umuda yolculuk

31/1/2007 - Bir taraf hep daha fazla sever

Kategori: KADIN

Bir taraf hep daha fazla sever


Hep böyle olur. Karı-koca ya da sevgili fark etmez. Taraflardan biri ötekini hep daha fazla sever.

Daha fazla kıskanır, daha fazla kızar, daha fazla ister, daha fazla...

Yani genellikle bir taraf daha baskındır.

Öteki suskun.

Biri kaçar, öteki kovalar.

Biri kontrol sağlama peşindedir, öbürü dağıtma...

Ve bu düzen hiç değişmez. Sıraya da binmez. Yani bir gün o kıskanıyorsa iki gün sonra öteki kıskanmaz. Kim kıskanıyorsa ömür boyu o kıskanır.

Kısacası, nasıl başladıysa öyle gider...

Maalesef...

Maalesef çünkü bu durumda hep aynı taraf mutsuz olur. Huzursuz da...

Öteki ise yaramaz çocuklar gibidir.

Hep, bi bekâr olsam var ya... duygusuyla yaşar. Hayatta boşanmayı falan düşünmez ama bunun hayalini kurar.

Boşanmanın değil ama... Bekâr olmanın...

Bu nasıl olacak derseniz, onu şimdiye kadar kimse bulamadı zaten.

DELİ Mİ NE?
Bu yüzden hareketleri hep kuşku yaratır.

Ne yapsa şüphe çeker.

Yapmasa da çeker...

Yani aslında bir şey de yapmaz belki ama hep her an yapacakmış gibidir.

Gözleri velfecri okur onların.

Hani bir yerde otururken ne zaman baksanız size baktığını gördüğünüz adamlar vardır...

Deli mi ne? dersiniz.

Ama gözünüz de takılır ona. Bu sefer, sizin de ona baktığınızı sanır. Kurtulamazsınız.

İşte bu adamlar şanslı taraflardandır.

Yani üzerine düşülen, kıskanılan, daha çok sevilen...

Şanslı taraftaki kadınlar ise neşeli olanlardır.

Evet. Etrafınıza bakın; evli kadınların çoğu neşesizdir.

Kaybetmişlerdir, unutmuşlardır neşelerini, canlılıklarını...

Üzerlerine kasvet çökmüştür.

Ama bazıları...

Bazıları keyiflidir. Hatta kahkaha falan atarlar.

Aynen öyle. Çoğu onu bile unutmuştur. İçleri çürümüştür. Çürütülmüştür.

Kim çürütmüştür, bilin bakalım...

Ama benim dediğim keyifli olanlar...

İşte onlar şanslı taraftaki kadınlardır.

Kıskanılan, üzerine düşülen, daha çok sevilen.

ŞÖYLE DURUMLAR YAŞANIR
Taraflardan biri ötekini daha fazla sever.

Şöyle durumlar yaşanır.

Biri Biz çok mutluyuz, birbirimizi de çok seviyoruz derken öteki susar.

Biri, içinde aldatma geçen filmlerden nefret eder, öteki bunları kahkahalarla seyreder.

Biri gezmeyi sever öteki evi...

Biri yalnız tatile gitmeyi ister öteki bunu duymak dahi istemez. Zaten öyle bir hava yaratır ki bu ona söylenemez bile...

Biri işini evinden daha çok sever öteki ailesini..

Biri bayramlardan ve yılbaşı tatillerinden nefret eder ötekiyse bayılır.

Kadın da erkek de kıskanıldıkça şımarır.

Şımardıkça da kıskanılır.

Böyle bir kısır döngü yani...

Kısır dedim de, olsa da yesek...


*


 

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

31/1/2007 - Terkedilmenin acısını nasıl unutursunuz

Kategori: KADIN

 

Ne kadar acı olsa da pek çoğumuz ‘ilişkimiz bitti’ ya da ‘bitmeli’ tarzı cümleler işitmişizdir. Peki çoğu zaman geri dönüşü olmayan bu cümleyi duyduktan sonra ne yapmamız gerekir?

Her ayrılık acı verir ama ona hala deliler gibi aşıksanız hissedeceğiniz acı katsayısı mutlaka daha yüksek olacaktır. Bu acıyla kendinizi dibe çekip dağıtmanız da mümkün, hırslanıp onu tamamen unutmaya çalışmanız da. Seçim sizin, fakat ilk seçeneği kendinizi yıpratmaktan başka işe yaramayacaktır. O yüzden aşağıdaki önerilere bir göz gezdirin ve göz gezdirmekle kalmayıp onları mümkün olduğunca hayata geçirmeye çalışın.

Eşyalarınızı geri alın..

Ondaki bütün eşyalarınızı alın. Onda eşyalarınızın olması ayrılık acınızı artıracaktır. Hem de onunla eşyarınızı almak için aylar sonra görüşmek zorunda kalacaksınızdır. Iyisi mi ayrıldığınız gün ondaki bütün eşyalarınızı alın.

İntikam almaya kalkışmayın..

Ondan intikam almaya çalışmak, onu hayatınızın odağına koyar ve onu unutmanız zorlaşır. Sürekli intikam planları yaparsanız onu kafanızdan atamazsınız.

Romantik hareketlerden kaçının..

Romantizmi bırakın artık. Gerçekçi olun; ilişkiniz bitti. Bunu kabul edin. Sürekli onu hatırlatacak ve anılarınızı taze tutacak eşyaları saklayıp durumunuzu güçleştirmeyin. Size yolladığı bütün aşk mektuplarını hiç vakit kaybetmeden gözünüzün önünden kaldırın. Bu romantik temizlik harekatı başlangıçta çok zor gelebilir, ama aksi taktirde bütün gün ve gecelerinizi onu düşünerek, eski giydiği kazağı koklayarak geçirirsiniz ve duygusal özürlü bir birey haline gelirsiniz.

Onu aramayın..

Ona telefon etme isteği tıpkı aklınızdan çıkmasa bile onu aramayın.

Kendinizi kaybetmeyin..

İçinizdeki sıkıntıdan kurtulmak kendinizi oyalamak için asla yiyecek ve içeceğe saldırmayın, saatler boyu televizyon seyretmeyin ya da mutsuzluğunuzu bahane ederek evinizi çöplük haline getirmeyin. Eve kapanmak yerine kendinizi yenileyin.

Yeni sevgilisini görmezden gelin..

Sizi terkettikten sonra, onu başka birinin kollarında görmek size acı verebilir ama olay çıkarmaya kalkışmayın. Onu görmemezlikten gelir ve sanki hiç yoklarmış gibi davranın.

Acınızı sağda solda anlatmayın..

Gerçekten yakın dostunuz olmadıkça kimseye ne kadar acı çektiğinizi anlatmayın

 Yazan :Özgür ŞAHİN

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

31/1/2007 - Aşk acısını atlatmak için

Kategori: KADIN

 

Aşk, insanoğlunun hissettiği en güzel duygu… Onunla beraberken çok mutlu ve huzurlusunuz… Ama ne yazık ki, aşkınız sonsuza kadar devam edemiyor… FIRTINALI başlayan aşklar kasırgayla sona erebilir. Ama işler umduğunuz gibi gitmeyebilir. Onunla yaşadığınız unutulmaz anlar sizin için bir kabusa dönüşebilir. Bu durumda yaşanan güzelliklerin ardından her şeyin bittiğine inanmak elbette ki çok zor. Fakat bu zor dönemi aşmanın da yolları var. Yeter ki kendinizi iyi hissetmekten alıkoymayın. Unutmayın kendinizi harap ederek hiçbir yere varamazsınız. Uzmanlar, bu zor dönemi en iyi şekilde atlatmanız için şunları öneriyor:

Sosyal yaşamdan kopmayın. Bu dönemde yalnız kalmak isteyebilirsiniz, ancak yalnızlık, kendinizi iyi hissetmenizi sağlamayacak, sizi daha çok yıpratacaktır. Aileniz ve arkadaşlarınızla daha çok zaman geçirin, belki de onları uzun zamandır ihmal ediyordunuz.

Onunla beraberken yapmak isteyip de yapamadığınız şeyleri yapın. Size, onu hatırlatacak şeyleri ortadan kaldırın.

İmkanınız varsa kendinize yakın hissettiğiniz biriyle küçük bir tatil yapın. Kafanızı toplamanız için faydalı olur.

Küçük şeylerden zevk almaya çalışın, mutlu olmak sizin elinizde. Güçlü olun ve onun sizi hak etmediğini düşünün.

Tüm bunların ardından, kendinizi asla yeniden aşık olmaya zorlamayın.

Sizi en mutlu eden şeyleri yeniden düşünün, o olmadan önce neler yapardınız şöyle bir sayın.

Tüm bunlara rağmen içinde bulunduğunuz zor durumdan kendinizi bir türlü kurtaramıyorsanız, mutlaka bir psikoloğa başvurmalısınız.

 Yazan :Özgür ŞAHİN

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

31/1/2007 - Bir kadını anlamak istiyorsanız

Kategori: KADIN

Eğer kadınları bir türlü anlayamamaktan yakınıyorsanız, söylediklerinin alt metinlerindeki kodları çözememişsiniz demektir. Aşağıdaki yazıya bir göz atarak, en azından birkaç konuda şifreleri kırabilirsiniz!

Söylediği: “Sinirli değilim.”

Demek istediği: “Sinirliyim.”

Eğer dudaklarını sıkarak “Sinirli değilim” diyorsa, sizin başınıza öreceği çorabı düşünüyordur. Sinirini geçirmek için, soru sormayı bırakıp bir an önce yüzünü güldürecek bir şeyler yapmanız gerekir. İşin zor yanı, kadınlar sinirlendikleri konuları asla unutmazlar. Bu yüzden sinirlerini yatıştırdıktan sonra konuyu sakince çözmeye çalışmanız yerinde olur.

Söylediği: “Seni kardeşim gibi görüyorum.”

Demek istediği: “Senden hoşlanmıyorum.”

Muhtemelen sizden hoşlanmıyor ya da hayatında başka biri var. “Bunu bana doğrudan söyleyebilirsin” ruh haline hiç kapılmayın, çünkü kadınlar bu tarz bir söylemin daha kırıcı olduğunu düşünürler. Böylesi durumlarda ona karşı bir adım daha atmamanız gerekir, yoksa kaçan kovalanır durumu yaşanacaktır!

Söylediği: “Arkadaşlarını seviyorum ama…”

Demek istediği: “Arkadaşlarını sevmedim.”

Arkadaşlarınızın hareketlerinden hoşlanmıyor belli ki… Onlarla zaman geçirmenize karışmak istemiyor. Siz de bilinçli bir erkek olarak onu peşinizden her yere sürüklemeyin. Yanlış anlaşılmasın, “Gelir misin” diye sormayı da ihmal etmeyin.

Söylediği: “Benimle yeteri kadar ilgilenmiyorsun!”

Demek istediği: “Benim ve ilişkimiz hakkındaki düşüncelerini merak ediyorum.”

Çok konuşmayan erkekler hakkında kadınların düşüncesi de sabittir. Bu yüzden farklı yollar deneyerek ağzınızdan laf almaya çalışırlar. Cımbızla da olsa! Bu cümle ile aklındaki soruyu yanıtlamanızı isterler, ama tabii ki böyle bir şey asla olmaz! Yapmanız gereken bu gizli soruya bir şekilde yanıt vermenizdir, aksi halde aynı soruyu farklı şekillerde sormaya devam eder.

Söylediği: “Nasıl görünüyorum.”

Demek istediği: “Daha çok ilgiye ihtiyacım var!”

İlişkiniz hakkında aklına takılan soru işaretleri var ve kesinlikle kendisiyle yeterince ilgilenmediğinizi, ondaki değişiklikleri fark etmediğinizi düşünüyor! Böyle düşünen bir kadın ilgisizlikten sıkılmıştır. Yapmanız gereken beğenmemiş olsanız bile “Üzerindeki sana çok yakışmış” demenizdir. Tabii bu sözcükler biraz da gerçeğe dayanmalıdır, çünkü samimiyetinizi test ediyor olacaktır.

Sinem VURAL – Hürriyet

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

31/1/2007 - Aşk her şeyi affedermi ?

Kategori: KADIN


Aşk Herşeyi Affedermi ?

Dünyanın en güzel, en tuhaf, en yabani ve aynı zamanda en evcil duygusunu yani aşkı, bu kez de sıradışı sorularla çözümlemeye hazır mısınız?

Neden hep yanlış insanlara aşık oluruz?

Yanlış insanlara aşık oluyoruz çünkü kafamızın içinde “doğru insan” diye bir kavram var. Zihnimizde belli ölçülerden, daha doğrusu kalıplardan meydana gelen bir şema oluşturuyoruz. Durmadan hayatımızın erkeğini arıyoruz ve onu bulma konusunda oldukça sabırsız davranıyoruz. Ayrıca kabul edin ki, aşk söz konusu olduğunda yasakların ve engellerin ayrı bir çekiciliği oluyor. İmkansızlık aşka bambaşka bir lezzet katıyor. Biz de aslında içten içe bu imkansızlığı yaşamaktan hoşlanıyor, bunun içimizdeki tutkuyu arttırmasına göz yumuyor, bir yandan da bir türlü düzenli ve uzun bir ilişki kuramamanın acısını çekiyoruz.

Aşk, her zaman fedakarlık mı demek?

Tabii ki hayır. Bir tarafın diğeri için kendini hiçe sayması aşk değildir. Aşk iki kişilik bir egoizm ve aslında insanın tamamen kendi egosunu tatmin etmek, ruhunu doyurmak, kalp çiçeğinin suyunu vermek için yaşamaya ihtiyaç duyduğu bir süreç. Fakat bu egoizmi olumsuz anlamda ele almamak gerek. Birbirine aşık olan iki insanın ilişkileri, bir yönüyle dünyanın geri kalanına kapalıdır. Onların kendilerine özgü bir dilleri, bir iletişim biçimleri, bazen etraflarındaki hiç kimsenin, en yakınlarının bile içine giremediği bir dünyaları vardır. Aşkın egoist yanı sıradan bir bencillikten çok, bir kabuğuna çekilmişlikten ve mahremiyetten kaynaklanır. Ancak bir tarafın kendini parçalaması ve diğerinin bundan faydalanması aşkın değil, tek yönlü bir bağımlılığın işaretidir.

Aşk filmlerinin hayatımızdaki önemi nedir?

Özellikle biz kadınların zaafı sayılabilecek bu filmler, aşkı daha iyi algılamak üzere gözümüzü açmamızı sağlar. İçimizdeki yoğun duyguya karşı olan güvenimizi arttırır. Aşk filmlerine çok meraklıyız çünkü bizi zaman zaman ümitsizliğe, kuruntulara, endişelere, korkulara, acı çekmeye ve yenilgiye sürükleyen bu hissin bir anlamı olduğunu tekrar tekrar görmemiz gerek. Beyazperdede bu duygu her zaman daha basit görünür ve bu basitlik bizi içine girdiğimiz açmazlardan biraz olsun çıkarır.

İlişkinin özellikle tehlikeye girdiği zamanlar var mı?

İlişkiye üçüncü bir kişinin girmesi -ki bunun mutlaka başka bir kadın ya da erkek olması gerekmez- aşkı en çok tehlikeye sokan durumdur. Bunun en güzel örneği çocuk sahibi olmak… Aşkın var oluşuna katkıda bulunan o özgürlük duygusu bir anda biter ve çiftin üzerine artık bir aile olmanın sorumlulukları yığılır. Eğer birbirine aşık olan iki insan ilişkileri süresince zor durumlarla başa çıkmayı öğrenememişler, kendilerini bu konuda geliştirememişlerse, bu yeni yaşam biçimi onları birbirlerini kırmaya iter ve aşklarının tartışmalar, gerginlikler, yıpranmalar, sinir krizleri ve isyanlar arasında yitip gitmesine neden olur.

Aldatsa bile sizi seviyor mu?

Erkekler için evet… Bir erkek birlikte olduğu kadını çok sevip yine de aldatabilir, çoğunlukla da cinsellikten kaynaklanan sebeplerle… Kadınlar aldatma olayına farklı amaçlarla, planlı programlı girerler. Çoğunlukla da bunu birlikte oldukları erkekten intikam almak için yaparlar. Kadının içinde sadakat duygusuna yer olmayan bir aşk yaşaması, çok daha düşük bir ihtimaldir.

İnsan bir aşkı telefonunda bitirebilir mi?

Bitiremez, bitiriyorsa da yaşadığı şeyin aşk olmadığından emin olabilir. Eğer bir insanı sevmiş ve onunla bir dönem hayatı paylaşmışsak, içimizdeki tutku fırtınası dindiğinde bile o güzel günlerin hatırına en azından gözlerinin içine bakarak ve bir açıklama yaparak ayrılmayı ona borçlu olduğumuzu hissederiz. Yani bir erkeği mesajla başınızdan atıyorsanız, bilin ki ona hiçbir zaman aşık olmamışsınızdır.

Aşkın ne kadar yakınlığa ve uzaklığa ihtiyacı var?

Birbirini tek bir bakışla anlayacak kadar yakın ve bir birey olarak var olmaya devam edebilecek kadar uzak… Aradaki sınır oldukça incedir ve pek çok çift bu sınırı tutturmayı beceremez. Ya ilişkileri yeterince derin değildir ya da tam tersine artık birleşip tek bir varlık haline gelmiş, kişiliklerini kaybetmişlerdir. Oysa aradaki mesafenin doğru tayin edilmesi durumunda aşkın ömrü çok daha uzun olur.

Aşkla ilgili en büyük yanılgılar neler?

Çoğumuz onu avucumuzun içine alıp kontrol edebileceğimizi, isteklerimiz doğrultusunda yönlendirebileceğimizi ve istediğimiz zaman atabileceğimizi sanırız. Çok beğenme, hoşlanma ve etkilenme gibi duygularımızı hemen aşkla karıştırırız. En büyük yanılgılarımızdan biri ise şudur: Hayatımızın bazı dönemlerinde şefkate, ilgiye, sıcak bir dokunuşa o kadar büyük bir özlem duyarız ki, karşımıza çıkan ilk erkeğe aşık olduğumuzu sanırız. Aslında içimizdeki his sevmekten çok, sevmeyi sevmektir.

“Midenize inen yumruğu” biyolojik olarak açıklaması yapılabilir mi?

Hem de kolayca… Aşık olduğumuz sürece kanımızda phenyiethylamin yani aşk hormonu vardır. Ancak zaman içinde bu hormonun seviyesi düşer, ilişkinin ileri aşamalarında aşk, kimyasal etkisini kaybeder ve midede uçuşan kelebekler bir sonraki aşka kadar tarihe karışır. Ancak eğer bu ilk heyecanın yerine karşılıklı güven, şefkat, anlayış, saygı ve dostluktan oluşan bir karışım koyabilmişsek, aşk sevgiye dönüşür ve bu sevgi bir ömür boyu bile sürebilir.

Neden bazılarımız ard arda ilişkiler yaşarken bazılarımız aşık olmakta bu kadar güçlük çekiyoruz?

Bir insan aşık olmakta zorlanıyorsa bunun farklı sebepleri olabilir. En klasik sebep, kişinin daha önce yaşadığı ilişkilerden kaynaklanan güvensizliği ve karşı cins hakkındaki olumsuz yargılarıdır. Bunun dışında bir de aşkı her yönüyle yaşayamayanlara, daha doğrusu yaşamaktan keyif almayı beceremeyenlere rastlanır. Bunlara “aşka kabiliyeti olmayanlar” diyebiliriz. Ne kendileri o sihirli sinyalleri gönderebilirler, ne de gönderilenleri alabilirler. Bir de aşkın beraberinde getirdiği zorluklardan kaçan ve kişisel mahremiyetinin azalmasından korkanlar vardır. Kendi kendilerine yeten bu insanlar daha seçici davranırlar ve bulundukları herhangi bir ortamda aşk arayışına girmezler. Yani olaya mantık yönünden bakmayı tercih ederler.
 Yazan :Özgür şahin

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

31/1/2007 - Seni seviyorum demeden

Kategori: KADIN


‘Seni seviyorum’ cümlesi o kadar kalıplaşmış ve her an herkes tarafından kullanılır halde ki, artık ifade gücünü kaybetmiş bulunuyor. Bir insana ondan ne kadar çok etkilendiğinizi kelimelerle anlatmak yerine, bunu başka türlü göstermeyi başarırsanız, etkisi çok daha çarpıcı olacaktır. Yaptığınız hareketler, söylediğiniz sözlerden çok daha etkileyicidir.

Bir işaretle aşkınızı gösterin

Çiftlerin çoğunun yaptığı gibi, siz de aranızda gizli bir kod oluşturmuşsunuzdur mutlaka. Bir partideyken dışarı çıkmak istediğiniz zaman bunu kelimelerle söylemeniz gerekmez, bir bakış yeter veya sevgilinizin herhangi bir hareketini beğenmediğinizde, bunu açık açık söylemeden sadece, bir dokunuşla bunu anlatabilirsiniz. Gizli kodlar, acil ihtiyaçları gizli bir şekilde anlatmak için bu kadar etkiliyken, aşkınızı ifade etmek için neden bu kodları kullanmıyorsunuz? 25 yaşındaki Hale bunu çoktan öğrenmiş: “Dışarıda olduğumuzda, sevgilime ‘Seni seviyorum’ demek için elini üç kez sıkarım. Bunu ilk defa yaptığımda açıklamak zorunda kaldım, ama ondan sonra ne demek istediğimi anlamaya başladı.” Bu tür hareketler son derece kişisel ve özeldir; yalnız arkadaşlarınızın kıskanç bakışlarından sizi korur.

Bir bakışla aşkınızı anlatın

Yapılan bir araştırmaya göre, birbirini tanımayan insanlar bile, belli bir zaman göz kontağı kurduktan sonra, birbirlerine daha sıcak bakmaya başlarlar, aralarında bazı bağlar kurulur. “Dünyada yüz yüze bakarak seks yapabilen tek varlık insanoğlu olduğuna göre, bizim için bakışların önemi çok daha fazladır” diyor Baumeister. Bir yemek sırasında veya çok samimi anlarınızda sevgilinizin gözlerinin içine bakmak sevginizi anlatmanın en iyi yollarından biridir.

Onu mest ederek sevginizi gösterin

Bir şey üzerinde baştan anlaşalım: Erkeğinizin çamaşırlarını ütülemek veya sevdiği yemeği pişirmek bir aşk göstergesi olabilir, ama sizin istediğiniz türde değil. “Birçok kadın sevgisini bu şekilde anlatmaya çalışır ama ne yazık ki erkekler bu tür hareketleri fazla annesel bulur” diye uyarıyor ilişki danışmanı ve “How Can I Get Trough to You” (Sana Nasıl Ulaşabilirim?) adlı kitabın yazarı Terrence Real. Bir erkek onun oğlunuz değil, sevgiliniz olarak hissetmesini sağlayabildiğiniz zaman daha mutlu olur. Erkeğinizi şımartmaktan utanç duymamalısınız, yeter ki şımartmanın yollarını iyi seçin. İkinize bir köpüklü banyo hazırlayarak içine dalabilirsiniz veya yanına uzanarak çok sevdiği bir şekilde kulak memesiyle oynayabilirsiniz. Bunlar duygularınızı anlatabilen seksi hareketler. Gördüğünüz gibi onu şımartmak için onun hizmetçisi olmanıza gerek yok.

Duygularınızı seks sürpriziyle anlatın

Herkesin bildiği gibi, romantik bir ilişkinin yolunda ilerlemesi için seks kaçınılmazdır. Seks sırasında bazı şaşırtıcı davranışlar duyguların ifadesinde de kullanılabilir. Antropoloji uzmanı ve “The First Sex” (İlk Seks) adlı kitabın yazarı Helen Fischer dikkatimizi şu gerçeğin üzerine çekiyor: “Erkekler seksi, kadınlardan farklı olarak daha samimi bir davranış olarak algılar.” Seksin dışındaki diğer davranışlar (konuşmalar, okşamalar) kadınlar tarafından daha etkileyici bulurken, erkekler mesajı seksten alır.

Bir erkekle yeterli bir süredir beraber olduğunuzda, rutine getirmek yerine, seks yaşamınıza yaratıcı alternatifler getirerek duygularınızı pekala anlatabilirsiniz. Yenilikler beyindeki dopamin denilen ve romantizmle ilişkide olan bir maddenin salgılanmasına neden olur. Yani, yeni bir seks tempaso yaratmak, yeni pozisyonlar keşfetmek, onu çarpıcı bir iç çamaşırı koleksiyonuyla şaşırtmak aşkınızı anlatmanın yollarından bir kaçıdır. Duygularınızı o kadar iyi anlayacak ve bundan sonra kendisini o kadar iyi anlatacak ki, siz de şaşıracaksınız.

kaynak: mahmure

 

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

31/1/2007 - Konuşacak bir şey

Kategori: KADIN

Biliyorum, konuşacak bir şeyimiz kalmadı, paylaşacak hiçbir şeyimiz yok ortada. Yine de yüreğimden, gücümün yettiği yere kadar sana sesleniyorum, seninle konuşuyorum. Bugün sana olan kırgınlığımı rafa kaldırdım, sevgimi aldım avuçlarımın arasına, ona sığınıyorum. Cümlelerimi kısalttım, kelimelerim buruk, gülüşlerim istenmeyen evlat dudaklarımda. Bir ihtimal gelişine sığındığımı farkettiysem de, engel olmadım gurursuz ama umutlu ve sabırlı hasretine. Anlık hayaller anlık mutluluklara gebe kalıyor..bugün gönlümü hoş tutmak istiyorum…imkansız olan her rüyaya inanasım geliyor. Bir çocuk gibi, isteklerimi bastıramıyorum. Çalmayan telefonuma elim gidiyor, sana hala bende olduğunu ısrarla yazmaya çalışıyorum. Bende olan seni hiç kırmadım, değiştirmedim ve hep korudum desem de, sendeki benin nasıl olduğunu, gülüp gülmediğini, anlamsız bir sıkıntıyla merak ediyorum. İçimdeki güzelliğine inanıp inanmamanı artık umursamıyorum..!

Bulutlar yağmurunu toprakla öpüştürebilseydi bugün, bana o verdiğin ama tutmadığın sözünü sahiplenerek, dans edebilirdim ıslaklığıma aldırmadan. Ki aslında ıslanan sadece yüreğim olurdu, bedenim değil…Üşüyorum, bu üşüme yalnızlığımdan geliyor ve sarıyor her tarafımı. Tutunabileceğim hiçbir güzellik yok, hatırlamaktan usanmayacağım anılarım dışında. Isınabilmek için onlara sarılıyorum. Anlamsız ve cevapsız sorular hınzırca sırıtıyor, ben görmemeye çalışıyorum.

Düşler uzak gibi görünüyordu ama yakındı. Belki de görmeyi istemek gerekiyordu. Gözlerini aç desem kapatacaksın ama kapatma gözlerini..! Biliyorum levrekler derinlerde ve dalgalı denizlerde yaşar. Levrekler uzak bir düş gibi zor yakalanır. Ama sen becerirsin düşleri yakalamayı, derinlere dalmayı, uzaklara kavuşmayı..Sahi, becerebilir misin..?

Kendime bir demet papatya aldım ama bakmadım falıma. Gözlerimi gelişlere verdim, gözlerimdeki hüzün bile seni özlemiş, kafayı bulunca itiraf etti sonunda. Düşüncelerim gururlu, hayallerim ve sevdam değil. Gelseydin; kendimi unutup sana akacaktım, susturacaktım içindeki isyanı, kavgaların ortasında bir güneş gibi doğup ısıtacaktım yüreğini, sevinçten ağlayacaktım bu defa, mutluyken hemen sarhoş oluşum gibi, dokunacaktım, kusacaktım birikmişliğimi, hasretimi ama gelmedin, gelmezdin, gelmeye hiç de niyetin yoktu aslında. Kendimi kandırdığımı anladığımda, ağlıyordum…

Eskiden kimi şarkıların ne kadar anlamlı olduğunu düşünürken, şimdi ayrılığın ardından çalınan her şarkı umutsuzluğumu ve sevgimi anlatıyormuş gibi geliyor. Sevdiğim ne çok şarkı varmış, bunu senin gidişin gösterdi bana. Her şarkıda sen varsın, her yerde, her gördüğüm insanda, denizde, gecede, uykumda…Nasıl beceriyorsun her yerde olabilmeyi. Bu bir marifetse eğer, niye benim yanımda değilsin ki…?

Göz yaşlarım asilliğini yitiriyor ve yenik düşüyorum sevdana. Gittin..belki de hiç gelmemiştin, ben geldiğini sandım. Ayak uyduramadım yorgunluğuna. Dudaklarına, düşlerindeki öpüşü konduramadım. Kimi zaman bir çocuk oldum gülüşlerinde şımaran, kimi zaman bir kadın dokunuşlarında kendini bulan. Ama en çok da imkansızın oldum, hırçınlığın, yirmi yaşın, gecikmişliğin…Her gelişimde bir kez daha gönderdiğin oldum. İnanamadığın, yenemediğin, üzerinden atlayamadığın korkuların oldum. Ağladığın, bağırdığın ya da sustuğun isyanın oldum. Aşk pazarında harcadığın mevsimler oldum, sessizce boşalan gözyaşların,birikmişliğin oldum. Son ses dinlediğin bir şarkının nakaratı oldum, dilinin ucuna gelip de söyleyemediğin kelimeler, ister istemez yaşadığın talihsizlikler oldum. Yüreğindeki kadın ben olmak isterken, yüreğine sığınan ve tozlanacak olan bir anı oldum. Hak etmediklerin, artık yeter dediklerin ve herşeyin olmak isterken belki de hiçbir şeyin oldum. Söylesene, ben gerçekte senin neyin oldum…? Sesin hep uzakları çağırıyordu, ben üstüme alındım, sana geldim. Bilseydim, bana ait olmayan bir seslenişi sahiplenir miydim..? Şimdi bir mevsimlik aşk kaldı avuçlarımda. Sadece bir mevsim yaşanan ama bir ömür gibi gelen aşk…Kalbime henüz söylemedim gittiğini. Öğrenirse onun da acı çekmesinden korkuyorum. Seni hala benimle biliyor ve seviyor ama ben kalbime ilk defa yalan söylüyorum.

Gittin…sevdamın öksüzlüğüne alışabilirim belki ama sesinin uzak yolların sonunda olması acıtıyor içimi. Suskunluğun en büyük silahındı, suskunluğunla vurdun beni. Ben alışkınım kendi yaralarımı kendim sarmaya. Asıl acı olan ve kanatan unutulmak aslında. Söylesene, unutulmak kime yakışıyor..? Unutan sen olsan da, sana bile yakışmıyor..Merak etme, üstüne giydirmedim bu duyguyu, unutulmayan olmak sende daha güzel duruyor. Görüyorsun işte, aşka ve sana ihanet etmiyorum ben, ki kırgınlığım aşka.Sen üstüne alındın…Bir sonbahar’da, güneş hala daha ısıtırken bedenimi seni çıkarttı karşıma. Sen “bitti” dediğinde yağmur yağıyordu, aşkın canı sıkıldı, seni aldı…

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

30/1/2007 - burçlara göre kadın ve erkekler :)))))

Kategori: KADIN

burçlara göre kadın ve erkekler :)))))

 
Burçlara Göre KADIN`lar ve ERKEK`ler
YENGEÇ ERKEK:
SEVDİĞİ KADINA BAĞLANIR VE ONU BİR KEZ KISKAÇLARINA ALDIMI, ÖMÜR BOYU BIRAKMAK İSTEMEZ.
Son derece duygusal hassas ve yumuşaktır.
Zaman zaman huysuz ve müthiş kıskanç olurlar.
Gönül almayı çok iyi bilirler.
Annelerine çok düşkündürler.
Evine bağlı, güvenilir, şefkatli, anlayışlı, neşeli bir kadın onu mutlu edebilir.
Mükemmel bir babadırlar.
Suyu, denizi, içkiyi çok severler.

YENGEÇ KADIN: YENGEÇ BURCU KADINI KELİMENİN TAM ANLAMIYLA KENDİSİNİ ERKEĞİNE ADAR.
O, bir dişi kuştur.
Ürkek ve kırılgandır.
Dedikoduya meraklıdır.
Gevezelikleri dırdırcılığa varabilir.
Anneleri, babaları, çocukları, eşleri için canlarını verirler.
Kendisini ilişkisine adar.
Maddi açıdan güçlü olan bir erkek, güvende hissetmesini sağlar.

ARSLAN ERKEK:
SICAK ROMANTİK, ATEŞLİ AŞIKLARDIR. BİRLİKTE OLDUĞU İNSANIN AYAKLARINI YERDEN KESER.
Yufka yüreklidirler.
O canı pahasına bile dişisini korur.
Karizmatiktir.
Kelimenin tam anlamıyla ''dişi''lerden hoşlanırlar.
Aslanlar evlerine, ailelerine çok bağlı tiplerdir fakat bir gözleri de hep dışarıdadır.
Eşlerinin çalışmayıp evde oturmasını isterler.
Onlar sanki baba olmak için yaratılmışlardır.

ARSLAN KADIN:
KENDİSİNE OLAN GÜVENİ SON DERECE GELİŞMİŞ OLAN BU KADIN, KENDİSİ GİBİ GÜVENLİ NE YAPTIĞINI BİLEN BİR ERKEK ARAR.
Her zaman bakımlı, zarif, dikkatlidirler.
Çok pratik, işlevsel bir zekaya sahiptirler.
Gece hayatını severler.
Yaşam zevkleri pahalı olur.
Kendisine olan güveni son derece gelişmiştir.
Özgürlüklerine düşkündürler.
Erken çocuk sahibi olmaya pek yanaşmazlar.

BAŞAK ERKEK:
İLİŞKİLERİNDE MACERA DEĞİL, HUZUR VE DÜZEN ARAYAN YA DA UZUN MACERALARDAN SONRA SAKİN BİR LİMANA YANAŞMAK İSTEYEN KADINLAR İÇİN BAŞAK ERKEĞİ VAZGEÇİLMEZDİR.
Merttir ve çok çalışkandır.
Kimseyi yarı yolda bırakmaz.
Aradığı kadın kültürlü, zarif, dost olmalıdır.
O bir temizlik hastasıdır.
Aşık olabilmesi iiçin ona çok güvenmesi gerekir.

BAŞAK KADIN:
O DALGA GEÇİLECEK BİR KADIN DEĞİLDİR.İLİŞKİLERİ CİDDİ OLUR YA DA HİÇ OLMAZ.. BU NEDENLE, GENEL OLARAK HAYATLARINA ÇOK ERKEK GİRİP ÇIKMAZ.
Sessiz, sakin, dürüst bir kadındır.
Mağrur, mesafeli, ince ve duyguludur.
Biraz inatçı olduğu söylenebilir.
Entelektüel ve güçlü bir erkek ister.
Çok gizli fantezileri olur.
Mükemmel bir eş ve anne olurlar.

KOÇ ERKEK:
KOÇ BURCUNDA DOĞAN ERKEK ZOR BİR İNSANDIR. ONU ANCAK TEPEDEN TIRNAĞA ''DİŞİ'' OLAN BİR KADIN ETKİLEYEBİLİR.
Enerjik bir yapısı vardır.
Macerayı seven, savaşçı ve öncüdür.
Çok cana yakındır.
Sevdiğinin pohpohlamasını ister.
Spora düşkün olur.
Aşkın yeri büyüktür.

KOÇ KADIN:
AKLINA GELENİ OLDUĞU GİBİ SÖYLER, ASLA YUMUŞAK BAŞLI DEĞİLDİR.
Tutkulu, cazibeli ve akıllı bir kadındır.
Kıskanç bir yapıları vardır.
Sevdikleri erkekle ömrünü geçirebilirler.
Düzenli bir evlilik sıkıcı olabilir.
Özgürlüklerinden taviz vermezler.
Bencildirler.
Dünyanın onların etrafında dönmesini isterler.

BOĞA ERKEK:
BİR BOĞA ERKEĞİ PLATONİK DE OLSA SON NEFESİNE KADAR SEVEBİLİR.
Azimli kişilerdir.
Diktörün enerjisini taşırlar.
Güven telkin eden tiplerdir.
Sadık bir dost, iyi bir eş, şefkatli bir baba olurlar.
Çalışmaktan hiçbir zaman yılmazlar.
Gerçek bir aşk sunarlar.
Yataktaki iştahı da en az sofradaki kadar açıktır.

BOĞA KADIN:
BOĞA BURCU KADINI, İNSAN İLİŞKİLERİNDE ÇOK BAŞARILIDIR. HERKESLE KOLAYCA İLETİŞİM KURABİLİR.
Kusur arayan kibirli kişiler olabilirler.
''Gerçek olan güzeldir, güzel olan gerçektir'' hayata bakışının bir özetidir.
Bir olayı yıllarca unutmayıp kin tutabilirler.
Herkesle kolayca iletişim kurabilirler.
Tam anlamıyla gerçek bir dişidir.
Doğaya düşkündür.

İKİZLER ERKEK:
GELECEĞE DAİR CİDDİ KARARLAR ALMAKTANSA, İÇİNDE BULUNDUĞU ANI YAŞAMAYI TERCİH EDER.
Entelektüel ve çok yönlüdürler.
İnsanlarla iletişim kurmakta başarılıdır.
Ev hayatı onlara göre değildir.
Karşısındaki kadının çok yönlü olması şarttır.
Sorumluluk altına girmesi çok zordur.
İleriye dönük kararlar almak onlara göre değildir.
Sert ve otoriter bir baba olmazlar.

İKİZLER KADIN:
İKİZLER ERKEĞİ GİBİ ÇİFT KISMETLİDİR.
Hem zihinsel, hem de fiziksel açıdan sürekli hareket halindedir.
Yalnız kalmaktan hoşlanmazlar.
Karşılarındaki insanı iyi analiz edebilirler.
Çok yönlüdürler.
Merakları hiç bitmez.
Paraya önem verirler.
Eleştirenlerden hoşlanmazlar.

OĞLAK ERKEK:
OĞLAK ERKEKLERİNİN SERT VE DÜZGÜN HATLARI VARDIR. ZEKİ BAKAN GÖZLERİYLE DİKKAT ÇEKERLER.
Gençlik yılları biraz sancılı geçebilir.
Tutkularının esiri olmaz.
O bir bilgedir.
O yönetici doğmuştur.
Duyguları derin, sevgisi büyüktür.
Çok dürüstür.
Evinde huzur, güven ve düzen ister.

OĞLAK KADIN:
OĞLAK KADINLARI GENELDE MİNYONDUR.VÜCUT HATLARI HOŞ VE BİÇİMLİDİR.
Çok güçlü ve gururlu kadınlardır.
Çok kararlıdır.
O bir işkoliktir.
Sevgiye çok önem verir.
Özgürlüğüne düşkün bir kadındır.
Çok hassastır.
Katır kadar inatçıdır.

KOVA ERKEK:
ZAMANIN ÇOĞUNU BİRŞEYLER KEŞFETMEK İÇİN HARCAR. PEK ROMANTİK DEĞİLDİR.
Dışa dönük, bilgili eğlenceli bu adamın yanında sıkılmak mümkün değildir.
Eşi her şeyden önce arkadaşı olmalıdır.
Aşkı beyninde başlar ve beyninden beslenir.
Genelde geç evlenirler.
Monoton olmazlar.
Çocuğuyla iyi arkadaş olurlar.

KOVA KADIN:
ZAMANIN ÖTESİNDE DÜŞÜNÜR. ONU ANLAMAK ÇOK ZORDUR.
Hayır işlerine, azınlıkların haklarını koruyan derneklere destek vermek gibi işlerle uğraşabilirler.
Özgürlüğüne düşkündür.
Cinselliğe fazla düşkün değildir.
Çok akıllı ve beceriklidir.
Güçlü bir kadındır.
Gerçekten karizmatiktir.
Duygularına kapılmaz, her şeyi düşünür, anlamaya çalışır.

BALIK ERKEK:
BİR DENİZCİ EDASIYLA, HAFİF SALLANARAK YÜRÜYEN BALIKLAR'IN GÖZLERİ, İÇLERİNİN DERİNLİĞİNİ YANSITIR.
Yüzlerinde en çok dikkat çeken yer gözleridir.
Çok duygusaldırlar.
Muhteşem bir aşık olurlar.
Çok ince ve düşüncelidir.
Onu gerçekten anlayan bir kadınla evlilğe katlanabilirler.
İlginç fantezileri vardır.
Hayellerindeki kadına ulaşmak için epey dolaşması gerekir.

BALIK KADIN:
GİZEMLİ, DEĞİŞEN YÜZLERİ VE IŞILDAYAN GÜLÜMSEMELERİYLE GÖZ KAMAŞTIRIRLAR.
Duyguları inanılmaz hızlı değişir.
Çok zevkli ve renkli bir kişilikleri vardır.
Dost canlısı ve neşelidirler.
Çok bakımlı ve güzel olurlar.
İşlerine hevesle bağlanırlar.
Sanata yatkındırlar.
Erkeğini mutlu etmek için her şeyi yaparlar.

TERAZİ ERKEK:
KADINA NASIL DAVRANILMASI GEREKTİĞİNİ BİLEN, SON DERECE HOŞ GÖRÜNÜMLÜ, CENTİLMEN BİR ERKEKTİR.
Kadın ruhunu çok iyi anlar.
Bakımlı, güzel,akıllı ve nazik bir kadın ile beraber olmak ister.
Tatlı sözler söylemekte ustadır.
Sanatta, müzikte, hayatta, kadında her şeyde uyum arar.
Gece hayatına, eğlencelere oldukça düşkündür.
Adalet duygusu ile iyi bir devlet adamı ve hukukçu olabilir.
Evine önem verir ve eşini sevdiği kadar saygı da duyar.

TERAZİ KADIN:
O ZEKİ, ÇAPKIN, NEŞELİ, ÇOCUKSU BİR DİŞİDİR Eğlenceli bir yaşam için yaratılmıştır.
Aşk herşeyden önce gelir.
Çocuklara özgü bir bencilliği vardır. Ama rahatsız etmez.
Eğitime çok önem verir.
Göze hitap etmek onun için çok önemlidir.
Herşey düzenli ve yerli yerinde olmalıdır.
Evlilik çok önemlidir.
Çocukları çok sever.

AKREP ERKEK:
AKREP ERKEKLERİ, GÜÇLÜ VÜCUT YAPILARI, BELİRGİN HATLARI, DONDURUCU BAKIŞLARIYLA ÇOK ÇEKİCİDİR.
Çok ateşli tiplerdir.
İçten ve dürüstür.
Öyle görünmese de gerçekten duygusaldır.
Çok kıskançtır.
Eşinin fiziğiyle, zekasıyla, hareketleriyle, dikkat çekici biri olmasını ister.
Ailesini ihmal etmez.
Parayı severler.

AKREP KADIN:
İNSANI MIKNATIS GİBİ ÇEKEN GÖZLERİ, YUVARLAK VÜCUT HATLARIYLA DİKKAT ÇEKİCİDİR.
Duygu yüklü, tutkulu bir kadındır.
O bir sır küpüdür.
- -Kıyafet seçiminde son derece cüretkar olabilir.
Sevdiği erkek için yapmayacağı hiçbir şey yoktur.
Evine değer verir.
Kesinlikle sadık kalır.
Çok farklı konulara ilgi duyar.

YAY ERKEK:
HUZURSUZ, ÇOK TECRÜBE EDİNMEK İSTEYEN YAY ERKEĞİNİN DURULUP KÖK SALMASI BİRAZ ZAMAN ALIR.
Bir sporcu, kumarbaz, filozof ve maceraperesttir.
Neşelerini sürekli muhafaza ederler.
Hemen her konuda söyleyecek bir iki kelimeleri vardır.
İşine gerçekten titizdir.
Başlanmaktan kaçar.
Çoğunlukla ilgisiz ve çocukça davranır.
İdealist, sevecen, iyimser bir romantik.

YAY KADIN:
YAY KADINI KENDİNE ÇOK GÜVENİR, BU YÜZDEN UKALA TAVIRLARA BÜRÜNEBİLiR.
Dikkat çekicidir.
Gezmek, başka ülkeler görmek hayallerini süsler.
Fikirleri için savaşır.
Çalışkandır.
Sosyal yaşamları çok hareketlidir.
Cinselliğe düşkün, enerjisi yüksek, fantezileri boldur.
*? *
*
 
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

25/1/2007 - HAYATA DAİR...

Kategori: KADIN

HAYATA DAİR...

Düşünüyorum da,

sanırım en büyük korkumuz olduğumuz gibi görünmek...

Yumuşacık kalbimizin fark edilmesi,

naif yönlerimizin keşfedilmesi,

cesaretsizligimizin anlaşılması,

korkularımızın paylaşılması

sanki zarar göreceğimizin en büyük işareti.

Kabuklarımızın altında

kendimizi saklamakta ne kadar da ustayız...

...Ve ne kadar güçlü korunuyoruz, kalkanlarımızın ardında.

Hissedilmeden, el değmeden, sevgimizi göstermeden.

İstiridyeler, deniz minareleri, midyeler.

Kirpiler ve kaplumbağalar gibi.

Sahi koruyor mu bizi bu çatlamamış sert kabuk?

Kimse incitemiyor mu duygularımızı, inançlarımızı, benliğimizi?

Yoksa zarar mı veriyor bu ürkeklik, bu kabuk bize.?

Hissettiklerimizi gölgeliyor, yansıtmıyor mu gerçek kimliğimizi?

duygularımızı bastırıyor, el ele tutuşmamızı engelliyor mu?

Eğer bir yıldız gibi ışıl ışılsam ve bir yıldız kadar parlak.

Ne çıkar ateşböceği sansalar beni?

...

Belki en hoyrat yürek bile ateşböceğinin

o uçucu, masum, sevimli çocuksuluğuna

el kaldırmaya kıyamaz?

Anlaşılacağım ve bir ayna gibi yansıyacağım

karşımdakine.

O da çözülecek belki.

Samimi ve güvenliksiz, silahsız biriyle göz göze gelince.

Oysa bir görebilsek bunu.

Kalmadı böyle insanlar demesek.

Güven duygusuna bu kadar muhtaç olmasak.

Kırılmaktan korkmasak.

İncinsek, yaralansak.

Ne olur bir darbe daha alsak.

Yeniden açsak kendimizi, atabilsek o kabuğu.

Denesek. Risk alsak. Yanılsak. Fark etmez.

...

Tekrar, tekrar bıkmadan denesek.

Ve kucaklaşsak yeniden.

Tıpkı eskisi gibi.

Ne olduğunu anlayamadığımız o onbeş yıldan öncesi gibi.

O zaman fark edeceğiz.

Ne kadar özlediğimizi birbirimizi.

Neler biriktirdiğimizi,

kaybolan değerlerimizi ne kadar özlediğimizi.

Beraber geldik beraber gidiyoruz oysa.

Vakit az, paylaşmak, sarılmak için.

Yaşadığımız coğrafya zor, sartları ağır.

Yüreği daha fazla küstürmemek lazım.

Sırtımızda ağır küfeler, her gün katlanan.

Ve koşullar bir türlü düzelmeyen.

Sevgiye çok ihtiyacımız var.

Ufukta kara bir kış görünüyor.

Ancak birbirimize sokulursak atlatırız o günleri.

Kırın o sert, o ağır kabuklarınızı.

Kurtulun bu yükten.

Korumuyor o kabuklar, aksine zarar veriyor bize.

Yalnızlığa mahkum ediyor bizleri.

Hem hepimiz bir yıldızız.

Ne çıkar ateşböceği sansalar bizi.

Rabindranath TAGORE


 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

15/1/2007 - neden

Kategori: KADIN

 

Neden...

Ne oldu bana böyle. Neden direniyorum. Neden beni istemeyen senin karşısında aman dileniyorum. Neden başka elleri tutmuyorum. Göz yaşlarımı neden kurutamıyorum. Her gece yatağa yattığımda neden ıslanıyor yastığım. Neden çıkmıyorsun aklımdan. Neden uyuyamıyorum geceleri. Şarkıları dinlemek neden yakıyor yüreğimi. Herkes gülerken ben neden ağlıyorum.

Küçücük bir yanılgıya düşüp sevgimin mantığımın önüne geçmesine izin versem belki de ölüm avuçlarının içine alacak beni. Ve aşkımın değil ölümün esiri olacağım. Neden bu hasret böylesine acımasızca yakıyor canımı. Neden susturamıyorum içimdeki çığlıkları. Neden kalbim, beynime hükmetmeye çalışıyor. Neden ben mantığımla kalbim arasında savaş veriyorum.

Ve ben böylesine yıkım yıkım yıkılırken sen neden bir kez olsun görmüyorsun beni. Neden gitmeme izin veriyorsun hayatından. Ya da neden gönderiyorsun göz göre göre. Sözlerin yetmediği yerde suskunluğa bürünüyorum. Suskunluğum yüreğimde çığlıklar atarken ben yinede aşka direniyorum.

Ve sen git diyorsun. Küçücük bir umut bile vermiyorsun bana. Ve ben gidemiyorum. Neden beni istemeyen sana hayır bile diyemiyorum.


Adını koyamıyorum bu sevginin. Belki hiç sevmedin beni. Belki senin için geçici bir hevestim. Belki de benim yerimi dolduracak başka bir aşk çıktı karşına. Oysa ben, senin benden bu denli uzaklaşmanı sağlayacak hiçbir şey yapmadım. Vaktim bile olmadı seni kendimden uzaklaştırmaya.

Sen, veda etmeye bile zaman bırakmadan giderken şimdi böylece sessizden yine bana bakmalar kaldı ardın sıra. Adını koyamadım ama çok sonra anladım ki gidişin, bitişimmiş....

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Atlar,Atyarışları,Talihoyunları,şiir,edebiyat,resim,mizah

Kategoriler

  • ask
  • at yarislari
  • ATLAR
  • cocuk
  • dijitaluyduinfo
  • edebiyat
  • guncelkeyler
  • KADIN
  • mizah-fikra
  • on numara
  • resimli siirler
  • SAGLIK
  • sayisallotto
  • sevdigim resimler
  • siirler
  • sinama TV
  • teknoloji
  • uyduinfo
  • Arkadaşlarım

    genocide
    tibette7yil
    ercansen
    senembugulu
    denemeyarismasi
    yagmur056
    greenroad
    nuranayaan
    berkanbjk
    denizhancb
    fatoscb
    fatmacik
    eroman
    yust
    cestirtrooy
    everybreathyoutake
    nursalkimi
    angeloflove
    kiraztanem
    meleqqqm
    ecem
    rosin
    dezmavi
    sanartist
    ilkerbjk
    hayalleringemisi
    alperk
    AtYarislari
    Hobilendik
    netmaymunu
    haylazguzel
    cembudulgan
    guzellikoyu
    gifdunyasi
    Romantikmeyhane
    saraykoy
    yagmurtuana
    atyarisialtili
    altilibul6
    huzunadasi
    benyaziyorum
    BestHotels
    SifaliBitkilerimiz
    vacations
    bebekveresimleri
    HealthCare
    MakyajTeknikleri
    SacBakimiYontemleri
    yemektariflerimiz
    gokhantr
    hakan1
    elifsule
    BebekSagligi
    MeyvelerinFaydalari
    benyaziyorumsiyaset
    AnimalImages
    erkekbebekresimleri
    koparanfikralar
    TurkeyVacations
    mizikci
    MeyvelerinFaydasi
    funnyimages
    FranceVacations
    BlogYardim
    enygmus
    evlilikhakkinda
    lezzetliyemek
    mecnun4
    sacmodelleri
    sifaniyetine
    tadimliktarifler
    horseracing
    sinanganyan