz uyandığım her sabahın ilk ışığı seni müjdelemesin eğer bana gelmeyeceksen… Seninleyken sensizliği yaşatma bana. Biraz senli ama daha çok benli günlere mecbur etme beni. Ya bir an bile gitmeyecekmiş gibi yanımda ol, yada bir daha hiç dönmeyecek gibi uzağımda dur sevgili… Ya duyguların buz tutsun, yada güneş olup içimi ısıtsın. Benim yüreğimde ortalarda gezinmek yok. Kara kışıma güneş vurma, baharıma güz yaşatma sevgili. Penceremden bakarken rüzgar senmişsin gibi sarmasın beni. Sensiz yürüdüğüm yollarda her bir yağmur damlası seni müjdelemesin eğer bana gelmeyeceksen… Seninleyken sensizliği yaşatma bana. Biraz senli ama daha çok benli günlere mecbur etme beni. Ya bir an bile gitmeyecekmiş gibi yanımda ol, yada bir daha hiç dönmeyecek gibi uzağımda dur sevgili… Ya ağız dolusu gülüşüm ol, yada bir avuç gözyaşım. Benim yüreğimde ortalarda gezinmek yok. Tebessümlerime gözyaşı olup damlama, gözyaşlarıma gülüp geçme sevgili. Her güldüğümde sebebi senmişsin gibi gelme aklıma. Ağlayan gözlerimden akan her damla yaş seni müjdelemesin eğer bana gelmeyeceksen…”
Bu satırlarla doğdun az önce geceme. Seninleyken sensiz olduğum, sensizken seni yaşadığım zamanları düşündüm bir an. Ne zaman yanımdan ayrılsan ardından firar ederdi ruhum. Def etmeyi başaramazdım üstüme çöreklenen sensizlik duygusunu. Oysa bilirdim, uzağımda dursan da hiçbir yere gitmezdin. Aldığın her nefesi benimle solur, değil saat, ayrı geçen her dakikayı benimle yaşardın. Bense gecelere bölerdim seni, sensizlikle çarpar, üstüne yalnızlığımı ekleyip kendimden çıkartırdım. Sonuç hiçbir zaman değişmezdi, her seferinde elimde kalan yine sen olurdun. Aşkın en özel ismiydin sen, büyük harflerle yüreğime yazılan. Bu yüzden kıramaz, istesem de silip atamazdım seni. En şiddetli tartışmalarımızda bile geriye dönüş ihtimalini hep muhafaza ederdik. Ne sen kapıyı çarpıp giderdin ne de ben ardından kilit vururdum dönüş yollarına. Çünkü ayrı kalamazdık bilirdik, söküp atamazdık içimizden birbirimizi. Tanırdık duygularımızı ve inanırdık aşkın ölmezliğine delice. Noktası konamayan, her patlamada yeni bir virgül eklenen ve daha yıllarca sürecek bir aşk hikayesiydi bizim yaşadığımız. Beni senden, seni benden daha çok sevecek kimse yoktu bilirdik. Sevdik birbirimizi hem de deli gibi, ölesiye sevdik. Bu defa sözcükler mi çok az yoksa sen mi fazlasın bilmiyorum ama olmuyor işte. Seni anlatamıyorum ama yaşıyorum pervasızca. Bu sana yazdığım, gönderilmemiş üçüncü mektubum. Seni, bizi, deli dolu sevgimizi anlatan daha onlarcası sözüm olsun. Yanında en huzurlu zamanları yaşadığım, güvendiğim ve gönül verdiğim adam, seni herkesten daha çok sevdim biliyorsun…
|
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
18/2/2007 - yüreğim..
yüreğim..
Yaşam yanıbaşımdan akıp gidiyor ve ben bir türlü yetişemiyorum. Yüreğimde buruk bir acıyla bakakalıyorum ardından. Anılardan kırıntılar var hatırımda, anlamsız ucuz zamanlara dair. Oysa anlamı olan bir şeyler arıyorum geçmişimde... Anlamı olan bir şeyler girsin istiyorum hayatıma...
 Hayatın bir yerinde bir fotoğrafa girmeye zorluyorum kendimi. Ama hep kenarda kalıyorum. Ben mi seçiyorum orayı hep? Yoksa onlar mı bana uygun görüyor, kestiremiyorum? Hep orada, yalanın, üçkağıdın, ikiyüzlülüğün, yalakacılığın olmadığı yerde kalıyorum. Hep kenarı uygun görüyorlar bana. Ortaları yalancılar, yağcılar, onursuzlar, üçkağıtçılar kapıyor...
 Gözlerime bakıpta asıl utanması gerekenler utanmıyor ey hayat, ben utanıyorum onların yerine, utanmazlıklarından ruhum daralıyor, yüreğim inciniyor. Bazen çevremden, her şeyden kaçıp kurtulmak istiyorum. Hayatın bu kirli sahnesinde insanın iğrençliği tiksindiriyor beni.
Biliyorum ben iyi bir oyuncu değilim, kıvıramıyorum, kavrayamıyorum senaryoyu. Hayat yalancıyı,onursuzu, kıvıranı seviyor neylersin. Oyunun içinde aşağılık rolünü iyi oynayanı seviyor. Yüreğiyle değil, beyniyle oynayanı seviyor. Aldatmanın aldatılmaktan daha makbule geçtiği bir zamandayız ey hayat, bu yüzden hep aldatıldım...
 Oyunun adını bulmaya çalışıyorum, anlamaya çabalıyorum senaryosunu. Sevdiklerimin gözlerine bakıyorum, sevmediklerimin. Beni seviyor görünenlerin gözlerine bakıyorum, sevmeyenlerin. (Keşfettiklerim) bulduklarım, anladıklarım ürkütüyor beni. Ürküyorum hayattan ve hayatın rolünü iyi oynayan utanmaz haytalardan... Çevremdekilere bakıyorum mertlik, dürüstlük denen kavramlar çoğuna yakışmıyor. Küçücük çıkarlar uğruna böyle ucuz duygusuz yaşayabiliyorlar. Bazen baban, kardeşin bile ucuz çıkarlar için seni satabiliyor... Olsun, ilk kez yaşamıyorum hayal kırıklığını, ilk kez yaşamıyorum ihaneti. Çocukluğumdan biliyorum ki, uzak dağbaşlarında yaralara merhem yerine tütün basarak ayakta durabiliyor çobanlar...
 Ey yüksek uçurumlardan atamadığım kalbim, kanayan ve hiç kapanmayan bir yaraydı bıraktığın ömrüme. Bu yüzden acıyıp duruyor yüreğim, ömrümün susuz kalmış çiçeklerine... Uzlaşmasız kopuyor ilişkiler, parçalanan bulutlar gibi dumanlanıyor gözlerim. Anılar üşüşüyor belleğime, hüzünleniyorum, efkarlanıyorum, üzülüyorum...
Ne çok kırıldım, ne çok şey yaşadım hayatın bu kirli sahnesinde. Sancılarla örülmüş bir ömürden geliyorum ey hayat, acılarla örülmüş bir ömürden... Kırgınlıklar kolay iyileşmeyen yaralardır biliyorum... Kalbime batan hançerin sapını tutan el önemli değil artık! Nasılsa en büyük darbeyi insan yakınlarından yer. Bir gün akşam olur elbet biter ömür, sızılar kalır geride. Bir de yüreğimde şiir kırıkları. Anladım ki, iki kere iki dört etmiyor her zaman.
 ah! kalbim ortak oynanan bir oyunmu hayat? herkesin kendisini oynadığı yalnız bir trajedeyim ben maskesiz, seyircisiz her gece uykuya yatmış bir dağ gibi kederli
kirpiklerini sulara dökmüş bir çiçeğim silahsızım kuşları vurulmuş bir gökyüzünde bir kar çölü ıssızlığıyım, durgun bir gölün sessisliği her gece bir ateşdağına tırmanıyorum bir kahır dağına hiç bir yol çıkmıyor umuda kalbimi iki buzdağının arasına koyup uyuyorum bir başka bahara açmak için çiçeklerimi
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
17/2/2007 - böyle sevmelisin beni..
böyle sevmelisin beni..

Acıları kurutmalısın,yüreğindeki sayfalarda. Umut olmalı,heyecan olmalı kahverengi gözlerinde Hüzünlerden kederlerden uzak olmalısın Hayat bulamlısın ,huzur dolmalısın İşte yaşamak bu,nefes almak bu demelisin Gözlerimi düşündükce daha fazla sevmelisin Bende seni senin gibi öyle sevmeliyim. Korktuğumda sıkıca sarılabilmeliyim sana, Üşüdüğümde soğuktan titredğimde Sen ısıtmalısın beni yüreğinle Çocuklaşıp ağladığımda okşamalısın saçlarımı, Tesellim olmalısın tesellin olmalıyım. Yüreğinde merhamet düşüncelerinde vicdan olmalı, Bütün güzelliklere kalbinde yer açmalısın. Düşenlerin dostu,gülenlerin huzuru Ağlayan herkesin umudu olmalısın. Yağmurlar gibi yağmalısın,bir adım gelene, Şimşekler gibi çakmalısın,karanlıkta gezene Güneş gibi doğmalısın,garibanın gönlüne, Yıldırım gibi düşmelisin,zalimlerin üzerine Sen hep böyle olmalısın. Ben seni sevdiğimden gurur duymalıyım Acılara gülümseyebilmelisin Hayat denizinden attığın her oltaya Gülücükler takılmalı,umutlar yakalamalısın, Umutların bugün doğmuş bebek gibi olmalı Geçen her zaman büyütmeli onları Bazen küçük bir tebessümün yaşatmalı beni Bazende koca bir yürekten akan sevgin. Sevdamız sınırsız ve ölümsüz olmalı Biz toprak olsakta sevgimiz dillerde dolaşmalı. Ne varsa hayata dair paylaşmalısın benimle Acılarını,sevinçlerini vede korkularını bilmeliyim. Gözyaşlarımızı gizlemeden ağlayabilmeliyiz, Sevinçlerimizi paylaşıp gülebilmeliyiz, Korkularını anlatmalısın hiç çekinmeden Korktuğunda hiç kimselerin bilmediği sığınağın olmalıyım. Korkuları birlikte yenmeliyiz. Sevmediklerini söyleyebilmelisin bana, bende sana İçimde olmalısın yanımda yoksan bile Hissetmeliyim varlığını fizanda olsan yinede Tutkunsam,yanıksam sevdalıysam sana Bedeli ölüm olmamalı, yaşatmalı beni Senin vazgeçilmezin ben olmalıyım Sende benim vazgeçilmezim olmalısın Paylaşmak istemediğin tek varlık ben olmalıyım Sen paylaşılmazım olmalısın Beni herşeyimle kabullenmelisin ben buyum,böyleyim diyebilmeliyim korkusuzca Hüzünlendiğimde huzur bulduğum kucak, Mutluluğumda sarıldığım beden olmalısın. Bütün şarkılarım sana hitap etmeli İç çekmelerimin nedeni Şiirlerimin ilhamı Bütün sohbetlerimin konusu sen olmalısın. Bir anda dört mevsimi yaşatmalısın bana. Sevginle kış ortasında baharı getirmelisin, Beni düşündüğünde güneş doğmalı şehre Birdaha asla batmamalı. Bedenimdeki bütün hücrelerimde sen olmalısın. Damarlarımda sen dolaşmalısın, Damarlarında dolaşmalıyım kan yerine Hücrelerinde hissetmelisin beni bende seni Canım olmalısın sen yaşatmalısın beni Canın olmalıyım ben yaşatmalıyım seni. sen ve ben olmamalı Türkçe'de ve diğer dillerde, Biz olmalıyız yalnızca biz Tek yürek, tek beden,Tek can olmalıyız. Ben beni, sende yaşamalıyım Sende seni,bende yaşamalısın. Masallar anlatmalısın aşka dair, Sevdalar işlemelisin yüreğinle yüreğime Ayrılık kelimesi geçmemeli sözlerinde Sen saçlarımı okşarken yanımdayken bile, Yüreğimdeki denizlerden,hasret şiirleri haykırmalıyım Bütün çılgın dalgalar,fısıldamalı kulağına Kahverengi gözlerin yaşamamın tek nedeni olmalı Saçların rüzgar olup göyaşlarımı kurutmalı Uzaklardada olsak düşünmemeliyiz mesafelerle ayları Zaman kavramı olmamalı içimizde Sevgimiz büyümeli sığmamalı yüreğimize Taşmalıyız ırmaklar gibi Coşmalıyız ilkbaharda dereler gibi Çöllerde Vaha olmalıyız Bozkırlar sevgimizle yeşile dönmeli Gözlerin karanlıkta ışığım olmalı Sözlerin bilinmezliklere uçurmalı Bulmacaların olmalıyım Beni sen çözmelisin İpuçların olmalıyımki,rahatlayabilesin Benim olmalısın baenimsin diyebilmeliyim. Senin olmalıyım,benimsin diyebilmelisin. Bütün duyguların bende yoğunlaşmalı Seviyorsan tek sevdiğin ben olmalıyım Kızabilmelisin bana bağırıp çağırabilmelisin Küsebilmelisin bana, arasıra çekip gitmelisin. Geri bana gelebilmelisin Yenebilmelisin gururunu Sevdiğini defalarca söylemelisin Nefretini bütün açıklığıyla haykırmalısın Sitem etmelisin edebilmelisin bana Öfkeni yenebilmek için tokat bile atabilmelisin Seni herhalinle sevebilmeliyim. Kölemdir diye tanıtsanda dostlarına Başım dik ve gururla evet kölenim diyebilmeliyim eziyet etsende bana, ben seni sevdiğimi söyleyebilmeliyim. Bir damla suyu bir parça ekmeği Oturup katıksız yemeliyim senleKimseler bilmemeli açlığımızı bile Sana ve bana ait ne varsa paylaşmalıyız senle verdiklerinle değil yalın halinlede Sevmeliyim hissetmeliim seni.Düşüncelerinde yalnızben olmalıyım Hayalimle yüreğini ben süslemeliyim. Gözlerindeki aşk kıvılcımıyla yalnız ben yanmalıyım. Vede benim ateşimle sen yanmalısın Yüreğinle sarmalı,gözlerinle ısıtmalısın Tenime her dokunuşunda ben inlemeliyim Sen hiç tatmadığın kadar haz almalısın Ve hiç bir zaman doymamalısın bana bende sana doymamalıyım İhanetlerini aldatmalarını bilmeliyim Açıkca söylemelisin bana Bugün A şahsi ile seviştim diyebilmelisin Fakat o an hayalinde ben olmalıyım Öptüğün o tenin kokusunda hissetmelisin beni Bedenine sahip olmalı o her kimse yüreğin vede aldığın haz bana ait olmalı Senleyken korkmamalıyım ölümden bile Senin gibi mert senin gibi erkek olmalıyım Yiğitliğin destanını öğretmelisin bana Sonra cahilliğimi yüzüme vurmamalısın Git dediğinde surat asmadan gitmeliyim Kal dediğinde ateşinle daha çok yanmalıyım.Allahtan sonra taptığım tek varlığım olmalısın Yüreğimden gelen sesle erkeğimsin diyebilmeliyim Böyle sevmelisin beni,bende seni Senin ruhun bende olmalı Benim ruhum sende sen öldüğünde bende yaşamamalıyım İşte bitanem böyle sevmelisin beni bende seni Kabülümsün, Vazgeçilmezlerinle, Olmazsa olmazlarınla, bende senin kabulünsem, Hazırım... Hazırım senle tüm savaşlara....
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
16/2/2007 - önce öğren aşkı..

önce öğren aşkı..
bi dur bakalım..benim aşkımı sorgulama hakkın yok senin..sen aşkın ne olduğunu biliyor musun ki..sen bitek kere aşk yaşadın mı ki sorgulama hakkını kendinde görüyorsun..
önce öğren aşkı..yaşamayı bil..sonra çık karşıma..ondan sonra'seninkide aşk mı'..de.
bende ancak o zaman cevap vereyim sana.savunayım aşkımı..madem yeri geldi bi iyilik yapayım sana..
oku da nasıl aşık olunurmuş öğren..
TESLİM OLACAKSIN..
KAYITSIZ ŞARTSIZ TESLİM OLMAYI GEREKTİRİR AŞK..BİR YANIN AŞKTA DİĞER YANIN BAŞKA TARAFTA OLAMAZ..BEYNEN KALBEN,RUHEN,BEDENEN TESLİM OLMAYI BİLECEKSİN..HERŞEYİNLE AŞKA ADAYACAKSIN KENDİNİ..'CANIM YANAR'DİYE DÜŞÜNMEYECEKSİN..AŞK BU YAKABİLİR CANINI..AMA SEN BUNU GÖZE ALMAZSANDÜNYANIN EN MUTLU MUTLULUĞUNU DA YAKALAYAMAZSIN..HEM GÜLÜ KOKLAMAK İSTEYECEKSİN,HEMDE DİKENSİZ OLSUN DİYECEKSİN..OLMAZ ÖYLE ŞEY!!GÜLÜ SEVECEKSEN DİKENİNİN BATABİLECEĞĞİNİ DE BİLECEKSİN...
korkmayacaksın..
hiç bir aşk'şu gün bitecek'diye başlamaz..
aşk sözleşmelere bağlanamaz.
'ÖNCE SEN AŞIK OL,SONRA BEN OLURUM'diyemezsin..karşılık olmasa da aşk vardır..yüreğine ardına kadar açacaksın..yaralanma olasılığın vardır..ama unutma ki;o yürek aşksız atmaz..aşksız atana yüreğe yürek denmez..
terkederse aldatırsa diye düşünüp kendine zehir etmeyeceksin hayatı..şüphe hem aşkın hem insanın düşmanıdır..yaşayabileceğin kadar yaşayacaksın..sonu acı bitmiş olsa da şükredeceksin o güzel günleri yaşadığın için..
ÇALIŞACAKSIN..
'AŞIK OLDUN,HADİ BAKALIM NE OLACAKSA OLSUN'DEMEYECEKSİN..
İŞTİR AŞK,UĞRAŞTIR..EMEKTİR!!UĞRAŞACAKSIN..ÇALIŞACAKSIN..BESİN İSTER AŞK,TIPKI BİR ÇİÇEK GİBİ..İNSANDIR BESİNİ AŞKIN..SEN AŞKA NE KADAR ÇOK ŞEY VERİRSEN O DA SANA O KADAR MUTLU EDER BUNU UNUTMAYACAKSIN..ASIL İŞ AŞIK OLDUKTAN SONRA BAŞLIYOR ZATEN..AŞK KÜT DİYE ÇIKAR KARŞINA,REDDEDEMEZSİN..ÖYLE Bİ GÜCÜN YOK.AMA AŞKI YAŞATABİLME GÜCÜN VAR,KULLANIRSAN VAR..ÜŞENMEYECEKSİN,USANMAYACAKSIN..BİR DUVARI ÖREN USTA GİBİ BİR BAHÇEYİ ÇAPALAYAN BAHÇIVAN GİBİ EKECEKSİN..SEN BUNLARI YAPTIĞIN HALDE YAŞAMIYORSA AŞK ALDIRMA..ELİNDEN GELENİ YAPMIŞ İNSANLARIN HUZURUNU HİSSEDECEKSİN..BU BİLE YETECEK SANA..
koruyacaksın..
aşk senin en değerli varlığındır..gözünden bile sakınacaksın..nadide bir çiçek gibi en değerli vazoda paha biçilmez bir mücevher gibi en gizli kasada tutacaksın..dalgalanmalara açık olan bir duygudur aşk..korumazsan kırılır kaybolur!! saklamazsan çalarlar üzülürsün!!
ŞİMDİ OKUDUN MU AŞKI..
ANLADIN MI
YETMEZ Bİ DAHA OKU..
EZBERLE..
SONRA GEL YİNE..
BELKİ O ZAMAN KONUŞURUZ AŞKI SENİNLE..
BELKİ O ZAMAN...
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
14/2/2007 - kimin yüreğinden kimi kovuyorsun

kimin yüreğinden kimi kovuyorsun
Gidiyorsun ya bilmem kaçıncı kez… Bittim sanıyorsun.. Yanılıyorsun vefasızım.. Yanılıyorsun…
Sen benim yüreğimde, ben istediğim için güzeldin.. Ben istediğim için görüldü onca rüya.. Onca hayallere ben istediğim için ev sahipliği yaptı bu yürek… Ben var ettim seni içimde, ben yücelttim, ben… Ben istediğim için senin gözlerinde geldi baharların en güzeli, ben istediğim için en mavi umutlar senin oldu… Sana geldi tüm yollar… dedim sana… Değildi vefasızım, kader değildi.. Ben istediğim için koyduğun noktalara hep bir virgül eklendi…
Baş kaldırıyorum şimdi asi sevdana, isyanlarım diz boyu… Sana yüreğime hükmetme hakkını vermiyorum… Alıyorum elinden aşkın kural tanımaz taraflarını, sana bırakmıyorum hatıralarımı… Yokluğum yakacak ya canını eskileri andıkça, ben yanmayacağım yokluğunda… Akıllı adamın işi değil aşk… Hep duygularım hükmetti hayatıma… Artık sıra mantığımda… Orada bitiriyorum seni önce.. Can evinden vuruyorum seni, yokluğunu umursamıyorum… Maske takmaktan da vazgeçtim… Seni en uç noktada, beynimde bitiyorum..
Biliyorum ki ben var ettim bu aşkı… Seni kurdum önce hep aklımda, sonra yarattım, ezberlettim yüreğime… İnce ince işledim nakış gibi, var olduğun sürece varım dedim… Şimdi yoksun.. Yokum… İzin vermiyorum canımı yakmana, bu hakkı tanımıyorum sana.. Nasıl başlattıysam işte öyle bitiriyorum.. Şimdi son kez anıyorum seni, son kez kaçamak dokunuşların geliyor aklıma ve yüzüme düşen saçlarımın arasından sana baktığımda, kaçamak bakışlarını yakaladığım anları son kez anıyorum… Zorluyorum kendimi diye… Öpüşlerini hatırlıyorum, ama eskiden hatırladığım gibi olmuyor, sadece hatırlanıyor işte sözüm ona… Hissedilmiyor… Yapıyorum işte, bununda üstesinden geliyorum… Bitiriyorum… Öyle ki azar azar yok ediyorum benliğimde… Bir kadeh içki alıyorum masama, boğuyorum seni…Can çekişlerini görüyorum şimdi…. Diz boyu yardım çağrıların uğulduyor kulaklarımda…. Kurtarmıyorum… Bilmediğin bir şey var, onu da ben hatırlatıyorum… Kadehlerde boğulanlar, dönemezler boğanlarla aynı masaya… Ölüyorsun işte ve ben umursamıyorum…
Dedim ya, kafama göre rast gele seçip, tüm haklarına el koyuyorum….
Kimin yüreğinden kimi kovuyorsun….
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
14/2/2007 - ben iyiyimmmmmmmmm

Kızgın kumda çiğ tanesi, deniz ortasında kor ateş, yüreğimde yorgun umutlar, ellerimde şaha kalkmış dilekler, susuz yazda çiçek tohumu, köksüz ağaçta meyve, kanatsız kelebek, sessiz çığlık….
Hadi konuşsana, bir şeyler söylesene, hadi bana bir damla yağmurla gelebilsene, beni bir kar tanesi ile üşütsene……… Hadi, ne düşündüğümü anlarım dersin, anlasana, Bilsene içimin acıdığını, ne kadar yandığını, Görsene içimdeki gizli gözyaşlarını, Hadi sesini duyurabilsene bana……
Kızgın kumda çiğ tanesi, deniz ortasında kor ateş, yüreğimde yorgun umutlar, ellerimde şaha kalkmış dilekler, susuz yazda çiçek tohumu, köksüz ağaçta meyve, kanatsız kelebek, sessiz çığlık….
Hadi konuşsana, bir şeyler söylesene, hadi bana bir damla yağmurla gelebilsene, beni bir kar tanesi ile üşütsene……… Hadi, ne düşündüğümü anlarım dersin, anlasana, Bilsene içimin acıdığını, ne kadar yandığını, Görsene içimdeki gizli gözyaşlarını, Hadi sesini duyurabilsene bana…… Sen şiir yazabilirmisin? Ya mektup, benim için? hangi elin yazar döker harfleri satırlara..? Hangi elinden kaleme düşer kalbin? damlatabilirmisin aşkı satırlara? Kokunu doldurabilirmisin zarfa? Ya bakışını, gönderebilirmisin gözlerimi görmeden? ……..
Hadi duysana sesimi, hani duyardın sana seslenişimi, çok mu uzaktasın, çok mu kalabalıklardasın, o dağlar çok mu yüksek? tırmanılmaz mı? O denizler çok mi engin aşılmaz mı? … Beklesem getirir mi seni ayakların bana? istesem verebilirmisin çıkarıp yüreğini?…
Kahretsin..
Yoksun işte……..!
Senin bilmediğin, senden çooook uzaklarda, senin için yaşanmış bir sevdanın tutsağıyım şimdi. Ve ne acı ki biz sevda dağının eteklerine bile varamadan toz olup kaybolup gittik..
Kahretsin Yoksun işte…….!
Ama; Bugün- yarın bu yazıyı da okuyacaksın eminim… ve beklide iç geçireceksin…. Yada gözyaşların akacak, sıcak yanaklarından ellerini ıslatacak… biliyorum, beklide elin uzanacak yazmak için ama gururuna mağlup olup susacaksın..!
Beklemek çare değil şimdi bana…. içime düşen ateşten koruyamazsın beni… şimdi yanarken ellerim, yağmurunu yağdıramazsın sen, sonra yağsan da ellerim yanık içinde kalacak, sonra getirince ayakların seni bana, ben acılar içinde olacağım… Hadi şimdi kapat biraz gözlerini dal hülyalara beni düşünme.. Sen bakma böyle söylediklerime, sen genede duyma canhıraş sessiz çığlıklarımı…..
Ben iyiyimmmmmmmm……..!
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
12/2/2007 - Sanki Geleceksin...

Sanki Geleceksin... Çıkacaksın bir yerlerde karşıma... Yüzüne hasret bıraktığın günler geride kalacak. Gözlerine bakıp yine eskisi gibi gülümseyeceğim sana. Hiç bir şey olmamış gibi... Eski güzel günleri hatırlayacak belki dolacak gözlerimiz ama kavuşmanın mutluluğu susturacak ikimizi. Kız kulesini, gezdiğimiz sahilleri, hiç kimseyi umursamadan sevgiye dair ne varsa, ne yaşadıysak hepsini tekrar tekrar yaşayacağız.
Sanki geleceksin... Unuttuğum yüzün vefasız gözlerin bakacak bana yeniden. Bıraktığın o küçük kız büyüdü artık göreceksin. Hesap sormak bile zor gelecek bana. İçimde büyüttüğüm onca acıya rağmen göreceksin, hissedeceksin o büyük, o saf sevgiyi yüreğimde.
Sanki geleceksin... Pişman olup af dileyeceksin benden. Kaybettirdiklerini anlayacaksın belki ama çok geç olacak biliyorsun. Ya senin kaybettiklerin? Hiç kimse sevemeyecek seni benim seni sevdiğim kadar. Hiç kimse savaşamayacak yıllarla benim gibi ve hiç kimse benim kadar özlemeyecek seni... Anlayacaksın vefasız sevgili...
Sanki geleceksin... Sileceksin yılların özlemini. Bir şans, son bir şans dileneceksin benden. Senin bana vermediğin o şansı benim sana vermem için yalvaracaksın. Ben yaptım şimdi sen yapacaksın, sen alacaksın gururunu ayaklar altına. Tadacaksın bu acıyı derinden. Ve öğreneceksin sevgili aşkta gurur olmayacağını.
Sanki geleceksin... Çıkacaksın karşıma... Yürekse yürek, sevgiyse sevgi... Ben ağladım yıllarca şimdi sen ağla karşımda. Acıysa acı hemde en büyüğü. Ben öğretemedim sana sevgiyi.silemedim kalbinden nefreti. Taşlaşmış o kalbinin duvarlarını benim sevgim yıkamadı. Evet sanki geleceksin ve bana yanıldığımı göstereceksin taş kalpli sevgili.
Bir gün evet bir gün geleceksin... Geleceksin kendi ayakların getirecek seni bana. Hayal değil, rüya hiç değil, boş umut değil ve bu bekleyişim boşuna değil. Sen sanıyorsun ki hala seviyorum seni. Hala deli gibi tutkunum sana. Ama haklısın sevgili. Kendime bile söyleyecek cesaretim olmasada doğru olan bu. Ama farketmez artık yosun gözlüm. Onca acıyı unutmadım. Daha hesabını soramadım. Geleceksin biliyorum ve ben bekliyorum... Nasıl birşey anlamıyorum, seviyorum hemde ölesiye nefret ediyorum.
Sanki geleceksin... Sanki çıkacaksın biryerlerde karşıma...bekliyorum vefasız sevgili....
|
| |
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
11/2/2007 - Evlilik yıldönümü..

Evlilik yıldönümü.. --- Sabah eşini, kapıdan işine uğurlarken hatırlayacak mı? diye düşündü.Bugün evliliklerinin l5. yıl dönümüydü.Büyük bir ihtimalle hatırlamayacak diye aklından geçirdi.Yüzünde gülümsemeyle olsun,onu bu şekilde kabul etmişti. Eşi belirli günlere hiç bir zaman önem vermemişti, aklına estiğinde eşine çicek özellikle de papatya getirirdi.Ama bugün hatırlamasını istiyordu işte.
Oğlunu da okula geçirdikten sonra,akşam için özel bir şeyler hazırlamak amacıyla mutfağa gitti. Hemen halletmesi gerekiyordu,eşi için beğendiği hediyeyi alacak oradan da kuaföre gidecekti. Yemeği nasılsa hallederim diyerek giyinip dışarı çıktı. Eşi için beğendiği gömleği aldı. Kuaföre de saçlarına fön çektirdikten sonra saatine baktığında vaktin bayağı geç olduğunu farketti.Eşinin gelmesine l saat kadar bir süre kalmıştı.
Evine gelip, hemen mutfağa koştu.Ne yapacağını planladığından mutfaktaki işi fazla uzun sürmemişti.Hemen odasına çıktı.Üzerine özel bir şeyler giymeliydi. Karar vermek ne kadarda zordu.Hazırlanması bayağı vaktini almıştı.Henüz eşi ve oğlu gelmemişti.Gecikti her ikiside diyerek.Oturma odasına geçti.TV’ yi açtı, şu kadın programları da artık canını sıkmaya başlamıştı. Birden mutfaktan yanmakta olan yemeğin kokusu gelmeye başladı, koşarak mutfağa gittiğinde artık çok geçti,yenilebilecek gibi değildi. Tam da gününde diye geçirdi içinden. O sırada kapı çaldı.Oğlu gelmişti.
- Annee yine yemeği mi yaktın.? Evet dedi,gülümseyerek.Yeni bir şeyler hazırlamak için tekrar mutfağa geçti.Eşi bayağı gecikmişti,inşallah bir arkadaşına takılmaz diye düşündü.
Kapı tekrar çaldığında oğlu açtı,kapıyı.Dışarıda gülme sesleri geliyordu.Baba,oğul beni çekiştiriyorlar, dedi.Eşi ve oğlu mutfak kapısını açtıklarında umursamaz göründü, heyecanını belli etmedi.
-Geçmiş olsun canım, istenmeyen iş kazası oldu galiba,
-Haydi hazırlan dışarıda bir şeyler yeriz,dedi.
-Evet. Ceketinin iç cebinden kırmızı bir gül çıkardı.Seni çok seviyorum,unuttuğumu zannettin değil mi diyerek,eşinin boynuna sarıldı.
- Bende seni çok seviyorum. diyebildi.
Hep birlikte evden çıktılar.Üçünün de ortak zevki sahilde balık ekmek yemekti.
Balıklar hazırlanırken,oğlu ile eşinin şakalaşmalarına baktı,evet mutluyum,çok mutluyum diye düşündü.Bizim için hergün evlilik yıldönümü,sevgililer günüydü.
N.Ayan
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
9/2/2007 - BU ZAMANDA AŞIK OLMAK......

BU ZAMANDA AŞIK OLMAK......
Hep bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşındasınız değil mi? Hiç vaktiniz yok, 'Fast live', 'Fast food', 'Fast music', 'Fast love'... Dikte ettirilen 'yükselen değerler', 'in' ler, 'out' lar... Buna benzer bir odada, şanslıysanız gökyüzünü görebilen bir pencere ardında bitecek hepsi.
Dostluğu klavyelerinde, yaşamı monitörlerinde arayanlar, Size sesleniyorum! Hangi tuş daha etkilidir ki sıcacık bir gülüşten ya da hangi program verebilir bir ağaç gölgesinde uyumanın keyfini? Copy-paste yapabilir misiniz dalgaların sahille buluşmasını? İçinizi ısıtan gün ışığını gönderebilir misiniz maille arkadaşlarınıza? Sevgiyi tuşlarla mı yazarsınız? Öpüşmek için hangi tuşlara basmak gerekir? Ya da geri dönüşüm kutusunda saklanabilir mi kaybolan zaman? Doğayı bilgisayarlarına döşeyenler, neden görmezsiniz bahçedeki akasyanın tomurcuklandığını? Ve ıslak toprak kokusu var mıdır dosyalarınız arasında? Koklamak, duymak, dokunmak, yok mu yaşam skalanızda? Bilgi toplumu oldunuz da, duygu toplumu olmanıza megabaytlarınız mı yetmiyor?
Müşfik KENTER
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
Atlar,Atyarışları,Talihoyunları,şiir,edebiyat,resim,mizah
Kategoriler
askat yarislariATLARcocukdijitaluyduinfoedebiyatguncelkeylerKADINmizah-fikraon numararesimli siirlerSAGLIKsayisallottosevdigim resimlersiirlersinama TVteknolojiuyduinfo
Arkadaşlarım
• genocide • tibette7yil • ercansen • senembugulu • denemeyarismasi • yagmur056 • greenroad • nuranayaan • berkanbjk • denizhancb • fatoscb • fatmacik • eroman • yust • cestirtrooy • everybreathyoutake • nursalkimi • angeloflove • kiraztanem • meleqqqm • ecem • rosin • dezmavi • sanartist • ilkerbjk • hayalleringemisi • alperk • AtYarislari • Hobilendik • netmaymunu • haylazguzel • cembudulgan • guzellikoyu • gifdunyasi • Romantikmeyhane • saraykoy • yagmurtuana • atyarisialtili • altilibul6 • huzunadasi • benyaziyorum • BestHotels • SifaliBitkilerimiz • vacations • bebekveresimleri • HealthCare • MakyajTeknikleri • SacBakimiYontemleri • yemektariflerimiz • gokhantr • hakan1 • elifsule • BebekSagligi • MeyvelerinFaydalari • benyaziyorumsiyaset • AnimalImages • erkekbebekresimleri • koparanfikralar • TurkeyVacations • mizikci • MeyvelerinFaydasi • funnyimages • FranceVacations • BlogYardim • enygmus • evlilikhakkinda • lezzetliyemek • mecnun4 • sacmodelleri • sifaniyetine • tadimliktarifler • horseracing • sinanganyan
|