17/4/2007 - bir demet fıkra
ÖĞRETMENİN BİRİ DOLMAKALEMİNİ DAİMA DIŞ CEBİNE İLİŞTİRİRDİ.BİR GÜN,ÖĞRENCİLERİNİN DİKKATİNİ ÖLÇMEK İÇİN KALEMİNİ İÇ CEBİNE SAKLADI.KÜRSÜYE ÇIKTI VE İLK SÖZÜ ŞU OLDU: -ÇOCUKLAR,BANA DİKKATLE BAKIN.BUGÜN NE UNUTMUŞUM ACABA? ÖĞRENCİLER Bİ AĞIZDAN YANIT VERDİ:PANTOLONUNUZUN DÜĞMELERİNİ İLİKLEMEYİ... * * * * * ÖĞRETMEN SINIFTAN İÇERİ GİRDİ: -MÜZİĞE YETENEKLİ OLANLAR KİMLERDİR? DÖRT ÇOCUK AYAĞA KALKTI.BUNUN ÜZERİNE ÖĞRETMEN: -SİZ DOĞRU AŞAĞI İNİN,PİYANONUN TAŞINMASINA YARDIM EDECEKSİNİZ. * * * * * ÖĞRETMEN SINIFTA ÖĞRENCİLERİNE SORMUŞ -KUDUZ OLMUŞ BİR KÖPEK SİZİ ISIRINCA NE YAPARSINIZ? ARKA SIRALARDAN BİR ÖĞRENCİ SİNİRLİ BİR ŞEKİLDE CEVAP VERMİŞ: -BİZ DE ONU ISIRIRIZ ÖĞRETMENİM * * *
BİR AYAKKABICI YENİ YAPTIRDIĞI APARTMANINI KİRACIYA GEZDİRİYORDU.BİR ARALIK SORDUNASIL BEĞENDİNİZ Mİ? KİRACI DUDAK BÜKTÜ: -DÜZENLİ FAKAT ÇOK DAR... AYAKKABICI HEMEN ATILDI: -ONUN İÇİN ÜZÜLMEYİN...İÇİNDE BİRAZ YÜRÜYÜNCE AÇILIR EFENDİM * * * * * Amerikada bir supermarkette, musteri yarim kivi Satin almak istiyor. Tezgahtar bunun mumkun olmadigini soyluyor. kavga Cikiyor. Tezgahtar kosa kosa mudure cikiyor: - 'efendim, hayvanin biri yarim kivi almak istiyor', Der demez soyle bir arkasina donunce ne gorsun! ! Musteri birlikte gelmis, ensesinde duruyor... Tezgahtar hemen musteriyi isaret ediyor:
-'bu beyefendi de diger yarisini almak istiyor, Efendim...' Mudur durumu anliyor, adama yarim kiviyi mecburen Verip gonderiyorlar. Mudur bir saat sonra tezgahtari cagirtiyor: -'tebrik ederim, cok zeki davrandin, iyi idare ettin, Nerelisin sen? -' brezilyaliyim efendim...' -'amerika'ya niye geldin? ' -'brezilya cazip bir yer degil efendim, orada insanlar Ya hayat kadını, ya da futbolcu...' -'biliyor musun benim karim da brezilyali...' -'yaa oyle mi, acaba kariniz hangi takimda futbol Oynuyordu?
* * * * * * Cep telefonlarinin yeni çiktigi zamanlar, iki eleman Cuma namazinda. Birisi telefonu o gün almis. Namazin ortasinda acemi abinin telefonu basliyor zit dirii zit diriii çalmaya... Bütün millet küfür ederken abinin çabalarini gören arkadasi aynen söyle diyor: - kul euzu birabbin nas - yes'e bas - melikin nas - yes'e bas - ilahin nas - yes'e bas -... '. * * * * Çıplak maymun birgün ormanda yürürken hayvanların can havliyle kaçıştıklarını görür. Neler olduğunu sorar etrafta kaçışanlara biri: -Ormana maliyeci gelmiş, herkes variyeti kadar vergi verecekmiş der.. Bunun üzerine karşısına çıkan ayıya neden kaçtığını sorar. Ayı: -Yahu ben de kürk hanımda kürk çocukta kürk ben kaçmayayım da kim kaçsın. maymun biraz daha yürüyünce karşısına kaplumbağa çıkmış. Kaplumbağa sen niye kaçıyorsun demiş. Kaplumbağa: -Yahu ben de ev hanımda ev çocukta ev nasıl kaçmayayım. Bunu duyan maymun da koşmaya başlamış. Epeyi bir koştuktan sonra birden durmuş ve - ulan benim mıçım açıkta hanımın mıçı açıkta çocuğun mıçı açıkta ben niye kaçıyorum ki? .....demiş.
Mühendis zekası Bir papaz, bir sarhoş ve bir mühendis giyotinle ölüm cezasına çarptırılmışlardır. Sıra öncelikle papazdadır. İnfaz memuru papaza sorar: - İnfaz edilirken yukarı mı aşağı mı bakmayı tercih edersin? Papaz cevap verir: - Yukarı bakmak isterim. En azından ölürken yüzüm tanrıya dönük olur. Papazın isteği yerine getirilir, giyotin bıçağı havaya kaldırılır ve bırakılır. Bıçağın hızı kesilir kesilir ve tam papazın boynuna santimetreler kala duruverir. Bu tanrıdan bir işaret olarak görülür ve papaz serbest bırakılır. Sıra sarhoşa gelmiştir. Bir umutla sarhoş da yukarı dönük olmak istediğini söyler. Aynı şekilde giyotin bıçağı tam sarhoşun boynuna yaklaşmışken yavaşlar ve durur. Bu da tanrının bir işareti olarak kabul edilir ve sarhoş da serbest bırakılır. En son sıra mühendistedir. Mühendis de yukarı dönük infaz edilmek istediğini belirtir. Tam bıçak havaya kalkmışken mühendis bağırır: - Durun bir dakika, bıçaktaki sorunun nerede olduğunu anladım. * * * * * Gittigidiyor Tom ve George nasada iki astronot.Uzay mekiği ile ertesi gün uzaya çıkacaklar.Son olarak eve gönderilirler.Akşam olunca Tom'un canı sıkılır ve George'u telefonla arar. -'George canım çok sıkıldı.Kasabaya gidip iki bira içelim'der. George ise -'Tom,benimde canım çok sıkıldı.Fakat yarın uzaya çıkacağız.Yarın alkollü olduğumuzu anlarlarsa göndermezler 'der. Tom ise -'sadece iki tek atarız kimse anlamaz'der. George -'tamam'der. Bir barda buluşurlar.Fakat buluştukları barda Barmen bunları tanır.Bunlara içki vermez.Tom ısrar eder fakat nafile.Başka bir bara giderler.Oradaki barmende bunları tanır ve bunlara bira vermez.Birkaç bara daha gittikten sonra gece ilerler,Tom'un canı iyice sıkılır. -'George' der Tom. -'hani uzay mekiğine yakıt koyarlarken kokusunu sende farkettinmi aynı viski gibi kokuyor'. George -'bende farkettim.Ama zehirlenmeyelim'der. Tom -'bizde bir duble alırız'der.Ve nasaya giderler.NASA'daki görevli bunları içeri almaz.Bunlarda 'son kontrolleri yapacağız'derler ve içeri girerler.Uzay mekiği yakıtından birer duble içerler.Sabah olmadan eve dönerler.Sabah Georgenin telefonu uzun uzun çalar.Telefondaki Tom'dur. -'George seninde karnın ağrıyormu'der George -'evet,hemde çok fazla ağrıyor'.Tom -'öyleyse sakın yellenme 'der.George -'neden 'diye sorar.Tom -'çünkü ben seni tokyodan arıyorum... *
|
| |
|
|