22/7/2008 · Kategori: ask
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
14/9/2007 · Kategori: ask
-

...ve gidişinden arda kalan gözyaşları..
Kalemim "Artık yaz'ma o'na" diye haykırıyo adeta.... Tam artık sana yazmıyacağım diyorum.. Aklımda tasarlıyorum yazacaklarımı. Tam yazmaya başlıyorumki, gene 'sen' dökülüyosun kalemime.. Kalemimden kağıdıma.. Ve Ardından arta kalan gözyaşlarım...
Saçmaalıyorum gene işte.. Yazacak birşeyim kalmadı sana dair.. Tükettin tüm cümleleri..
Ben gözyaşlarımla yazdım seni.. Sakladım yüreğimi.. Dökülüpte, yarmasın diye sevgimi ..
..ve bitişler.. gidiş ve bitişler .. her gidenin ardından ağlamaalar, hüzünler .. sebepsiz yere haykırışlar .. ve biten umutlar..
Ağlamam sana değil, sessizliğime..
Her gidişinden arta kalan sessizliğime .. Suskunum sebepsiz yere..
Sonsuzluğuma son notum bu belkide ..
Sen benim Birinci TekiL Şahsı'm oldun hep.. Ben=Sen. ne farkeder.. Ha Ben, ha Sen. Ha Sen, ha Ben. Ama senin için Ben, asla Sen olamadım..
Yandığımı hissediyorum.. Yokluğun yakıcı..
Ben ağlarken yokluğunda, sen yüreğime damlalar düşürmeye devam ediyorsun..
Düşürdün kalbimi elinden. Yüreğim yokluğunda yerlerde pusu kurmuş seni özlüyor... Seni arıyor köşe bucak.. Harf harf, kelime kelime yokluğunun adını koymaya çalışıyor...
Tüm tümcelerimde soru işareti bıraktı yalnızlığın ..
..ve bitişler.. gidiş ve bitişler .. her gidenin ardından ağlamaalar, hüzünler .. sebepsiz yere haykırışlar .. ve biten umutlar..
Kayıp giden mutluluğumda 'sen' vardın sadece.. Senin için ise sadece gözyaşlarım...
Kağıdım ıslak, yüreğim buruk.. Çıktığım bu yolda seni arıyorum.. Nerden başladıysam, ordan bitirmeye kararlıy'dım'
Geriye; gidişinden arta kalan yaşlar...
Aslında sen hiç yoktun
Sevgim çizdi yüzünün güzelliğini
Tutkularım şekillendirdi bedenini
Özlemlerimdi mütevazi yapan seni
Önce var et,sonra ona tutkun
Zavallı yüreğimi derde soktun
Ama aslında sen hiç yoktun .......
Ben zaten yoktum sende.. Tanımadın ! Bilmedin ! Sevmedin ! Ve en önemlisi beni hiç Hissetmedin !
Kaybolup giderken yalnızlığında, sen beni hiç tanımadın.. Oysaki bütün çabalarım 'sen'din. . ANLAMADIN! !
Çünkü ben; Üçüncü TekiL ŞahıS'ım Yüreğindealıntı
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
26/5/2007 · Kategori: ask
| Bekliyorum, belki gelirsin diye, Eğer geleceksen, Bir nisan yağmurunun, o ılık bulutlarıyla gel... Yürürken ağaçlara sular, aşkın damarlarımda akarken gel, Yürürken boş sokaklarda ben, yüreğim sen diye atarken gel, Yürürken gökte bulutlar, yepyeni baharlarla gel, Yürürken ağaçlara sular, yürü gözlerimden kalbime kadar. Bekliyorum, belki gelirsin diye, Eğer geleceksen, Bir nisan yağmurunun, o ılık bulutlarıyla gel... Erikler çiçek açarken, yazı yaban yeşerirken gel, Son cemresi de düşüp toprağa, toprak buharlaşırken gel, Yüreğim aşkınla dolup da, özlemin beni ağlatırken gel, Gel sil gözlerimi, sana en ihtiyacım olduğu zaman gel. Bekliyorum, belki gelirsin diye, Eğer geleceksen, Bir nisan yağmurunun, o ılık bulutlarıyla gel... Dilek ağacında, çaputlar renk değiştirmeden, Yatırlarda mumlar tükenip, ışıkları tam sönerken gel. Göçmen kuşlar yeniden bir bir, sevinçlerle dönerken gel, Şiirler şarkı olup, sevdalı dillerde söylenirken gel. Ve, senin için Allah'a açık ellerim yorgun düşerken, Yok ki derdime ortağım, kendi kendime dertleşirken gel..bekliyorum biricigim vakit cok gec olmadan gel .... |
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
27/3/2007 · Kategori: ask
Seni Anlatmamı İsteselerdi…~♥♥♥~
Benden, seni anlatmamı isteselerdi, bir yürek anlatırdım içinde koskacaman bir dünya, dünyada kocaman bir fener ve sevgi yolu aydınlatan.
Deselerdi yaz onu; yazardım en güzel şiirleri dilsiz istekleri dipsiz kuyu sarınçlarında yuvarlanan aşkları.Yazardım parmaklarım morarıncaya kadar yazardım, yüreğim yorulup duruluncaya kadar.
Deselerdi çiz onu; çizerdim dünyayı, dünya her tarafı yedi veren gülleri yedi renk açan en mevsimsiz çiçeklerin açtığı nakışlı oyalı özenli bir dünya ve korkardım kendi çizdiğim dünyaya dokunmaya, korkardım çiçeklerin yaprakların solmasından.
Deselerdi kim O ?
O derdim O işte yüreğinde deryaları taşıyıpta tek bir dünyalıya konuşamayan, o sınırsız sevgi deryasında yelken açıp giderken sevgisini utangaç kişiliğine gömen biri idi.
Ve O derdim ;
Beni sabahlara kadar kendisini düşünmek zorunda bırakan insafsız biri O konuşsa yüreğindeki allı tebessümlerde kaybolurdum, konuşsa yanmadan yıkılmadan söndürürdü beni derdim. Sigaram kadar tiryakisi olduğum içkim kadar başımı döndüren, görmediğim kadar özlediğim,özlediğim kadar dokunamadığım, dokunamadığım kadar ürkek...
Ve O derdim ;
Yaşayıpta yitirdiğim değil yaşamayıpta bilmek istediğim, konuşmasını beklediğim kızıl dudaklarına hasretlendiğim hasreti ile eridiğim, yanımda iken bile özlediğim gittiği yolu kıskandığım aydınlık günlerimi aradığım.
O derdim…
Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!
18/3/2007 · Kategori: ask
| yoruldum Yoruldum sahte gülümsemelerden, Yoruldum anlamsız kahkahalardan, Yoruldum istenmeyen yarınlardan, Yoruldum boşa harcanan dünlerden. Yoruldum acı dolu pişmanlıklardan, Yoruldum hüzünlü anılardan, Yoruldum karanlığa gömülü yaşamaktan, Yoruldum boş bir kabuk olmaktan. Yoruldum boş bir hayali kovalamaktan, Yoruldum her yerde onu aramaktan, Yoruldum asla ulaşamamaktan, Yoruldum umular okyanusunda bir damla gözyaşı olmaktan. Yok olup gidin yaşamımdan, Terk edin beni yalnızlığıma, Bırakın bir parça huzur bulayım, Göz yaşlarımda boğulurken. Yoruldum artık yaşamaktan. Yoruldum, beni öldüren gülümsemelerden, Yoruldum beni gülümseten ölümden, Yoruldum umutlar okyanusunda bir damla kırmızı bir gözyaşı olmaktan... |
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!
5/3/2007 · Kategori: ask
|
Küçük Deniz Kızı
Bir zamanlar altı güzel kızı olan bir kral varmış. Ama bu kral insanların kralı değilmiş. Ülkesi dalgaların altında balıkların değerli taşlar gibi parıldadığı bir ülkeymiş. Genç prenseslerin anneleri çoktan ölmüş ve onları büyükanneleri büyütmüş. İçlerinde en güzelleri, en küçük olanıymış. Saçları altın bukleler halinde omuzlarına dökülüyormuş. Kızlar büyükannelerinin anlattığı yeryüzüyle ilgili masalları çok seviyorlarmış. Bu masallarda "bacak" adlı iki şeyin üzerinde yürüyen garip insanlar varmış. Küçük denizkızı da bu anlatılanları görmek istiyormuş. "On beş yaşını beklemen gerekir" demiş büyükanneleri. "O zaman gidip görebilirsin..." En büyük denizkızı yaşı geldiğinde yüzeye çıkmış ve gördüğü ilginç şeyleri kardeşlerine anlatmış. Yıllar geçmiş ve sonunda küçük denizkızının da yüzeye, insanların dünyasına çıkabileceği gün gelmiş. Şimdiye kadar hep merak ettiği dünyayı artık kendi gözleriyle görebilecekmiş. Yüzeye doğru yüzerken güneş batıyormuş. Yakınlarda bir gemi demir atmış. Küçük denizkızı yüzeye çıktığında güvertedeki yakışıklı prensi görmüş. Prens kendisini birisinin gözlediğini de, prensesin ondan gözlerini ayıramadığını da bilmiyormuş tabii. Birden hava kararmış, gemi çıkan fırtınayla sallanmaya başlamış. Çok geçmeden yelkenleri parçalanmış, direği kırılmış ve gemi sulara gömülmüş. Küçük denizkızı sularda çırpınan prensi son anda görüp kurtarmış. Onu kucaklayıp kıyıya götürmüş ve sahile bırakmış. Sabah olduğunda prens hala yattığı yerde uyuyor, denizkızı da başucunda onu bekliyormuş. Az sonra birkaç kız koşarak gelmiş. Prens gözlerini açmış ve kalkıp yürümüş. Küçük denizkızı oracıkta üzüntüsüyle baş başa kalmış.
O günden sonra küçük denizkızı prensi görebilmek umuduyla birçok kez yüzeye çıkmış. Artık dayanamıyormuş. Su cadısına gidip akıl almaya karar vermiş. Cadı onu görünce bir kahkaha atmış: "Niçin geldiğini biliyorum deniz kızı" demiş. "İnsana dönüşüp karaya çıkmak istiyorsun. Böylece prensle daha yakın olacağını düşünüyorsun. Ama bunun bir bedeli var, biliyor musun?" "Bilmiyordum" demiş küçük denizkızı, "ama insan olabilmek için neyse öderim." "Sesini istiyorum" demiş cadı, "şu şarkılar söyleyen güzel sesini. Bana sesini verirsen ben de seni iki ayaklı güzel bir genç kıza çeviririm. Ama unutma, prens seni bütün kalbiyle sevmeli ve evlenmeli. Yoksa bir deniz köpüğüne dönüşüp sonsuza dek yok olursun." "Çabuk" demiş küçük denizkızı. "Ben kararımı çoktan verdim zaten." Bunun üzerine su cadısı küçük denizkızına içmesi için büyülü bir ilaç vermiş. Küçük denizkızı prensin karşısına dikildiği an prens bu hiç konuşmayan kızdan çok hoşlanmış ve onsuz yapamayacağına karar vermiş. Küçük denizkızı da prensi her geçen gün daha çok sevmiş, ama prens ona bir türlü evlenme teklif etmiyormuş. Prensin annesi ve babası, kendine eş bulması için baskı yapıyorlarmış. Prens sonunda yakındaki bir ülkenin prensesiyle tanışmaya karar vermiş. Yanında küçük deniz kızını da götürmüş. Zavallı kız çok acı çekiyormuş. Prens komşu ülkeye gidip prensesle karşılaşınca aklı başından gitmiş ve hemen evlenmek istemiş. Düğünleri muhteşem olmuş. Her yer çiçek, ipek ve mücevherle kaplıymış. Mutlu çifti görmeye gelen herkes coşku içindeymiş. Yalnızca küçük deniz kızı sessizmiş. Gözyaşları sessizce süzülüyormuş yanaklarından. O gece küçük denizkızı güvertede dikilmiş karanlık sulara bakıyormuş. Gün doğarken bir deniz köpüğü olup o sulara karışacakmış. Birden suların dibinden deniz kızının kardeşleri çıkmışlar. Saçları kısa kısa kesilmiş. "Saçlarımızı su cadısına verdik, karşılığında da bu bıçağı aldık. Eğer bu gece bu bıçağı prensin kalbine saplarsan büyü bozulacak." Küçük denizkızı bıçağı almış ama prense asla zarar veremeyeceğini biliyormuş. Güneş doğduğunda kendini ağlayarak denize atmış. Ama denize düşmemiş. Kendini havada uçarken bulmuş. Çevresinde altın renkli ışıklar dans ediyormuş. "Biz havanın kızlarıyız" demişler. "Artık bizimle mutlu olursun." Küçük denizkızı gökyüzüne doğru yükselirken aşağıya, prensin gemisine bakmış ve gülümsemiş. |
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
28/2/2007 · Kategori: ask
Hep yanlış tarafa baktım şimdiye kadar..hala bulamadım seni sıkıldım artık..
var mısın , yok musun bilmiyorum..belki sadece bir umutsun içimde..
lütfen bağarmayı dene , belki duyarım..anla artık sana ihtiyacım var işte.
yoksa kırıldın mı bana? özür dilerim , hak etmeyen insanlara “sen” gözüyle baktım..
ipuçları verdim onlara sevgimden ama bu asla sana olan sevgimi azaltmadı. tersine yoğunlaştırdı..ama “sen” diildin onlar.. “sen” o kadar yoktun ki..fark edemedim..hala yoksun..
sen de beni arıyorsun belki.. evet sen eğer “sen” ‘sen beni arıyor olmalısın.
burdayım işte.. bana bendekileri verebilcek ve sendekileri alabilcek tek kişisin..
bıktım artık cevap ver..kimsin sen? nerdesin söyle.. ne kadar yakın ya da uzaksın bana..
kaç kişinin ruhusun? benden kaçamazsın..
işte bu doğru ,benden asla kaçamazsın.. kes artık saklanmayı , kendini ifade etmeye başla , kaçma..
söz seni hiç bırakmicam.. hiç sıkılmicaksın benden , ben de senden..konuşabilicez seninle.. başka hiçbiyerde daha rahat ‘ ı bulamicaksın.. çünkü ben “sen” olucam..aynı şey senin için de geçerli olacak..sana zarar vermicem , seni rahatsız etmicem... “sen” dayanabildiğim tek kişi olacaksın aynı zamanda..birbirimizi bağlicaz bu iskeleye..dalgalar fazla koparamicak hayattan..
iplerimiz sağlam olcak
nolur ortaya çık..yoruldum artık seni ararken düştüğüm kuyulardan kurtulmak için çırpınmaktan..hem sen de yoruldun , biliyorum.. “sen” yanılmıyorsundur umarım..
yapabileceklerim varken “sen” yalnız kalma diye vazgeçiyorum..sen de geçtim di mi şimdiye kadar? beni yalnız bırakmadın değil mi? sen..
sadece tek bi kişi için gerçekten! değerlisin.. “sen” bitanesin..
koku, tad, sıcak... sende her aradığım vardı:
seni soğuk bulanlar, ısıtamayanlardı
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
21/2/2007 · Kategori: ask
Günün birinde belki anlarsın ne kadar sevdiğini, ne kadar sevebileceğini, ne kadar sevildiğini, ne kadar sevilebileceğini ama iş işten geçmiş, sevgilin, seni seven gitmiş, yitmiş olabilir. İşte o zaman üzülme vaktidir. Yerli yersiz ağlama vaktidir. İşte o zaman çevrene dönüp, ‘şimdi ne yapacağım’ diye sorma vaktidir. Alacağın cevabı sana söyleyeyim güzelim. ‘Bilmiyorum’ diyecekler, senin dediğin gibi!. Ben biliyorum oysa, oysa sende biliyordun. Hep bildin zaten.
Ama artık sende biliyorsun, biliyordun ki en azından bir kez gerçekten sevildin. Ve yine biliyordun ki, bu sevgi bitmeyecek.
Yaşa.! Doğru bildiğin insanı bul ve onunla yaşa ama bu dostunu sakın unutma.
Yaşa hayatı sevdiğin… limon gibi sömürerek, tüm ekşiliğine rağmen tadını alarak yaşa
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
21/2/2007 · Kategori: ask
Sonsuzluk koyuyorum adını sensiz günlerin, senli günlerle takas ediyorum.Yokluğun diye bir şey yok bende, ben seni sonsuzluk kadar çok ama çok seviyorum...
Günden güne yok olmaktayım. Bütün ışıkları attım bir kenara anlamıyor musun? GÖKYÜZÜ GÜNEŞ OLSADA SENSİZ YİNE KARANLIKTAYIM... Seni seviyorum... Gözlerime bakabilir misin?
Varlığınla başlayan bir günün yokluğunla bitmesine alışamadım, aklımda olduğunun yarısı kadar yanımda olsaydın Hiç Sensiz kalmazdım!
Günü gece olsun diye yaşıyorum, çünkü gece hayallerime geliyorsun, seni beklemiyorum çünkü sen hep benimlesin, hayallerimde ve kalbimdesin, terk edip gitmiş olsan da, unutsan da, UNUTMUYACAĞIM...
Var mı daha ağır yük, hasreti çekmek kadar. Yaşama sebebimsin, ekmek kadar su kadar. Ayrılığın, hasretin her şeyin bir hazzı var. Seni anmak da güzel seni özlemek kadar.
Seni ne kadar sevdiğimi öğrenmek istersen vur kır kalbimi kalbimden akan kan yazacaktır ismini o zaman anlarsın sana olan sevgimi
Kalbimdeki aşka, dudaklarımdaki gülüşe, akan gözyaşlarıma, yalnızca sen layıksın. Çünkü benim için çok özelsin aşkım...
Hasret kapımda nöbetler tutuyor. Sevgilim uzak bir şehirde gözlerim onu arıyor. Bir kuş olup gitsem aşsam şu enginleri varsam senin yanına öpsem doyasıya koklasam.
Geceleri uzaklara çığlık olur sesim, denizden çıkan yosun kokusundan keskin sana özlemim, bu sabah sırf senin için aralandı gözlerim, günaydın benim herşeyim.
Bin Ömrüm Daha Olsa! Kollarında Son Bulsa! Sana Kavuşmak Varsa! Ölmek Bile Düğün Gelir Bana! Sensizlikten Çok Korkuyorum! İnan Kendimi Bilmiyorum! Önce ALLAH Sonra Sen Benim İçin! O Bilir Seni Nasıl Sevdim!
Dudaklarında aşkın yankısı var sevdana kapılan bir kalbim var. Beni sana bağlayan büyük ümitlerim var. yıkma dünyamı sana verecek son bir canım var!
İki kişi birbirini severse; sevgi olur. Biri kaçar, diğeri kovalarsa; aşk olur. İkisi de sever lakin kavuşamazsa; efsane olur.
Korkma! Sakın sevmekten korkma. Kurşun sesi kadar hızlı geçer yaşamak ama öylesine zor ki kurşunu havada sevdayı sıcacık yürekte tutmak.
Sil baştan yaşama şansım olsaydı eğer; kusursuz olmaya çalışmaz rahat bırakırdım yüreğimi korkmazdım çok riske girip sana aşık olmaktan.
Ne zaman sağır bir ressam, kristal bir zemin üzerine düşen gülün sesinin resmini çizerse, işte o zaman seni unutur bir başkasını severim.
Yalnızlık gecelerin, umut bekleyenlerin, hayal çaresizlerin, yağmur sokakların, tebessüm dudaklarının, sen ise yalnız benimsin!
Şafak vakti yağan bir çiğ tanesi kadar masum, gün batımında denizlerden esen rüzgâr kadar çılgın ve okyanusun derinlerindeki bir inci tanesi kadar özelsin.
Hepsi gidici sen kalıcı, hepsi anlık sen hayat boyu, hepsi çocukça sen gerçekçe, hepsi öylesine sen ölesiye.
Küçüktüm, adam olmadı dediler, adam oldum, sevmedi dediler, sevdim, uğruna ölmedi dediler, öldüm, iş işten geçti dediler...
Sevmek mi? Hiç Tatmadım. Ya Gülmek? Çoktan Unuttum. Yaşamak mı? Boşver! Aşk ne mi? Büyük bir yalan! Mutsuzluk mu? İşte o benim dünyam!
Bilinmeyen diyarlarda yürüyorum. Unutulmak korkusuyla her an ağlıyorum. Rüyalarımda gördüğüm tarifi zor kız, beni vursunlar ama sana dokunmasınlar. Umut iklimine seni yazsınlar!
Yıllar sonra düş kırıklıkları ile geldin ve düşlerle gidiyorsun. Aslında ben sana Türkçeyi konuşmaya mecbur olduğum kadarından fazla mecbur oldum.
Deniz kumlardaki izleri siler ama hiç birşey kalbimdeki sevgini silemez. Seni ölene dek seveceğim.
Kalbimi kırmak denize yazı yazmaya benzer, kırılan kalbimi düzeltmek ise gece güneşe dokunmak kadar zordur. sen denize yazı yazdın simdi gece günesin dogmasını bekle.
Gül nedir ki? Solup gider. Gün nedir ki? Gelip gider. Ateş nedir ki? Söner biter. Ama sana olan sevgim sonsuzdur, ancak mezarda biter.
Yalnızım, yalnızlığım beni dinlemekte, yalanda olsa ne var ki bu şarkıyı söylemekte, yalanda olsa içimden bir bulut akıp geçiyor, yalanda olsa MUTLUYUM bu bana yeter.
Aşk günah olmayacak kadar masum, köle olmayacak kadar özgür, ulaşılmayacak kadar derin, unutulmayacak kadar yakın seninle yaşanacak kadar özeldir.
Bazı aşklar okyanus gibidir. Görmesen de sonunun bir yerde bittiğini bilirsin. Simdi Okyanuslar bile kıskanır sana olan sevgimi, görmesem de biliyorum sonunu sonsuza dek bitmeyecek.
Bazen anlatmak zor geldi korktum, bazen cesurdum sen yoktun ve artık bir karar aldım söylüyorum. Seni çok ama çok seviyorum.
Sana ne demeliyim bilmiyorum. Güneşim desem güneş batıyor, hayatım desem hayat kısa, gülüm desem oda soluyor. Sana canım demeliyim çünkü bu can seninle yaşıyor.
Bir rüzgâr eserse oralara, sana olan sevgimi fısıldarsa kulağına, cevabını sevgimden ıslandığın yağmurlarla yolla.
Aşkına döksem gözyaşlarımı, elinle bir defa silecek misin? Şu kalbimi sana versem, bir gün gelecek sevecek misin?
Ben kimseyi böyle delice kıskanmadım, hiç kimseye böyle yürekten bağlanmadım, ben kimse için bir gün oturup ağlamadım. Yalnızca senin için aşkım.
Seni çok özledim. Seni her özlediğimde kalbime bir yıldız çizdim. Seni ne kadar özlediğimi bilmek ister misin? Sayende bir gökyüzüne sahibim canım!
Sonbahara inat ağaç hala yeşermekte, geceye inat gün hala ağarmakta. Ben ise kadere inat hala seni sevmekteyim. İnat bu ya mahşere kadar seni seveceğim!
Biliyorum sen güneşsin etrafında binlerce gezegen var ama sen de biliyorsun ki ben dünyayım ve bir tek bende hayat Var.
Sonbahara inat ağaç hala yeşermekte, geceye inat gün hala ağarmakta, ben ise kadere inat hala seni sevmekteyim. İnat bu ya mahşere kadar seni seveceğim!
Ne zaman sağır bir ressam, kristal bir zemin üzerine düşen gülün sesinin resmini çizerse, işte o zaman seni unutur bir başkasını severim.
İsteyip de sahip olamadığım her şeyin yerine seni koyduğum zaman anladım ki, ben her şeye sahipmişim çünkü sen her şeyden ve herkesten değerlisin!
Bir çerçeve astım odama içi boş önemi yok, neden diye sorma neye baksam seni görüyorum nasıl olsa.
Umutlarım yıkıldı senden sonra yaşamayı haram gördüm kendime! Bu dünyadan kurtulmak istediysem de kaç defa sensiz gidemedim ölüme.
Senin sevgini doldurdum gönül kadehime, senin sevgini içeceğim. Senin hayallerini çizdim gözlerime, hep seni seyredeceğim. İlk defa seni sevdim ölene kadarda seni SEVECEĞİM...
Buruk bir duygu yüklenirse yüreğine, gözlerin zaman zaman takılıyorsa uzaklara, kulakların çınlarsa zamansız, bil ki bir yerlerde ÖZLENMİŞSİNDİR!
Yaşamak özlemsiz, özlem sevgisiz, sevgi de sensiz olmaz. Unutma sevmek daima beraber olmak değil. Sensizken bile seninle olabilmektir.
Sen güllere özenme güller sana özensin, üzme tatlı canını sen güllerden de güzelsin. Bir gülüş kadar özgür özgürlük kadar vazgeçilmezsin gülüm sen her şeye değersin.
Kimsin sen? Yaşamak isteyip de yaşayamadığım umutlarımsın. Yıllardır beklediğimsin belki de... Kimsin sen? Sen benim sevdiğimsin. Sevdiğimi Söyleyebildiğimsin.
Seni yıldızlara benzetiyorum onlar kadar etkileyici çekici ve de güzelsin ama aranızda tekbir fark var onlar milyonlarca sen bitanesin!
Biliyorum okuduğun kitaplar gibiyim senin için yeri gelince hatırlanacak sense yaktığım şiirler gibisin hiç aklımdan çıkmayacak.
Yorgunum! Çünkü yorgunluğumun seni sevmek gibi bir anlamı var. Yinede seni sevmekten duyduğum mutluluğun tadına düşmanlarım ulaşamazlar.
Düşünüyorum da; düşüncelerin en güzeli senin beni düşünüp düşünmediğini düşünürken, düşünüyor olmanı düşünmek galiba.
Dünyada birçok insan var. Kimi mutlu kimi mutsuz, Kimi ağlayıp kimi gülüyor ama güzelliklere ve mutluluğa layık bir insan var o da su an mesajımı okuyor.
Kaç kadeh kırıldı sarhoş gönlümde bir türlü kendimi avutamadım. Kaç gece ağladım böyle gizlice ne yaptımsa seni unutamadım.
Sen var ya sen sütlaç kadar tatlı, lahmacun kadar sıcak, çiğ köfte gibi acılı, dolma gibi çekici, bulgur gibi asil, aşure gibi karışık, ve içli köfte gibi mükemmelsin ya!!!
Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!
21/2/2007 · Kategori: ask
| ruhun bende olmalı |
| neptunus |
Acıları kurutmalısın,yüreğindeki sayfalarda. |
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
« Önceki ::


